05 Aralık 2008 Cuma 11:41
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Selahattin Duman
Kadının zeki, çevik, ve futbol meraklısı
20 Haziran 2008 Cuma
Selahattin Duman   e-posta : sduman@gazetevatan.com

Erkek bir kadınla birlikteyken doğal olarak IQ’sunun yarısını kaybettiğinden kadınların zekâ sorunu zaten olmaz.. Çeviklik nerede lazım onu burada yazamam.. Geriye bir tek “futboldan anlarmış gibi yapmak..” kalıyor.. Ha gayret! Erkeğin kafayı sıyırdığı dönemler periyodiktir.. İki senede bir gelir.. Dört yılda bir Dünya Kupası.. Dört yılda bir de Avrupa Kupası.. İkincisi, birincisinin bitiminden iki yıl sonra icra edildiğinden; sözünü ettiğim “periyodik zamanın” hesabı ortaya çıkar.. İki yılda bir tekrarlanan bu dönem yaklaştıkça erkeklerde “sapıtma” belirtileri görünmeye başlar.. İşaretleri iyi belleyip, tadını çıkarmak lazım.. Temsil, şampiyona dönemleri yaklaştığında erkeğin dikkati azalmaya başlar.. Televizyondaki moda kanallarını açmaz olur.. Eskiden erotik kanallara dalmak için karısının uyumasını bekleyip yatağa geç giren erkek yine aynı şeyi yapar.. Ancak bu kez ilgi alanına giren erotik kanallar değil, Eurosport gibi., NTV Spor gibi kanallardır.. İmkânı olan Lig TV’nin sabaha kadar süren tekrar programlarına takılır.. Oradaki yorumcuların bir yıl boyunca tekrarlaya tekrarlaya anlatıtğı şeyleri kendine “vahiy” geliyormuş gibi dinler.. ISLIKLI MESAJ.. Kendi kendine konuşmalar, ıslık çalmalar başlar ki bunlar da birer işarettir.. Tuvalete gidip teşaşür yapan yani sintine basan bir erkek durduk yerde ıslık çalıyorsa.. Islıkla çaldığı şey “Beraber yürüdük biz bu yollarda..” şarkısının melodisiyse sakın üzerinize almayın.. Şarkının sözleriyle kastedilen şey, birbirini seven bir erkek ve kadının el ele verip romantik bir gezi yapması değildir.. Taraftar olarak tuttuğu takımın kıçına takılıp, o şehirden bu şehire gezinmekten bahsetmektedir.. Bu dönemlerde gazetenin sadece tersi okunur.. Özellikle Hıncal Uluç ve Kazım Kanat gibi ahaliye gaz vermekle maruf köşe yazarları erkekte geçici bağımlılık yaratır.. Sağduyulu yazılar yazan, ahaliye “akıllı olmayı” telkin eden yazarlardan nefret edilir.. Biz buna aramızda “erkeğin saykoya bağlanma halleri..” diyoruz ki geçicidir.. Özellikle de bizim milli takımın katıldığı turnuvalarda bu belirtiler daha ağır yaşanır.. Ancak alınan ilk mağlubiyet genelde saykoya bağlanmış erkeklere iyi gelir.. *** İnkâr.. Öfke.. İsyan.. Depresyon ve nihayet “Kabullenme..” Psikanaliz bilminin tarif ettiği bu belirtilerin tamamı sırayla yaşanır.. Temsil bizim takım bu şampiyonanın ilk maçına, yani Portekiz’in karşısına; medyanın gazıyla “Biz buraya final oynamaya geldik..” havasında çıktı.. Adamlar futbol oynadı.. Bizim çocuklar ise kaşık havası ile teke zortlatması arasında bir gösteri yaptılar.. Gollerimizi yedik, oturduk.. İŞTE BELİRTİLER Önce “Bizim oynadığımız futbol bu değil..” diye tutturduk.. Sonucu inkâr ettik.. Ardından Fatih Terim’e ateş püskürdük.. “Ali’yi takıma aldın da Veli’yi niye almadın..” eleştirileri ile adamı yedik bitirdik.. Medyadaki total eleştirilerden çıkardığıma göre bizim memlekette futbolu en az bilen adam Fatih Terim’di.. Nasıl olduysa taaa milli takımın başına kadar gelmişti.. Öfkemizi boşalttıktan sonra “isyan” günleri başladı.. Herkes “İmparator”a kazan kaldırmaya hazırdı.. İsviçre maçında ayağı bir sürtseydi başlıklar hazırdı.. “Takım orada kalsın.. Fatih sen dön..” Milletçe depresyona girmemiz, isyan halimizle atbaşıdır.. Herkes birbirine yakınıyor, yüzler gülmüyordu.. Sonunda İsviçre maçı için televizyonun karşısına oturduğumuzda, gerçeği kabullenmiş durumdaydık.. “Bizim takımın gücü bu kadardı..” *** İsviçre maçı ki yediğimiz golle başladı.. Gerçeği kabullendiğimiz için kendimizi birinci maça göre daha iyi hissediyorduk.. Dersimizi alıp evimize dönecektik.. Ama bunun da hesabını Fatih Terim adındaki futbol cahilinden (!) soracaktık.. Bir şeyler oldu.. Biz kanlımız İsviçre’yi yeniverdik.. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte film başa sarıldı.. İnkâr.. Öfke.. İsyan.. Depresyon ve Kabullenme aşamalarını iyi kötü hasarsız geçiren erkek milleti yine “arızaya” bağlandı.. Hele Çek Cumhuriyeti’ni de yenip, çeyrek finale çıkılınca yiğitlerimiz zaptedilmez oldu.. KADININ GÖREVİ.. Bugün Hırvatistan ile çeyrek final maçımız var.. Yenersek yarı finaldeyiz.. Yenilirsek “İnkâr.. Öfke.. İsyan.. Depresyon ve kabullenme..” süreci yeniden işlemeye başlayacak.. Burada kadınlara düşen şey “Beraber yürüdüğünüz o yollarda ben niye yanında yoktum..” deyip niza çıkarmak değildir.. “Arıza” yapmış “Saykoya bağlanmış..” bir erkeğin böyle durumlarda yanında olmasını isteyeceği son şey karısı, sevgilisi veya bilmem nesidir.. “Evlilik paylaşmaktır..” diye tutturmayın.. Adamı durduk yerde tahriklendirip, başarısızlık halinde Fatih Terim’e atmayı plânladığı kafayı siz yemeyin.. Oturduğunuz yerde zırlarken “Saçımı senin için süpürge ettim..” edebiyatının hiç faydası olmaz.. Tam tersine herifinizin içindeki “holiganı” daha da saldırganlaştırır.. Üstelik yatakta da hayrı olmaz.. *** Yapılması gereken şudur.. Adamın huyuna gitmek.. Maç seyrederken yere döktüğü biralarla belirlediği “egemenlik alanına” dalmamak.. Sisteki Goriller filmindeki Sigourney Weawer’in o mahlukata yaptığı gibi erkeklerinizle uzaktan yakınlık kurmaya çalışmak en iyisidir.. Başlangıç olarak “Göz teması” tavsiye edilir.. Sonra “Hakem de hep karşı tarafı tutuyor di mi?” gibi sorularla adım adım ilerlersiniz.. Bu tür sorular hem erkeğin egemenliğini onaylama anlamına gelir hem de “Aman sen neler de biliyormuşsun?” mealinde onu pohpolar.. Akıllı olup da dediklerimi yaparsanız, çabalarınız size incik, boncuk, ayakkabı, fistan olarak geri dönecektir.. Sıkın dişinizi.
Bu yazı toplam 16 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu