Yok aga! Ben harbiden bıktım usandım bu her yerde car car car müzik çalınmasından. ÜLKEMİZ BİR ADET TIMARHANE! Bu kadar basit. Dev bir gürültü makinesi. Plaja gidiyorsun dangırtı, ayakkabı dükkanına giriyorsun dangırtı, doktora gidiyorsun dangırtı, ormana gidiyorsun dangırtı, arkadaşının yerinde gidiyorsun dangırtı...
İşin komik tarafı bu dangırtı miktarı mütevazı/lüks ayrımı da yapmıyor. Allah’ın köy çay bahçesi de aynı halt, memleketin en halli kulübü Büyük Kulüp veya boğazın en şık yeri Reina da aynı halt.
Türkiye’de müzik yemeğinize, alışverişinize, sohbetinize eşlik etmiyor, cehennemden çıkma bir kırbaç gibi ha bire sizi dövüyor. Dinlemezsen iki kere dövüyor.
Canlı ise hele eşek sudan gelene kadar dövüyor. İki laf ettirmemek üzerine kurulu bütün düzen. İnsanlar gelsin ve tek kelime konuşamadan çektirip gitsin. Neden? Bilmiyoruz.
(Bir takım iddialara göre insanlar konuşamayınca daha çok içki içermiş. O nedenle gece kulüplerinde dangırdatılırmış. Yani sizi içirmek ve paranızı yolmak için yapılan bir numara bu. Sanat sevgisinden falan değil. İyi peki orada öyle olsun. Peki ama ayakkabıcıda? Bir çift daha mı alacağız? Güzellik merkezinde? Radyo frekansı üzerine bir de LPG mı alacağız şevke gelip? Doktora bir diş daha mı çektireceğim?)
Tamam. Millet memnun ki gidiyor. Bakıyorum sözünü ettiğim bütün yerler tıka basa dolu. Memnun olmasalar gitmezler. Hem dünya para ver hem beynin iğfal edilsin... Türkler belli ki işkence görmeyi seviyor. Zengin fakir ayırt etmeksizin hem de. Ya sağırlar ya da bilmediğim bir mazoistçe zevk söz konusu.
Ne halt ederseniz edin. Sizi müzik adını verdiğiniz dangırtınızla baş başa bırakıyorum.
Bugünden itibaren benim gibiler için yerler tavsiye edeceğim burada. “Sessizlik noktaları” adı altında, her gün olmayabilir ama gördükçe veya okurlardan bilgi geldikçe yazacağım. Zira yapacak başka bir şey yok. Kendi çareni kendin bulacaksın.
Sessizlik Noktaları
VİLLA KONAK KUŞADASI
Kuşadası’nın göbeğinde kocaman bir bahçesi ve havuzu olan bir otel. Dış dünya ile neredeyse ilgisi yok. Bahçede bir sürü portakal ağacı, begonvil. Odalar gayet sempatik ve rahat. Aynı şekilde ev sahipleri de son derece cana yakın. En büyük özelliği ASLA ve KATA müzik çalmıyor olması. Üstelik 12 yaşından küçük çocuk da almıyorlar. İki kişi oda kahvaltı 80 dolar. Tel: 0256 612 21 70
ARKADİA ÇIRALI/OLYMPOS
Burası da başka bir huzur dünyası. Türkiye’nin en güzel plajlarından biri olan Çıralı Plajı’nda, neredeyse plajın üzerinde. Harikulade bungalowları var. Özellikle yenileri resmen bungo-lüks. Nefis bir bahçede, yaşlı bir çam ağacının altında yemek yeniliyor. Ballı bonfile olağanüstü. Ve en güzel haber: Müzik yok. Çocuk da yok. Sıfır gürültü. Sadece dalgaların hışırtısı ve cırcır böceği konserleri. İki kişi oda kahvaltı 110 euro. Tel: 0242 825 73 40
DEMİRCİKÖY PLAJLARI
Gitmedim ama okurum Figen Uysal tavsiye etmiş: “Sarıyer’den Kilyos’a giderken Demirciköy yönünü takip ediyorsunuz. Uzanya, Dalyabeach (bizim geldiğimiz yer), Solar veya Burç Beach’i tercih edebilirsiniz. Giriş kişi başı 20 YTL. Güzel bir kumsal, çim güneşlenme alanları, balık lokantası ve kafesi var. Soyunma kabinleri, tuvaletler falan temiz. Ne tiki ne avam, rahat bir ortam. Hafta içi geldik, müzik yok. İnşallah hep böyle kalır.”
İMROZ VE ÇİYA
Okurum Ayfer T. Ünsal tavsiye etmiş: “Nihayet bir köşeci ülkemizdeki gereksiz ” gürültü “ üzerine bir yazı yazdı... Yazınızı okuyunca çok mutlu oldum, çünkü mustarip olduğum gürültü hadisesine tam teşhis koymuş olduğunuzu gördüm. Nevizade’de İmroz meyhanesi var. Duvarda: ” müzik çalınması yasaktır. Müdüriyet “ yazıyor. (Fakat Nevizade hayli gürültülü ve kalabalık bir yer, dışarıdan içeriye ses gelebilir. M.T.)
Bir de Kadıköy çarşındaki Çiya lokantasının üç şubesinde de dostlarınızla rahat rahat konuşup, çalan telefonunuzu duyabilirsiniz. Afiyet olsun” (Çiya yemekleri için DE gidilmesi gereken bir yer. Hakiki Antep yemekleri yapıyorlar. Kebapçı olana da değil de sulu yemekçiye gidin. Hemen karşısında zaten. M.T)
Bu yazı toplam 3 defa okundu.