Ergenekon mevzuunu yazmayan neredeyse tek bir köşeci yoktu Pazar günü. Bir Pakize Suda, bir de Bekir Coşkun yazmamış gibi bir şeydi. Bekir Bey, Cumartesi günkü şifreli yazısından anladığımız kadarıyla hafif çaplı bir sansüre uğramış belli ki, o da böyle durumlarda adeti olduğu üzre hayvanlar hakkında yazmış. Görgüsüz beyaz Türklerin attığı havai fişeklerden kötü etkilenen, yaralanan ve hatta ölen martılardan söz etmiş. (Görgüsüzlük benim eklentim)
Hayvanlar hakkında yazalım tabii. Herkes Ergenekon veya kapatma davası hakkında yazacak diye bir kaide yok. Hazır bir ufak bir siyasi tatile girmişken ve hayvanlardan başlamışken ormanlar hakkında da yazalım. Mesela Doğu ve Güneydoğu’daki yanan ama söndürülemeyen ormanlar hakkında.
Memleketin her tarafı yangın yerine döndü. Biz burada Ergenekonla ve kapatma davasıyla yatıp kalkarken ülkemizin öbür tarafında ise savaş şiddetini iyice arttırmış durumda. Bu konuya karşı hassaslığınız varsa gazetelerde artık yine (nedendir bilinmez) küçük küçük verilmeye başlanan şehit haberlerine takılır gözleriniz hemen.
Ölüm sayacı yine fır fır dönmeye başladı. Dört polis öldü geçen gün. Bugün de Şemdinli’de üç asker ölmüş. Başka haber kaynaklarına bakarsanız kayıplar bunun en az dört beş katı. Say say bitmez yüzlerce gencecik insan ikişer üçer gitmekte...
O taraftaki kayıp nedir bilmiyoruz. Çok kızıyorsunuz biliyorum ama beni o taraftaki kayıp da ilgilendiriyor. Zira onlar da çok fena bir oyuna kurban, en az bu taraftakiler kadar genç, en az bu taraftakiler kadar bizim insanımız. Kötü yoldalar, Allah belalarını versin, gebersinler, şu bu ama kabahat sadece kötü yola düşende midir? Bana hakaret yorumları döşenmeden önce bir saniyecik olsun düşünemez miyiz bunu? (Bu arada hatırlatırım: Yazara yorum yapma imkanı, gazetenin yazarı cezalandırma aygıtı olarak geliştirdiği bir şey değil. Bir çok yazar farkındaysanız kaldırttı o imkanı. Bırakıyorsak suiistimal edesiniz diye değil. Yorum yaparken efendiliğimizi koruyalım lütfen)
İnsanımız fena halde kırıma uğruyor ve bu arada olan ormanlarımıza da oluyor. Bugün Taraf gazetesinde bununla ilgili tüyler ürperici bir haber vardı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son üç haftada meydana gelen orman yangınlarının büyük bölümü PKK’ya karşı yürütülen operasyonlarda atılan bomba ve aydınlatma mermileri yüzünden meydana gelmiş. 1 Temmuz’dan itibaren operasyonlar nedeniyle Elazığ, Hakkari, Siirt, Mardin, Bingöl, Diyarbakır, Şırnak’ta da benzer nedenlerle 20’den fazla orman yangını çıkmış. Ve lakin ormanlar mayınlı olduğu için yangınlara müdahale edilmemiş, edilememiş veya ettirilmemiş. Elazığ Orman Koruma Müdürü hadiseyi doğrulamış.
Bu, yıllardır duyduğumuz bir şey ama galiba bu sefer durum en zirve noktasında. Açıklama yapan eden yok tabii. Genelkurmay’dan yapılan tek açıklama: 12 PKK noktası vuruldu.
Ah... Bu gidişle korumak zorunda olduğumuz bir çölümüz ve koca bir mezarlığımız olacak.
Bu yazı toplam 4 defa okundu.