06 Eylül 2008 Cumartesi 08:08
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Nazlı Ilıcak
Siyaset sorun üretiyor
28 Haziran 2008 Cumartesi
Nazlı Ilıcak   e-posta : nilicak@sabah.com.tr

İnsanlar her gün siyaset okumaktan sıkılır. Hele de yaz sıcağında. Genel Yayın Müdürümüz Ergun Babahan'ın bu teşhisi doğru. Bana, "Biraz farklı konulara girelim" dedi. Kiminin, politika dışında bir dünyası yoktur. Çok şükür onlardan değilim. Aslında itiraf edeyim, çözüm yerine sorun üreten alaturka siyasetten ben de sıkıldım. Siyaset, devlet ve vatandaş arasında köprü oluşturan, böylece, vatandaşların problemini halletmeye çalışan bir mekanizmadır. Ama biz o hale geldik ki, siyasetçileri çembere aldık; partilerini mahkemeye verdik. Politikacıda, kendi derdini düşünmekten, vatandaşın sorununu çözmeye hal kalmadı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, çarşamba günü sütunumda belirttiğim gibi, Türkiye'yi "izlemede olan ülkeler" arasına almaya hazırlanıyor. AK Parti kapatılırsa, gene küme düşeceğiz. "Bizim oğlan bina okur; döner döner gene okur"

Vatandaş feryat figan... Şikâyetler bize de ulaşıyor. Ama onların dertleriyle uğraşmaya fırsat yok ki! Siyasetin kendisi sorunlu halde.

İyisi mi, biz biraz başka dünyalara da dalalım.

YAZ'a şarkılarla girelim
Yaz aylarında dinlemek üzere, peş peşe birbirinden güzel albümler çıkıyor. Ferhat Göçer'in yeni şarkısını, bir ay önce, Bodrum'da bir markette dolaşırken tesadüfen duydum: "Dönmez olsun, dönmez olsun, sensiz bu dünya dönmez olsun. / Sönmez olsun, sönmez olsun içimdeki ateş sönmez olsun. / Bu şarkı bizim olsun. Aşkıma son söz olsun. / Gönlümün pınarında adın ceylanım olsun..."
 
Öyle etkileyici bir melodiydi ki, "Nedir bu güzel şarkı? Neyin nesidir?" diye satıcı çocuğa sordum. "Ferhat Göçer'in yeni albümü" cevabını verdi. O gün bugün belki yüz defa dinledim o şarkıyı. Göçer'in son derece duygulu bir tarzı var. Yumuşak sesiyle insanları yüreğinden yakalayabiliyor. Romantizmin doruklarında dolaşmak, kâh umutla, kâh pişmanlıklarla, kâh özlemle hayallere dalmak isteyenlere tavsiye ederim.
 
Bu arada, Funda Arar da, alaturka bir CD çıkarttı. Öyle güzel bir üslubu var ki, bildiğimiz şarkılar, onun içli, adeta inleyen sesiyle farklı dünyalara sürüklüyor insanı. Tam deniz kıyısında rakı içip, meze yerken ve "Kim kurtaracak bu memleketi?" diye düşünürken dinlenecek şarkılar. Elbette, memleketi kurtarmayı düşünmüyorsanız, Funda'nın nağmeleriyle duygularınızı derinleştirip, sevda denizine de dalabilirsiniz.
 
Sezen Aksu'nun da, son albümü çıktı. Tavsiye edeceğim şarkı, "Kutlama": "Seninle baharı kutlamaya geliyorum... / Başımı omzuna yaslamaya / Hayata yeniden başlamaya / Bağında, bahçende, pınarlarında / İçimi yıkamaya geliyorum"
 
Daha ziyade enstrümantali tercih ederseniz, Salih Saka'nın İstanbul için hazırladığı albümü çok sevebilirsiniz. Saka, İstanbul'u yorumlayan albümüne bir de Nietzsche'nin sözünü yazmış: " Müzik olmasaydı, hayat, bir hatadan ibaret olurdu."
 
Bana göre de müziği seven hayatı seviyor demektir. Sebebi çok basit: Çünkü müzik, sizi farklı dünyalara götürür. Adeta, birkaç hayatı birden yaşarsınız. Hayallerinizle Kaf dağına bile ulaşabilirsiniz.

Hayatın kuralı

Asla farklı olduğun için utanma. Çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, "çirkin ördek yavrusu" hikayesini hatırla. Muhtemelen yanlış yerde ve yanlış insanlarlasın. O halde, ait olduğun yeri bulmaya çalış. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma.
Bu yazı toplam 10 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 17 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.23621.2422
Euro1.76131.7698
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu