05 Aralık 2008 Cuma 11:22
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mutlu Tönbekici
A plus dayakları
26 Haziran 2008 Perşembe
Mutlu Tönbekici   e-posta : mutlu.tonbekici@gmail.com

Üç dört gün önceydi. Gülşen Yüksel arka arkaya iki dayak haberi yaptı. Ece Erken ve Ayşe Özyılmazel’in kocalarından/sevgililerinden dayak yemiş olabileceğine dair haberlerdi.. Umarım yememişlerdir. Umarım pis bir dedikodudan ibarettir. Kızları tanımıyorum etmiyorum ama gerçekse üzülürüm. Dayak yiyen her kadın için üzüldüğüm gibi onlar için de üzülürüm. Ama işte memleketin münasebetsiz gerçeği: Beyaz, kara, kırmızı, eğitimli, cahil, şehirli, köylü, varoş, entel, A plus, Z minus fark etmiyor, Türk kadınları ha bire dayak yiyor. Ha bire ha bire ha bire. Bunların çoğunu ne anneler babalar biliyor, ne kardeşler, ne arkadaşlar, ne de polis. Belki Hintli, belki Alman kadınları da yiyordur bilemiyorum ama bildiğim memlekette çekirdek çitlemek kadar yaygın bir alışkanlık kocaların karılarını dövmeleri veya buna benzer kötü şeyler yapmaları. Bir tokattan, bir itelemek, bir kakalamaktan söz etmiyorum. Bayağı bildiğiniz, yıllarca süren sistematik işkencelerden söz ediyorum. Ve evet bayağı bildiğiniz entelektüellerden söz ediyorum. Ve bu üst katınızda, yan apartmanınızda oturan pek saygıdeğer, pek sevdiğiniz, pek hayranlık duyduğunuz prof. amcanız, doç. ağbiniz, öğretim görevlisi kardeşiniz olabiliyor.. Oluyor.. Görüyoruz. İlişkiler nasıl bu raddeye geliyor anlamak güç. Gözler, ruhlar nasıl bu kadar kararıyor, bu kadar kapkaranlık hale gelebiliyor kavramak mümkün değil. Ama oluyor. Köylünün, varoşlunun B planı yok, yiyecek günlük sopasını, ölmediğine şükredecek (cinayete kurban giden kadınların büyük bir çoğunluğu kocaları tarafından öldürülüyor) tamam ama entel / eğitimli kadının var! B olmazsa, C, o da olmazsa D planını kurabilir! O zaman nasıl oluyor da oluyor? Hakikaten nasıl? Bir yerde bir hata var. Belli. Evlilik kurumunda mı, bir türlü tesis edemediğimiz ayrılık kurumunda mı.. Bilemiyorum... Kadınlar mağdur, tamam, yalan değil, fakat sormadan da edemiyorum: “Çektiren” kadar “çeken” de kabahatli değil midir? Zira ayrılmasını beceremeyen bir milletiz. A, B, C, D grubu, entel, dantel, kıro, keko fark etmiyor. Yaygın bir ruh hastalığı bu. Ayrılamamak. Eşinden, ortağından, annesinden, babasından, işinden, çocuğundan, koltuğundan, partisinden, köşesinden... Ayrılmasını bilemediğimiz için sonu birbirini öldürmeye kadar giden delibozuk ilişkiler içindeyiz. Kim daha erken kalkarsa.. Kim daha iyi plan yaparsa... Terk etmek ile öldürmek arasında DA bir şeyler vardır, medenileşmenin birinci koşulu budur, esas bunu öğretsek çocuklarımıza...
Bu yazı toplam 5 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu