02 Aralık 2008 Salı 17:01
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Perihan Mağden
Bir numara da 1 numara!
04 Ağustos 2008 Pazartesi
Perihan Mağden   e-posta :

Biliyorsunuz, gidip Zekeriya Öz’e 1 Numara’nın kanaatince kim olduğunu açıkladı Şamil Tayyar.
Savcı Zekeriya Öz de bildiğini ihsas ediyor Ergenekongurmesi Tayyar’a.
Şöyle ipuçlarıyla mükâfatlandırılıyoruz Ergenekonmüptelası isek: “Göçmen, sarışın, saçları seyrek, mavi gözlü ve de iki kız çocuğu babası.”
Ben egosantrik biri olduğumdan “Acaba ben olabilir miyim,” diye düşündüm önce. (Zira hep böyleyim: herrr konuda “Acaba bu ben miyim?”)
Sonra Şener Eruygur Paşamız (şimdi hapiste) çok asık suratlı/ konuşmayı (iftiharla) sevmeyen birisi. Ama gözleri mavi. Şimdi beyazlamış saçları gençken muhtemelen sarıydı. Ve fakat O, “elde var bir” olduğuna göre, 1 Numara halen de faş edilmesi münasip görülmeyen birisi.
Herkes biliyor-lar. Ama bize, yani Normal/ Duru Kamu Oyu’na açıklamıyorlar.
Arada bir Şamil Tayyar açıp kutusunu Savcı Ağbisi’ne gösteriyor filan.
Savcılarımız’ın Ergenekon İddianamesi “Ne bu böyle;
Biri Bizi Gözetliyor Evi gibi,”diye (Deniz Baykal’cana) eleştiriliyor.
Sayın Yaşar Büyükkanıt da “BBG Evi” benzetmesi yapmıştı hani Kuzey Irak topraklarını bombalama başarılarıyla ilgili.
Şimdi (Allah’a şükür) Büyükkanıt 31 Ağustos’ta emekliye ayrılıyor-lar. Ben; üslubunu olsun, Karanlık Savaş teoremlerini olsun, her fırsatta (yıllarca) gündemi şantajlama özelliklerini olsun feci özleyeceğim halde bu sonnn derece renkli komutanımızın-
“Bağrıma taş basarım,” diyorum yokluğunda. Yeter ki O mutlu olsun. Emekli olsun.
Şimdi vakti zamanının Anti-Ergenekon Çetesi (döndüler epeyce: “Vay ne mühim mevzu!
Ne müthiş temizlik fırsatı!” ağızlarına devşirildiler. Kaptan’dan başlayarak pek çoğu) “Çok beğeniyoruz beğenmesine de İddianame’yi: İçindeki  fazla bullshit kısımlar KEŞKE olmasaydı; diyoruz” edalarındalar.
Yani 1 Agarta- Magarta Kısmı olsun, Mehmet Ağar’ın Başbakanımız’dan 60 milyon indragandilediği iddiası konuşması olsun; böyle kısımlar olmasaymış dere tepe, ne güzel/ temel bir eser olurmuş İddianame.
Ayol (bunu ben değil Cennet Mahallesi’nde söylediler)
A. Yalçınkaya’nın Cumhuriyet Gastesi arşivlerinden, televizyon görüntülerinden, Ergun Poyraz kitaplarından oluşan “kanıt-kanaatleri” sizlerde yalnızca “Hukuka saygı! Susalım Yüce Türk Adaleti asil kararına varsın bu tomarlardan yol çıkarak,” hissiyatlanması yaratmıştı.
“İşte Türk Savcıları’nın durum ve dramı budur!”a bağlıyorum. Savcı olacaklara “Comprehension” ve de “Articulation” okutulmalı.
Okudukları metinleri kavrama/ algılama becerisinden de tamamen yoksunlar. Az olsun/ öz olsun: mantıklı olsun-kaygılarından da azade.
Türkiye’de tümmm iddianameler “at oğlum/ torba olsun” mantığıyla, yani mantıksızlğıyla hazırlanıyor. “Ne kadar şişirirsek/ dileriz hakim (12 Eylül zırvası kanunlarımıza dayayarak) o kadar çok yıl verir,” arzusuyla. Bütün savcılarımız cezametreyi mutlaka en yükseğinden açıyor. Elleri heyecandan (çok yatıracaklar diye) tirtir titreyerek.
Yıllardır müşteki/ mustarip haykırdık savcılarımızdan çektiklerimizi ve hatta ruh daralmalarımızı DA-NE OLDU?
Bir de Ergenekon İddianamesi (yine Allah için) bizzat Ergenekoncuların saçmalamalarıyla bezeli olduğu için, tümmm o küfürlü/ deli açması telefon konuşmaları vs. vs.  Bu denli düşük bir Ergenekon Yapılanmamız varsa, Hayali Küçükaliler’den Hayali Küçükgülerler’den devşirilmiş, bu hem memleketimizin genel düzeyi hakkında bilgilendiricidir, hem de rahatlatıcıdır bir anlamda.
En acımasız/ en derinlerden/ en bağlantılı çetemizin hali/ düzeyi ortada!
Çarşamba manşetiyle Taraf Gastesi yine ortalığı su altında bıraktı. Muştulamışlardı  zaten böyle bir raporun varlığını.
MİT (bizim MİTİMİZ) Temmuz 2003’te Genelkurmay’a, Kasım 2003’te de Başbakanlığa örgüt şeması da içeren bir Ergenekon Raporu iletiyor.
Şemada yer alan siyasetçi, gazeteci ve işadamı isimleri gizli tutulmuşmuş ama şimdi faş (hatta faraş) ediliyormuş. Şemadaki siyasi parti lideri (Surprise! Surprise!) Deniz Baykal imiş meğersem! Hani Ergenekon’un Avukatı! Hani Savcı’ya “Çıkar cübbeni!” diye meydan okuyan Nasyonel Sosyalist Parti Lideri. Hani “Halk sokağa dökülsün, Güngören Bombalamasının mutlak müsebbibi PKK’yı lanetlesin!” fikrinin, muhtemel Irkçı Yangınlar’a körükle gitme arzularının efendisi!
Aa! Şok. Şok. Şok. Ve fakat gazetecilerin adlarını da feci görmek istiyoruz.
Zira ufukta çıkartılacak bir, iki, üç gaste var.
Bu isimlerden yararlanalım. Yeni Organlarda bunları kapışalım.
Bu memlekette öldür Allah işsiz (gazeteci) kalmamak için 1) Rezil olacaksın 2) Ajan olacaksın.
Şimdi imajları biraz tırnaklanırsa yani (ki, olmaz: ne kadar çizilirlerse, o kadar parlarlar) Yeni Organlar’da yazmaya başlasınlar. Yazılarına hasret kaldığımız Minik Kuş Sahipleri filan.
1 Numara’nın açıklanması mühim tabii ki. Aklıma bir sürü sarışın+mavi gözlü de üşüşüyor piyasadan.
(Hoş, Askeriye’den olması gerekiyor.)
Ve fakat Medyalamamız’ın şanlı Ergenekonla Dans(öz) Listesi’ni görmek için aburcuburlanıyorum.
Orta Asya Medeniyeti’nde “sabırsızlanmak” için kullanılan bir deyim Bilgiye, doyurarak bitirdim işte.

Bu yazı toplam 6 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 78 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.58581.5934
Euro2.00522.0149
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu