Bir gelecek rüyası: Matematik Koyu
Annelere, babalara.. Bu yazı sizleri eğlendirmek için yazılmamıştır.. Bir ihtiyaç sonucu kaleme alınmıştır.. Çocukları olan, çocukları için iyi bir gelecek hayal edenler bir de eğitim işlerine gönül verenler okusun.. Okumayan da cahillerden bulsun..
Birbiriyle hiçbir yakınlığı yokmuş gibi görünen iki farklı şıkkı, bir soruda topluyorum..
“Matematik bilinci olmayan bir toplum futbolda başarılı olabilir mi?”
Buyurun bakalım..
El cevap: Olur ama sekiz, dokuz yabancı oynatırsan..
Yani matematik bilinci olan toplumlardan futbolcu ithal edersen..
Ya da eğrisi doğrusuna denk gelirse..
Vaktiyle denk getirdik.. Galatasaray’ı Süper Kupa’nın şampiyonluğuna kadar yükselttik..
Sonra ne oldu?
İş saha dışı matematiğe geldi.. Bir kupanın neler kazandırabileceğini kafada toplayamadık..
Harcamaları ise hesapsız yaptık..
Sonuç.. Artık Avrupa’yı titreten bir şampiyonumuz yok.. Üç yüz milyon dolara yakın borcu olan bir futbol batığımız var..
TOP DENKLEMLERİ
“Matematik bilmeyen oynayamaz..” diye tutturmam bu sebeptendir..
Sadece matematik yetmiyor.. Geometri de bileceksin..
A noktasındaki Hakan ayağındaki topu B noktasındaki Ümit’e atar.. İki nokta arasında bir sanal çizgi oluşur..
Bu bir doğrudur..
Alex topu Semih’e verir o da döner Marko’ya verir.. Bir sanal üçgen yaratmış olurlar..
Hani “Tren problemleri” vardır.. İki tren aynı yöne doğru hareket eder.. Hızları farklıdır..
Soru önümüze “Kaç dakika sonra buluşacaklar?” diye gelir..
İşte okulda bu soruyla hiç karşılaşmamış birisinin futbol maçındaki pası da hesaba uymaz..
Holosko kaleye doğru koşar.. Delgado onun koşu hızını da hesaplayarak topu atarsa adamını uygun yerde buluşturur..
Holosko ancak beş metre koşabilecekken aynı süre içinde yirmi metrelik pas attı mı tribündeki Çarşı Tayfası saçını başını yolar..
Bizim gazetenin Beşiktaşlı yazı işleri de kriz geçirir..
Futboldaki başarıyı matematik bilinci getiriyor..
Biz Rıza’ya “Atom Karınca” lakabını takmıştık.. Aynı çizgi üzerinde durmadan gidip geldiği için..
Sonra işin içine matematik girdi..
Hocalar baktılar ki Atom Karınca Rıza bir maçta en fazla beş, bilemedin beş buçuk kilometre koşuyor..
Seyircinin “Matmazel” diye dalga geçtiği başka bir futbolcu ise dokuz kilometre..
Geç gelen matematik, bütün teknik direktörlerin tercihlerini değiştirdi..
BİRAZ GECİKTİK
Bizim ahalinin matematikle tanışması bayağı geç olmuştur..
Sultan Abdülhamid’in otuz üç yıllık devrinde İslam unsurları için 23 bin 340 yeni ilkokul kuruldu..
Usul-ü Cedit ve Numune mektepleri..
Dört bin kadar da gayri Müslimler için..
Allah razı olsun Cumhuriyet’in tek partisinden..
Yirmi yedi senede 728 modern ilkokul da onlar ekledi..
Doğru dürüst matematik dersi görmemiz bu vesileyledir..
Arap ve Yunan medeniyetlerinin matematikle tanışması ise neredeyse dört bin senenin işi..
Onlar matematik ve astronomi sayesinde gökteki yıldızların hareketini takip edip, takvimler yapıyordu..
Biz ise Ramazan’ın başladığını ilan etmek için havaya bakıyorduk..
Ay dedeyi ilk gören müjdesini topluma veriyordu..
“Ay’ı gördüm Allah.. Amentü billah.. Aylar mübarek olsun.. Elhamdülillah..”
MUCİZE ADAM
Bizim toplumun eğitim gönüllüleri bu okul yaptırma işine kafayı çok takıyor..
Bu işin gerçekten de aşırı fedakârlık gösterenleri var..
Biri de iş adamı Hüsnü Özyeğin’in eşi Ayşen Hanım..
Sessiz sedasız yaptığı hayır işlerini, özellikle de eğitime harcadıklarını alt alta koysan kitap olur..
Şahsen minnetle izliyorum.. Ancak mesele bu değil..
Mesele çok okul yaptırarak eğitimi yaymak, yayarken de aynı biçimde düşünen, aynı şeyleri söyleyip duran beyinler yetiştirmek değil..
Bizim laik veya muhafazakâr mollalara ihtiyacımız yok..
Matematik bilincini yükseltmeye ihtiyacımız var..
Matematik Profesörü Ali Nesin harika bir proje başlattı.. Şirince yakınlarında bir yerde “Matematik Koyu” kuruyor..
Ali Nesin hayatını hayranlıkla izlediğim bir arkadaşımdır..
“Baba’nın ideallerine adanmışlığın” yeryüzündeki nadir örneklerinden biridir..
Yemez, içmez.. Sigaraya bile para vermemek için tütün sarar..
Üstte başta yoktur.. Kazandığı her kuruşu böyle “nitelikli eğitim” projeleri için harcar..
GAYRET SİZDEN
Bu proje de onun son rüyası..
Dünyanın en ünlü hocalarını getirecek.. Matematik Koyu’nun imkânları ile yaz aylarında ağırlanacak her yaştan çocuklara dersler verdirecek..
Bir köy gibi düşünülmüş proje bu yaz yüze yakın çocuğu “yatılı” olarak eğitip, eğlendirecek..
Çocuğunu kapan analar, babalar şimdiden sırada.. Çok şükür böyle ferasetli ebeveynler de var..
Lakin iş paraya gelince Ali Nesin tıkanmış..
Matematik Koyu’nun bu yaza yetişmesi için dört yüz bin lirası eksik kalmış..
Mektubunda “Zenginlerimiz bize yüz vermiyor” diye sitem ederken “Gücü yeten biner lira verse..” çağrısını yapıyor..
Projenin basın tanıtımını üstlenen Ergun Gümrah da “Biner lira verenlerin adını bir mermere yazıp meydana dikeceğiz..” diyor..
Biliyorum gerçekten gönlü geniş olanların reklama ihtiyacı olmaz..
Şahsen bu yılın bütün tavla gelirini Ali’nin projesine yatıracağım..
Hayırseverlerimize gelince..
Bu yazım sessiz eğitim gönüllüsü Ayşen Özyeğin Hanımefendi’ye mektup olsun..
Eğer bu işin başını o çekerse, geniş çevresini harekete geçirirse Matematik Koyu mutlaka biter, yaza yetişir..
Çocuklarımız da tarih boyunca göremedikleri bir fırsatı yakalamış olur..
“Yarım elma..” veya “Karınca kararınca” diyenler için de iki hesap numarası veriyorum.. Beş lira bile kabulümüz..
İş Bankası Parmakkapı Şubesi: Nesin Vakfı (1042) 0687054
Vakıfbank Çatalca Şubesi: Nesin vakfı (237) 158007272068355
Bu yazı toplam 6 defa okundu.