05 Aralık 2008 Cuma 10:22
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Nazlı Ilıcak
Kutuplaşma hali ve travma
26 Haziran 2008 Perşembe
Nazlı Ilıcak   e-posta : nilicak@sabah.com.tr

Travma ve Kaosİnsanlar birbirine güvenmiyor; kuşkuyla bakıyor. Hatta birbirini sevmiyor. Bunun sebebi, şüphesiz, memleketi uçurumun kenarında, inkırazın eşiğinde ve kurtarılmaya muhtaç gösteren propagandalardır. Laiklik elden gitti gidiyor! Sizi gidi Atatürk düşmanları sizi ! Halaskaranı zabitanın devrede kalabilmesi için, böyle sisli bir havaya ihtiyaç var. Korku dağları bekleyecek ki, "korunup, kollanacak" bir durum süregelsin. Maalesef bu arada, Atatürk de istismar ediliyor. Müşterek bir değer, siyaset malzemesi yapılarak piyasaya sürülüyor.
Bu, din istismarı kadar kötü ve toplumu bölen, kutuplaştıran bir özellik taşıyor.
AK Parti Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Fırat'ın New York Times gazetesinde yayınlanan sözleri, kutuplaşma hali yaşandığı için, bir kesimde tepki yarattı. Kamplara ayrıldık; müşterek değerleri gitgide kaybedip, birbirimizi neredeyse hasım gibi görmeye başladık. Fırat olayını bu çerçeve içinde değerlendiriyorum.
Dengir Mir Fırat, "travma" demiş. Devrim, adı üstünde, sosyal bir altüst oluştur, köklü bir sarsıntıdır. Size, "Çin alfabesiyle okuyup yazacaksınız" deseler ve 3 ay süre tanısalar ne hissedersiniz? Japonların, kendi alfabelerini muhafaza edip, gene de kalkındıkları gibi farklı bir tartışma açmak bir yana, maziniz elinizden kayıp gidiyor gibi bir duyguya kapılmaz mısınız? Sarsılmaz mısınız? Sarığı, fesi çıkartıp, şapka giymek de, -bir zamanlar Ecevit'in iddia ettiği gibi "gardırop devrimciliği" değil- bir değerler sisteminden kopuştu. Celâl Bayar anlatmıştı: Şapka Kanunu çıktıktan sonra, bir yerden temin edip kafasına taktığı silindir şapkayla annesine görünmeden evden çıkmış ama, annesi fark etmiş ve pencereden ona "İyi ki baban bu günleri görmedi" diye bağırmaya başlamış. Kimi inançlı dindarın gözünde şapka, "gâvurluk" alâmetiydi.
İki türlü Atatürk sevgisi var Türkiye'de: Her türlü eleştiriye kapalı, tapınma raddesine çıkarılmış, adeta ilâhi bir aşk. Bir de, bazı tasarruflarını eleştirmekle birlikte, Atatürk'ün bu ülke için yaptıklarını inkâr etmeyenlerin duyduğu sevgi. Atatürk'ü putlaştırmaktan ve birbirimize karşı silâh gibi kullanmaktan vazgeçelim.


Venedik kriterleri

TESEV'in toplantısında, Anayasa profesörü Ergun Özbudun'dan Venedik kriterleri hakkında bilgi aldık. Sorucevap şeklinde özetleyerek bu konuda zihinleri aydınlatmak isterim.

- Venedik kriterleri nedir?
- Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Venedik Komisyonu, siyasi partilerin demokratik sistemde hayati bir rol oynadığını kabul eder; kapatılmalarını istisnai bir durum olarak görür; aleyhteki delillerin çok sağlam olmasını şart koşar. Kapatılmada, iki kriter belirlemiştir: Partinin şiddet araçlarına başvurması veya şiddeti savunması.
- Irkçılık, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı da kriterler arasında yer almıyor mu?
- Bu üçü, ancak şiddet eylemine yol açtığı takdirde kapatma sebebidir. Müstakil olarak kapatma sebebi sayılmaz.
- Demokrasinin kendini savunma refleksi vardır. Demokrasiyi yok etmeyi amaçlayan partilerin kapatılması Venedik kriterlerine göre mümkün değil mi?
- Değil. Hatta ben, bu hususun da kriterler arasına alınmasını talep ettim. 47 üyenin ancak 2'sinden veya 3'ünden destek aldım. Bu şekilde, yargı organlarına sübjektif takdir hakkı tanınacağı, bunun da sakıncalı olduğu belirtildi. Bir parti, demokrasiye aykırı görüşleri savunabilir.
- Venedik Komisyonu kararları bağlayıcı mı?
- Değil ama, Avrupa Konseyi mahfillerinde manevi otoritesi var.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bizi bağlar. Bu mahkeme de, söylem ve eylemi demokratik değerlerle bağdaşmıyor, demokrasiyi yıkma amacını taşıyor gerekçesiyle Refah Partisi'ni kapattı.
- Erbakan'ın "kanlı mı, kansız mı" sözleri, "cihad" kelimesinin sık sık kullanılması, şiddeti çağrıştırıyor şeklinde kabul edildi. Çok hukukluluğun, demokratik bir devlete uymayacağı düşüncesi benimsendi. "Hak düzeni", "Adil düzen" tanımlarının, "şeriat" anlamına geldiği kabul edildi. AK Parti'nin ise Refah Partisi'ne benzeyen bir eylem ve söylemi olmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, özgürlükleri kısıtlayan bir yasağın kaldırılmasını kapatma sebebi saymaz. Fazilet Partisi davasını çekmeseydi, bugün başsavcı AK Parti aleyhine dava açmaya cesaret edemezdi.

AK Parti, ne Venedik kriterlerine, ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihadına göre kapatılabilir. Böyle bir dava, Anayasa Mahkemesi kriterleri Batı standardında olmadığı için açılabilmiştir.


Bu yazı toplam 11 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 17 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu