05 Aralık 2008 Cuma 10:10
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Selahattin Duman
Memleketin gündemi Musa Emmi’nin demi
20 Temmuz 2008 Pazar
Selahattin Duman   e-posta : sduman@gazetevatan.com

Bilim dünyasına sesleniyorum.. Kromozomları kurcalarken iyi bakın..

Bir yerlere sıkışmış “Komplo Geni” bulursanız kökenini arama zahmetine girmeyin..

O kesinlikle bizden biridir.. Ayrıca “Ne iş olsa yaparım abi..” genine de sahiptir..

Biraz daha kurcalandı mı bünyesinden “özel bir gen yelpazesi” çıkar ki benzeri yoktur..

“Kodu mu oturtur geni..”

“Hayatı roman geni..”

“Nefretlik şeylerden gurur duyma geni..”

“Su bile içse yarar geni..”

“Karşısındakine kim olduğunu bildirme geni..”

 

***

En müstesna, en benzersiz olanı bana göre “Komplo Geni” diye tarif ettiğim.. Özellikle şu sırada ahalinin bünyesinde tavan yapıyor..

İzmir’in yetmiş yıllık mezarcısı Musa Emmi’de gen azması var mesela.. Hükümet adamlarının hal ve gidişinden şüpheleniyor..

Musa Emmi önümüzdeki ay doksan yaşı devirip doksan bire girecek.. Ancak dinç.. O kahredici sıcakta bile iki elinde beşer litrelik plastik su bidonları..

On kilo ağırlıkla mezarların arasında dolanıp duruyor..

Mevtanın ailesince kendisine emanet edilen mezarların kimisine su döküyor.. Kiminin otunu yoluyor.. Kiminin toprağını düzeltiyor..

Yani ekstradan “Ne iş olsa yaparım abi..” genine sahip..

SEKTÖR BOLLUĞU

Böyle geçim yolu olur mu demeyin.. Bizim insanımızda ayrıca “Durduk yerde sektör yaratma geni..” vardır..

Böyle bir gen dünyanın başka bir coğrafyasında yoktur.. Bize mahsustur..

Karaköy Köprüsü üzerinde ekmek arası balık yersin.. Yanında ibrikli biri bitiverir.. Sabunu uzattığında bunun “gezici el yıkama servisi” olduğunu anlarsın..

Kerhanede kadının koynundan çıkar çıkmaz müşterinin burnuna dayanan bir kâğıt peçete de bu tür sektörel servislerdendir..

Böyle bir hizmet anlayışı dünyanın hiçbir kerhanesinde yoktur..

İnternet üzerinden çetleşerek karşı cinsle çiftleşme şansı bulan gençlerin çoğu “kerhane” lafını da bilmez..

Kerhane, yasaların gözetiminde cinsel birleşmenin yapıldığı yerdir.. Yasal adı ilgili tüzük ve yönetmeliklerde “Umumi Birleşme Evi” diye geçer..

Erkekler gelir, burada kamu hizmeti veren kadınlarla çiftleşir..

Kerhane bünyesindeki tesisler de bir anlamda Devlet Üretme Çiftliği gibi işler ancak aynı değildir.. Temsil, Devlet Üretme Çiftlikleri’ndeki dişi sığırlara “Hayat ineği..” denmez..


***

İşte doksanlık Musa Emmi’nin geçimi de böyle bir sektör yaratma anlayışına dayanıyor..

Musa Emmi, kendisine “İstemez kardeşim, git başımdan..” diyemeyecek durumdaki mevtalara hizmet veriyor..

Mezarlarının başına dikilip, kafalarından aşağı döktüğü suyu “kamu hizmeti” tarifine sokuyor..

Verdiği hizmete karşılık tahsilatını da mevta yakınlarından yapıyor..

Beş lira mı olur, on lira mı bilinmez..

Özetle geçimi, vefalı kabir ziyaretçilerinin paşa keyfine bir de boş vaktine kalmış..

SEPTİK ŞAHSİYET

Doğma büyüme New York’lu gibi başına da bir beysbol şapkası geçirmiş..

Buruş buruş, esmer, rengi kirli sarıya çalan suratı beysbol şapkanın siperliğinden vuran gölge ile daha da tuhaflaşıyor..

Bence mevta yakınları ona bahşişi “Bizim rahmetliyi rahat bırak..” diye veriyorlar.. O farkında değil..

Musa Emmi’deki girişimci ruh, onu sosyal olaylara karşı da duyarlı hale getirmiş..

Özellikle bu aralar sosyal hassasiyeti Ergenekon üzerinde yoğunlaşmış..

Seyrek bıyıklı asabi hükümet adamının, paşaların başını yemek için Amerika ile anlaştığını iddia ediyor..

İddia ne kelime.. Adı gibi emin..

“Sana anlatayım..” diye lafına başladı.. Anlattıklarını buraya aktaramıyorum.. Mahkeme sürecini etkilerim endişesiyle değil.. Olayın sonu çok alâkasız bir yere gittiği için..

“Ergenekon olayının iç yüzünü anlatıyorum..” diye başladığı lafın nasıl olup da Bayraklı semtinde açılan artezyen kuyularına gittiğini ben de bilmiyorum..

Bildiğim tek şey siyasi bir davayı anlatırken lafın kuyruğuna “Artezyenden çıkan su sarı sarı oluyor.. İyi çay demlenmiyor..” diye düğüm attığı..


***

Anlattıkları içinden cımbızla çıkarabildiğim sonuçlar şunlar..

Amerika hükümet adamları ile paşaları devirmek için anlaştı..

Osman Kibar zamanında İzmir’in suyu iyiydi..

Aynı Amerika paşalarla da hükümeti yere çalmak için anlaştı..

Musa Emmi’nin kayıtlarına göre paşa başına beşer milyon lira dağıttı..

Artezyen suyuyla yapılan çay bir tuhaf kokuyor..

Amerika’nın hem hükümet adamlarına hem paşalara neden arka çıktığını sorduğunuzda ise sinirleniyor..

SOR SÖYLEYELİM

Musa Emmi tek değil..

Aliağa’da oturup Seferihisar’da manav dükkânı işleten Bağ Kur emeklisi Himmet Efendi de konuştuğumda ufkumu açanlardan..

Manav dükkânından gelenin yarısından fazlasını yol parası olarak minibüslere yatırıp hâlâ neden geçinemediğini bir türlü anlayamıyor..

Buna karşılık çok bilinmeyenli Ergenekon denklemini kafadan çözmüş..

Amerika Saddam’ın hazinesinin yerini bulmuş.. alıp götürecek ama yol bulamıyor..

Bizim hükümet adamları “yarısını bırakırsan olur..” dediğinden İncirlik’ten yararlanamıyor..

Paşalar bunu duymuş..

Amerika’ya “Bize top tüfek ver, para istemez.. Hazineyi al götür..” demişler..

Bu da hükümet adamlarının kulağına gitmiş.. Oturup deftere yazmışlar, Ergenekon savcısına vermişler..

İşin aslı bu..


***

Ege yöresinde çok dolaştım.. Bolca konuştum.. Oradan biliyorum.. Kimse olaya köşe yazarı esnafının, muhalefet adamlarının veya hükümet adamlarının baktığı gibi bakmıyor..

Herkes bir şüpheci..

Herkesin gizli bir gündemi var..

O gizli gündemde “Laiklik, demokrasi, darbe, Anayasal haklar, tele-kulak..” gibi sözcükler yok..

Akla ziyan masallar var..

Öyle masallar ki iddianameye konanlar bile yanında çocuk masalı gibi kalır..

Bu yazı toplam 1 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.56451.5720
Euro1.97441.9839
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu