05 Aralık 2008 Cuma 12:04
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Hasan Cemal
Ey huzursuz ruh, söyle bakalım!
24 Haziran 2008 Salı
Hasan Cemal   e-posta : h.cemal@milliyet.com.tr

Fatih Hoca köprüden atlasa, Beylerbeyi’ne yürüyerek mi çıkar?.. VİYANA Ey huzursuz ruh! Söyle bakalım, yarın akşam Basel’de ne olacak, bu Almanlarla da başa çıkabilecek miyiz? Şu soruya baksana: Fatih Hoca köprüden atlasa, Beylerbeyi’ne yürüyerek mi çıkar? Kimine göre bunun yanıtı olumlu. Erman Toroğlu Hürriyet’teki köşesinde yazmış; ona bir arkadaşı, “Yürüyerek çıkar Fatih Hoca!” demiş... Futbolda şans hiç yadsınabilir mi? Şansın yaver gitmedi mi, ne yapsan nafiledir bu güzel oyunda. Top kancıktır! Futbolun adaleti yoktur! Top bizi sevmedi! Kalemizi melekler korudu! Hatırlasana bu sözleri. Şansın yoksa yanarsın futbolda. Yarın akşam Basel’de, baştan beri turnuvanın bir numaralı favorisi gösterilen ‘Panzerler’e karşı da şansımız yaver gidecek mi? Bıkmadık, usanmadık. Hep aynı kötümser soru. Bizim Milli Takım’la ilgili bu yolun sonu edebiyatı hiç bitmedi. Galiba haklısın. Hatırlıyorum şimdi. Atina’da Yunanistan’ı 1-0 geriden gelerek 4-1 yendiğimiz eleme maçından beri “Biz bu gruptan çıkamayız!” diyenler çoğunluktaydı. Cezalı, seyircisiz maçlar oynadık. Sonunda ite kaka buralara kadar geldik. Ey huzursuz ruh! Lafı uzatma, söyle bakalım yarın akşam Basel’de ne olacak? Kayacak mıyız Almanya’ya da?.. Anlamadım! Yenecek miyiz demek istedim. Sendeki bu özgüven eksikliği nereden kaynaklanıyor? Buralara geldiğimizden beri değişmedi. Her maç öncesi aynı yılan hikâyesi: “Bu iş bitti, Fatih Hoca gitti!” Ne bitiyor, ne gidiyor. Artık yarı finaldeyiz. Avrupa’daki ilk dördün içindeyiz, İspanya, Rusya ve Almanya’yla birlikte. Fransa yok, Portekiz yok, İtalya yok, Yunanistan yok. Almanya’yı kaç kere yenen Çekleri, İngiltere’yi iki kez yenerek eleyen ve turnuvada Almanları da yenen Hırvatları ve ev sahibi İsviçre’yi biz postaladık. Ya Hollanda?.. Sen değil miydin, “Hollanda olmayınca ben maça maç demem, futbola güzel oyun demem” diye alkışladığın Hollanda’ya da Ruslar muhteşem bir oyunla kapıyı göstermedi mi?.. Avrupa’da 53 milli takım buraya gelmek için kapıştı. Türkiye dahil 16’sı bunu başardı. Şimdi 12’si evine döndü biz bu sıcakta hâlâ buradayız. Daha ne istiyorsun, Allah’ından bul. Hepsi gitti, sen yola devam ediyorsun. Bak, Cim Bom’u şampiyon yapan, Rumen futbol büyüğü Mircea Lucescu Vatan’daki demecinde ne güzel söylemiş: “Türkiye bugünlerin tadını çıkarsın. Şans, mucize değil, hak edilmiş zaferler... Hamit, Nihat, Tuncay ve Mehmet Topal mükemmel futbolcular. Ama Arda bambaşka. Onda farklı bir yıldız duruşu var. Çok akıllı ve yetenekli... Fatih Terim‘i ayrıca kutlamak gerek. Eskiden çılgınca hücum oynatırdı. Ama artık takımı daha dengeli oynatıyor. Başarıdaki payı bence yüzde yüz... Türk oyuncuları pes etmez!” Kimileri dudak büküyor. Ne diye? Milli Takım kazanıyor ama herhangi bir sistemden yoksun; bugüne kadar da iyi bir oyun çıkarmış değil diyenlere her köşede rastlanıyor. Bu konuda, önceki akşam İspanya’nın İtalya’yı penaltılarla elediği sıkıcı, ruhsuz maçta seninle de dalga geçmediler mi? İtalya’nın savunma ağırlıklı, daha çok ani kontrataklara, hızlı hücuma dayalı sıkıcı futbolunu izlerken bir ara, “İtalyanların sistemi böyle; peki bizim oyun sistemimiz nedir?” diye sorunca, fazla naif ya da sathi bir görüntü vermiş olmalıyım ki, bu işlerin uzmanı bir meslektaşım şöyle tepki verdi: “Âlemsiniz Hasan Cemal Bey!” Olabilir. Ey huzursuz ruh! Söyle, gerçekten âlem miyim?.. Sanmıyorum, pek o kadar değilsin. Fatih Hoca’yı öteden beri çok fazla sevenler, bizim takıma oldum olası dudak büküyorlar. Haklı oldukları taraflar elbette var ama... Aması ne?.. Abartıyorlar, işe duygular da karışıyor çünkü... Geç şimdi bu konuyu... Alman Milli Takımı’nın kaptanı, beyni, her şeyi olan Ballack’ın dün Alman Die Welt gazetesindeki demecinde yer alan şu satırlar ilginç: “Türklerin ne yapacağını kestirmek o kadar kolay değil. Çünkü bir oyun içinde farklı yüzleri var, çok değişkenler. Hırvatlara karşı gülünç bir savunma tarzları vardı. Çeklere karşı yarım saat harika oynadılar. Hırvatlara karşı oyunu son anda çevirmelerinde ise şanstan daha fazla bir şey vardı. Bunu sadece şansla izah edemezsiniz. Böyle bir şeyi bir de Almanlar başarır, son ana kadar mücadele azmidir bu.” Bir futbol otoritesi bir zamanlar şöyle buyurmuş: “Herkesin kolaylıkla oynadığı ve sonunda hep Almanların kazandığı bir oyuna futbol denir.” Bu kez kazın ayağı öyle değil. Sakatıyla, cezalısıyla 9 topçumuz yok. Büyük dezavantaj bu. Ama şunu yazın bir kenara. Yarı finale gelmiş, başarıya aç bir Türk Milli Takım’ı her şeyi yapabilir kupayı kaldırmak için... Ey huzursuz ruh! Bak, Almanların en önemli futbol dergisi Kicker kapak yapmış bizim maçı, diyor ki: “Fatih Terim’in oyuncuları ateşlemekte üzerine yok.” Bizim takıma güvenim sürüyor. Kalk evlat; Dinlenecek daha çok zamanın olacak! Basel treni istasyonda bekliyor, koş bakalım.
Bu yazı toplam 2 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu