02 Aralık 2008 Salı 21:52
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mutlu Tönbekici
İki kaşarlı tost, bir köpüklü yazı, çok acil!
04 Ağustos 2008 Pazartesi
Mutlu Tönbekici   e-posta : mutlu.tonbekici@gmail.com

Editörüm aradı ve çok acil 1500 vuruşluk bir yazı istediğini söyledi.

Kendini paket servis yapan büfeci gibi hissettim bir an. “Vatan gazetesine iki tost, bir ayran, bir 1500 vuruşluk yazı, bir de su.. Çok acil!”

Bizim iş böyle. Her gün sana kaç kilo yazacağını söylerler, zira önce ilanlar konulur sayfalara, sonra kalan boşlukları da kenar süsü dadında köşeci olarak doldurursun.

İşini overdoz ciddiye alanlar böyle düşünmese de hadise aşağı yukarı budur. İlanın boyutunun veya yerinin değişmesiyle ilgili kavgalar boşunadır. Söz konusu ilansa gerisi teferruattır.

Şikayetçi değilim, yanlış anlaşılmasın. İlan bol olsun, her gazete, her dergi yaşasın. Nice güzel yayın ilansızlıktan kuruyup gitti bu topraklarda. Bilhassa da gerçekleri takır takır yazanlar... İlanverenler en az onları sevdi.

İlginç bir durumdur bu. Gazete istediği kadar satsın, istediği kadar sevilsin, ne var ne yok her şeyi bodoslama yazıyorsa, korkusu yoksa, ilan veren ruh görmüş gibi kaçışıyor.

Amerika’da Avrupa’da bakıyorsun çok marjinal gazeteler dergiler de ilan alabiliyor. Birisi seviyor o yayını, orada da müşteri var diyor, veriyor. O sayede irili ufaklı bir sürü yayın çıkıyor. Sırf tekellere kalmıyor iş. Çok ses, çok iş çıkıyor.

Bu topraklardan birrrrr tanecik iş adamı çıkmayacak mı “evet ağbi, ben bu yayını seviyorum, ilan verip destekleyelim” diyen? O yayını alan okur da zira araba alıyor, ev eşyası alıyor, tıraş oluyor, çocuk doğuruyor, banka kullanıyor... Hibe paradan söz etmiyoruz.

Bu nasıl bir uyuz iş dünyasıdır böyle komple dümen suyunda kulaç atan? Aman ağbi bulaşmayayım diyen? Tavşan kulağından hallice olan? Tornadan çıkmış gibi aynı şeyleri düşünmek, yemek, içmek zorundalar mı?

Eksantrik tek bir patron göremeyecek miyiz emekliliğinde şarap ve zeytiyağı üretmek veya 56 kere hacca gitmek dışında hayali olan?

Kemalizm veya İslam dışında ideolojisi olan?

Şeffaflığa inanan?

Demokrasiye güvenen?

Mesela sanat severliğini resim koleksiyonu yapıp eşine dostuna hava satmak yerine sanat veya tasarım dergisine ilan vererek göstermek isteyen?

İş yerinde saça sakala kafayı takmak (ve şirketinin prestijini kullanıp ucuza mühendis çalıştırmak) yerine entelektüel bir şey de yapmak isteyen?

Hayatta bir tek şeyi de PR maksadıyla değil de gönlünden geldiği için yapan?

Kalbi olan?

Ruhu olan?

Gerçek olan?

Yok mudur?

Zengin böyle ise fakirinden niye bekliyoruz ki yaratıcı, samimi, demokratik ve saire olmasını?

Boş.

Bu yazı toplam 7 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.59411.6018
Euro2.01632.0260
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu