05 Aralık 2008 Cuma 12:09
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Nazlı Ilıcak
İki tez çarpışıyor
05 Temmuz 2008 Cumartesi
Nazlı Ilıcak   e-posta : nilicak@sabah.com.tr

İki tez çarpışıyor


Türkiye'deki kutuplaşmanın taraflarından her biri, kendisini haklı görüyor. İki tez çarpışıyor:

Bir tanesine göre, Ergenekon, Kontrgerilla'nın bir uzantısı, geçmişte de provokasyonlar yapmış ve yapabilecek illegal bir yapı. Eskiden komünizme karşı ülkeyi kutuplaştırdı. Şimdi, aynı oluşumdan Kemalist ilkeleri muhafaza için yararlanılıyor. İç düşmanlar belirlenip, tehlike abartılmak suretiyle, otoriter bir rejime zemin hazırlanıyor. Bir darbe vuku bulmasa bile, en azından, 28 Şubat benzeri bir gelişmeyle "dinciler iktidardan uzaklaştırılacak; bölücüler de parlamentodan."

Diğer bir kesim ise, samimiyetle şöyle düşünüyor: Şener Eruygur, Veli Küçük vs. böyle amaçlar peşinde koşmuş olsalar dahi, ki buna ihtimal vermeyizAK Parti iktidarı, fırsat bu fırsat bütün muhaliflerini Ergenekon çetesi içinde gösterip, tasfiye ediyor. Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni yıpratıyor. Böylece, şeriat devleti kurma hedefine adım adım yaklaşılıyor.

Bu ikinci tez, benim gibi düşünenlere ne kadar komik ve tutarsız geliyorsa, onlar da, Ergenekon'un Türkiye açısından çok tehlikeli bir yapılaşma olduğu iddiasını hiç ama hiç inandırıcı bulmuyorlar.

O zaman, inatlaşmak yerine, sükûnetle sonucu beklemeliyiz. Neticede kimse şahsi çıkarı peşinde koşmuyor; kendine göre ülkenin menfaatini düşünüyor. Bakalım iddianame bir çıksın, delilleri görelim. Ondan sonra, gene tartışmaya devam ederiz.


Suçlu mu... Suçsuz mu?

Bakış zaviyenize göre, insanları, "suçlu" veya "suçsuz" görebilirsiniz. ATO Başkanı Sinan Aygün örneğini vermek isterim. Diyebilirsiniz ki: "Kapısı şifreyle açılan arka odadaki tuvalete, şofbenin arkasına, Glock marka sil â hı, bir gün birileri kullansın diye Aygün sakladı. Tesisatçı tesadüfen bulunca, mecburen durumu polise intikal ettirdi."

Veyahut diyebilirsiniz ki: "Aygün'ü suçlamak için, birileri şifreli odaya sızıp, bir sil â h yerleştirdi. Böylece Ergenekon'la arada şiddet bağı kurmayı amaçladılar. Zaten şifreli kapı da bir süredir bozuktu."

Gene diyebilirsiniz ki: "Kasasında 2.5 milyon Euro çıkmış. Sakın bu para, birtakım organizasyonlarda kullanılacağı için özel olarak muhafaza ediliyor olmasın?"

Bunun karşı tezi de var: "Aygün, Rüzg â rlı'daki işyerlerini sattı. Bu, onun parası." Sorabilirsiniz: "Peki bir iki yıl önce satmış, niçin hala kasada saklıyor?" Ve şu cevabı alabilirsiniz: "İşadamıdır; belki, vergisini ödemek istemedi. Resmi mercilerden parayı kaçırdı... Belki bankalara itimadı yok." Sinan Aygün'den hem şüphelenmek mümkün, hem de, olaylarla onu ilgisiz göstermek.

Dedim ya, herkes, her şeyi kendi zaviyesinden yorumlayabilir. 


Düzeltme

Dünkü yazımdaki bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Glock marka silâh bulunur bulunmaz, 8 Mayıs'ta, durum polise intikal ettirilmişti. Dolayısıyla, olay, polisten değil, sadece kamuoyundan gizlenmişti.

Bu yazı toplam 7 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 17 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu