05 Aralık 2008 Cuma 11:39
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Nazlı Ilıcak
Çömez'in kader
05 Temmuz 2008 Cumartesi
Nazlı Ilıcak   e-posta : nilicak@sabah.com.tr

Çömez'in kaderi


Eski AK Parti milletvekili Turhan Çömez'in, Ergenekon ile ilişkili olabileceği ortaya çıktı. Bir darbe teşebbüsünün içinde mutlaka yer aldığı söylenemez ama, zaman içinde gelişen Tayyip Erdoğan düşmanlığı, onu, bu amacı güdenlerle aynı çizgiye getirmiş olabilir. Çömez, ilk tanışan insanlar üzerinde müspet intiba uyandıran bir kişi. Onu, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın Özel Kalemi olduğu dönemden bilirim. Erdoğan, "Bu göreve talipsin fakat, ilk seçimde milletvekili olmak istemeyeceksin" diye kendisinden teminat almıştı. Söz vermiş olmasına rağmen, 2002'de, Çömez adaylığını koymak istedi. Erdoğan da onu, Balıkesir'den, 5. sıradan gösterdi. AK Parti 8 milletvekilinin 5'ini kazanınca, Çömez parlamentoya girdi. Erdoğan'ın itimadını artık kaybetmişti; bunu yeniden tesis etmesi de mümkün olmadı. Hep, parti içi muhalefette kaldı. Yolsuzluklardan şikayet ediyordu. 2005 Aralık ayında, Tayyip Erdoğan'ın yurtdışında olduğu bir dönemde, Genel Başkan'a vekâlet eden Abdüllâtif Şener'in izniyle, en azından hoşgörüsüyle, söz aldı ve kapalı toplantıda yolsuzlukları dile getirdi. "Milletvekili kurşun asker değildir; dolayısıyla yolsuzlukları eleştirir" demek mümkün. Ama Çömez, hem bu eleştirileri sitesinde yayınladı ve parti disiplini gereği kapalı kalması gereken konuları kamuoyuyla paylaştı, hem de, Tuncay Özkan'ın Kanaltürk'üne çıkarak, AK Parti ile arasına iyice mesafe koydu. O tarihteki bir yazımı bugün sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Turhan Çömez'in, Grup'ta yolsuzluk iddialarını dile getirmesi -eğer gizli bir hesabı veya ilişkileri yoksa-medeni cesaret örneği. Ama bence, Kanaltürk gibi, 'ulusalcı ve derin devletçi' profili olan bir kanala, üstelik Hulki Cevizoğlu'nun Cevizkabuğu programına çıkması doğru bir tercih değildi. Nitekim, kendisine telefonla gelen soruların tümü, AK Parti'nin savunduğu değerleri, başörtüsünü, Tayyip Erdoğan'ı yerden yere vuruyordu... AK Parti'ye karşı, Turhan Çömez üzerinden laikçi ve derin devletçi çevrelerin yürütmek istediği bir muhalefet var. Meselâ Çömez'e, biri, Muhafız Alayı'nın Meclis'te bulunması konusunda da ne düşündüğünü sordu. Çömez, 'Askerin Meclis'te bulunması, bizim oy verme özgürlüğümüzün teminatıdır' cevabını verdi. Çömez, eski Birinci Ordu Komutanı Hurşit Tolon'la çektirdiği resmi kendisinin web sitesine koymuş. Acaba körle yatan şaşı kalkarmisâli Çömez'in demokrasi konusundaki değerlendirmeleri, Paşa'yla paralel bir hale mi gelmişti? Sahi, bu sitede Çömez'in Ecevit'le, Demirel'le, Perinçek'le, Hurşit Tolon'la resimlerine rastladım; Tayyip Erdoğan ile çekilmiş tek bir fotoğrafı yok. Unutkanlık mı, yoksa şu anda kavrayamadığımız bir mesaj mı veriyor?" (13 Aralık 2005)

Fazla söze gerek yok. Şu anda da aynı kanaatteyim. Çömez'i yolundan şaşırtan, Hurşit Tolon'dur. Herkesin kulağına küpe olması gereken bir cümle ile yazımı noktalayayım: "Siyaset, kifayetsiz muhterislerle doludur ama, bu gibi insanlar Dimyat'a pirince gitmeye çalışırken, çoğu kere evdeki bulgurdan olurlar."


Glock'un esrarı

Üç ay önce, Sinan Aygün'ün tuvaletinde, şofbenin içinde, Glock marka bir tabancanın bulunduğunu, ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür evvelki gün açıkladı. Bu açıklamayı yapmaya mecburdu. Çünkü, herkesi adım adım izleyen istihbarat teşkilatı, herhalde böyle bir tabancanın varlığını, ihbar neticesi meydana çıkaracaktı. Öte yandan, tuvalet kapısının ancak Sinan Aygün'ün parmak iziyle açılabildiğini de öğrendik.

1) Tuvalete bu özel itina neden? 2) Kimsenin giremediği tuvalete, Glock marka tabanca nasıl yerleştirildi? 3) Ve neden bu kadar sanık varken, sadece Sinan Aygün'ün tuvaleti tercih sebebiydi?

İşte cevap: Büyük ihtimalle bu tabancayı Sinan Aygün oraya sakladı. Tesisatçı tesadüfen buldu. Aygün tutuklanınca da, Meclis Başkanı açıklama yapmak zorunda kaldı.


Başbuğ'un mesajı

Org. İlker Başbuğ'un, Başbakan ile görüşmesinde, Ergenekon'un gündeme gelmediğini açıklarken sarf ettiği bir cümle dikkatimi çekti: "Bu gibi iddialar, TSK'nın emir-komuta birliğine zarar vermeyi amaçlayanlara hizmet etmiyor mu?"

İçinde şöyle bir mesaj yok mu: "İktidardan rahatsızlık duyan genç arkadaşlar, ben iki değerli komutanın tutuklanacağından haberdar değildim. Bana güvenmeye devam edin."

Sanki "davaya ihanet yok" mesajı gibi...

Bu yazı toplam 6 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 17 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu