05 Aralık 2008 Cuma 10:56
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Selahattin Duman
Takı tasarımına dair ince görüşler
09 Temmuz 2008 Çarşamba
Selahattin Duman   e-posta : sduman@gazetevatan.com

Eskilerin tariflerini güncelliyor “Tarlanın küçük taşlısı, öküzün büyük başlısı, kızın takı tasarımcısı..” diyoruz.. Yetenekten yana derdimiz yok.. Her yanımız yetenek dolu.. Sorun, müşterilerin tasarımcıdan az olmasında..

Tarifi şöyle yaptılar..

Bilezik, yüzük, kolye, halhal gibi takılara meraklı insanlarda “duygusallık” ön plâna çıkıyormuş..

Bizim toplumda her üç kadından biri “takı tasarımcısı” diğer ikisi de alıcı olduğuna göre duygusallık fazla demek ki..

Bunu günlük hayatta hissediyorsun.. Temsil, geçenlerde bir radyo programını dinliyordum..

Canlı yayına bağlanan erkek dinleyici, neş’esi ses olarak taşan sunucu kızdan bir türkü istedi..

Hipomanik sunucu kız “Türküyü kimin için istiyorsunuz?” diye sordu..

“Ayrıldığım eşim için bir de annesi için..”

***

Bu cevabın verildiği an sunucu kızın hislendiği yerdir..

Bizim memlekette insanlar olay çıkarmadan ayrılmayı kendine yediremediğinden şaşırtıcı bir cevap..

“Ayrıldığım eşim için bir de annesi için..”

Dikkat kesilmiş dinliyorum..

Sunucu kızın aklı başından gitti.. Önce “Ay ne kadar güzel! Ne kadar medenice!” diye başladı peşrevine..

Güzel ayrılıkların güzelliğine dair bir tirat söyledi.. Sonra sesinin en sevecen haliyle sordu..

“Eşiniz ve annesi için hangi türküyü istiyorsunuz?”

Dikkat buyurun.. İstek parça geliyor:

“Elâlarını elâlarını.. Allah versin belâlarını..”

Bu da benim duygulandığım andır..

SOSYAL ŞİFRELER

Ne kadar duygusal insanlar olduğumuzu anlatmak için örnek çoğaltmak istemiyorum..

O zaman yazının dibini bulamayız..

Bildiğim o ki duygusallığımızın dışa vurumu kadında “takı tasarımı” şeklinde oluyor..

Hevesli zengin kızlarını kategori dışı tutuyorum..

Ama “takı tasarımı” yaptığını iddia ederek ortaya çıkanların kendilerine göre sosyal şifreleri var..

Eğer “takı tasarımı” yoluyla kendini ifade etmeye çalışan orta sınıftan bir kadınsa bunun mânâsı “artık kocadan sıkıldığı..” şeklindedir..

Bu durumdaki kadınların kocaları genelde televizyona, özellikle de futbol programlarına kilitlenmiştir..

Onlardan kadına hayır gelmez..

Bu durumdaki kadınlar da oyalanmak için incik boncuk biriktirip, bunları “remil atar gibi..” yan yana koymaya başlarlar..

Yaptıkları eylem kendiliğinden “tasarım” olur..

Zaten bizim memlekette neyi yan yana koyarsan koy, bu bir tasarımdır..

***

Aslında orta sınıftan kadınların asıl tasarladığı şey kendisinden umut kesilen kocayı parmak izi bırakmadan öldürmektir..

Tahtel şuurlarında, yani modern psikiyatrinin diliyle bilinçaltlarında bunu tasarlarlar..

Kocayı yok etmek.. Aile mezarlığında diğer mevtaların yanına güzelce yerleştirmek..

Bunu yapamadıklarından boncuk dizerler, taş düzerler..

O türden takılara dikkatle bakın.. Kullanılan taşları iyi inceleyin.. İster dizili ister serpme olsun.. O taşlardan biri mutlaka aykırı renktedir..

Lacivert boncukların içinde bir kırmızı.. Çiçek gibi serpilmiş koyu renkli taşların içinde bir açık renkli..

İşte o tek taş, bilinçaltında öldürülmek istenen kocanın mezarını temsil eder.. (İnşallah psikanaliz tekniğinin gözünü çıkarmamışızdır..)

Öküz koca bunu asla bilmediğinden, televizyon karşısında şuursuz şuursuz çekirdek çitleyip durur..

ÇELİŞİK DURUM

Eğer “takı tasarımcısı” olduğunu ilân eden sosyeteden bir kadınsa, sosyal şifrenin karşılığı değişir..

Magazin haberleri arasında “Filanca meşhur hanım takı tasarımcısı oldu..” türden bir başlığa rastladığınızda bilin ki sosyetenin o ünlü hanımefendisi parasız kalmıştır..

“Hem sosyetik hem parasız.. Nasıl oluyor bu?” demeyin..

Olur! Çünkü erkeklerin de bir dayanma haddi, bir su basman seviyesi vardır.. Bunu taşırdın mı oturur diğer boşta gezen kadınlara takı tasarlarsın..

Başıboş kalan sosyetik kadınların on, on beş yıl önceki tercihi “takı tasarımı” değildi..

Eskilerin merakı “halkla ilişkiler” üzerineydi.. İngilizce aslından galat kısaltmasını PR diye belledik.. (Pi-Ar diye okunur)

Halkla en küçük bir teması olmayan insanların, birden gayrete gelip PR şirketi kurması biraz tuhaf bir özgüven halidir..

***

PR şirketi kurduktan sonra “Acaba bu halk dedikleri nasıl bir şey..” diye Salı Pazarı’ndan başlayan araştırmalar yapacaklarına, önce holding tavlamaya çalışmaları “özgüven..” denen şeyin çiçek açmış halidir..

Koyunlara zararı olmaz..

Boşta kalan sosyetik kadınlar tarafından kurulan “halkla ilişkiler” şirketleri ne yazık ki halkla ilişki kuramadı..

Birer ikişer battılar..

Bereket imdatlarına “takı tasarımı” dalgası yetişti de halkla gereksiz yere ilişki arama zahmetinden kurtuldular..

BİTİŞ ŞİFRESİ..

Her modanın, her akımın bir miadı vardır..

O moda zamanını doldurur.. Yerini başka bir modaya bırakır..

Tıpkı halkla ilişkiler modasının yerini stilistliğin alması gibi..

Tıpkı eski stilistlerin “takı tasarımına..” yatay geçmesi gibi.. Moda dediğin ürünlerin üzerinde “son kullanma tarihi” yok..

Moda olan bir şeyin zamanının geçip geçmediğini nasıl mı anlıyoruz?

Helin Avşar sayesinde..

Helin Hanım benim canım bir işe heves etti mi, ondan önce o işe heves etmiş kim varsa meydanı terk ediyor..

“Her Türk kadını stilist doğar..” şeklindeki şehir efsanesi Helin Hanım benim canım kıyafet tasarlamaya başlayınca son bulmuştu..

İhtimaldir.. İki vakte kalmaz Helin Hanım benim canım “Artık takı tasarlayacağım.. Kollarınızda, boyunlarınızda bana yer açın..” deyip ortaya çıkacak..

“Takı tasarımı..” denilen güzel icraatın da sonu gelecek..

İyi ki içten gelen yetenek azmasını düdüklü tencere gibi kontrol edebilen böyle bir “sosyal supabımız” var..

Yine de çözüm bu değil..

Devlet sponsor koca, sevgili bulamayan sosyete güzellerine sahip çıksın!

Bu yazı toplam 12 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu