02 Aralık 2008 Salı 17:23
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Selahattin Duman
Tatilimi yaptım ama kimyam hâlâ bozuk..
29 Ağustos 2008 Cuma
Selahattin Duman   e-posta : sduman@gazetevatan.com

En özendiğim şeydi..

Hani yazarın gazetedeki köşesinde küçük bir anons çıkar..

“Arkadaşımız yıllık izninin bir kısmını kullanacağından yazılarına bir süre ara vermiştir..” denir..

Ondan sonra da o patron tahsisli köşe, yazar tarafından üretilen saçma sapan fikirlerin istilasından bir süre kurtulmuş olur..

Bunu “köşeyi nadasa bırakmak” diye de tesmiye ederler..

***

Bu uygulamada amaçlanan şey gazete okurunu, yazarın saçma sapan fikirlerinin yan etkilerinden korumak değildir..

Okuyucu için zaten kurtuluş yoktur..

Gazetelerin hemen her sayfasında bir tahsisli köşe bulunduğundan yazarlardan birisi tatile çıktığında diğerleri okurun hakkından gelecektir..

Bunlara arada sırada tatil yaptırmakta asıl amaç bizzat köşe yazarının “akıl sağlığını” korumaktır..

Köşe yazarı tatil yapmadı mı fikrini bozmaya başlar..

Diyelim ki yazarımız muhalif kimlikte birisi..

Hükümet adamları ile uğraşırken birden zihni bozulur.. Dikkati hükümet işlerinden kayar, kendi maaşına odaklanır..

YAN ETKİSİ VAR..

Patronun yediğini içtiğini gözetlemeye başlar.. Yaptığı gözlemin sonuçlarını gazete efradına “vırvır” olarak rapor eder..

Tatil yapamadığından fikri dağıldı ya! Üzerine bir büyüklük gelir.. “Ben olmasam bu gazete batar..” havasına girer..

Zaten köşe yazarının başını yiyen de budur..

Bu havalara giren gazeteci gidip derdini açık seçik yönetime söylemez..

Çareyi dolaylı yollardan arar.. Kendisi için “Gazetede huzursuz.. Başka gazeteye gidecek..” dedikodusu çıkartır..

Gazete yöneticileri bu çeşit “vırvır” dinlemeye alışık olduğundan köşe yazarını sallamaz..

Hatta “Giderse gitsin çaktığımın köşecisi.. Yazıyor da kuş mu konduruyor?” diye konuşup yazarın konturuna sür kontur çekerek karşılık verirler..

Bu durumda kalan bir köşecinin artık iki seçeneği vardır.. Ya kuyruğunu bacağının arasına kısıp işini sürdürmek..

Veya istifa edip gazeteye savaş açmak..

***

“Savaş açmak..” dedimse fiziki bir mücadeleyi anlamayın..

Ben bugüne kadar istifasını verdikten sonra binanın dışına çıkıp gazetenin camlarını taşlayan yürekte köşe yazarı görmedim..

Veya gitsin patronun arabasının kaportasını çizsin.. Gazete CEO’sunun arabasının lastiklerini patlatsın..

Yahut kapıda beklesin.. Patron ve avanesi binadan ayrılırken edep yerini dışarı çıkarıp muhalif muhalif sallasın..

Nerede öyle babayiğit köşe yazarı?

Yapacağı şey bellidir.. Önce kendi istifasını “demokrasi mücadelesinin bir parçasıymış..” gibi takdim etmek..

(Bilinçli köşe yazarının notu: Demokrasi bizim ahalinin çok şeyindedir..)

İstifanın hemen ardından bir kitap yayınlayıp, eski gazetesinin kirli çamaşırlarını sayıp dökmek..

(Bilinçli köşe yazarının notu: Gazete dedikodusu bizim ahalinin bayıldığı şeydir..)

KIZIŞMA VAKTİ..

Mart ayı geldi mi kediler kızışır.. Köşe yazarının kızışma vakti yaz başına denk gelir.. Kedigillerin kızışması gibi bir ayda bitmez, yaz boyunca sürer..

Gazete yönetimleri de köşe yazarlarını vakitleri geldiğinde on beş günlük, yirmi günlük tatile çıkarırlar.. Hararetini alırlar..

Tatilcinin köşesine de “Arkadaşımız yılık izninin bir kısmını..” sözcükleriyle başlayıp “yazılarına ara vermiştir..” sözcükleriyle biten soğuk bir anons koyarlar..

Dikkat buyurun!

Bu anonslarda en küçük bir sıcaklık bile yoktur.. Sözcükler soğuk, anonsun kendisi samimiyetten ve arkadaşça ilişkiden uzaktır..

Temsil o anonslar asla ve kat’a “Yazılarını severek okuduğunuz..” türden sözcüklerle başlamaz..

Tam tersine, bu kuru anonsların dilinde “Yazarımız azıtma belirtileri göstermeye başladı.. Artık zaptedemiyoruz.. İttirsin gitsin de hepimiz rahat edelim..” havasını özellikle hissettirirler..

Bu da yazarın vazgeçilmez olmadığının beyanıdır..

***

Yine de köşemde “Arkadaşımız yılık izninin bir kısmını..” sözcükleriyle başlayan bir anons yayınlanmasını çok istiyordum..

Yıllardır ara vermeden yazdığım için “azıtma” sözcüğü bile durumumu tarif etmez olmuştu.. “Sapıtma..” aranan doğru sözcüktü..

Temsil gazetenin köşecilerinden biri “tatile çıkıyorum..” lafı etti mi sinir katsayım üçe beşe katlanıyordu..

İçimden elimdeki çay bardağının ağzını gözlerine bastırmak geliyordu..

Maksat iki gözün de çevresinde birer mor halka çıkarmak.. Şahsı, camsız güneş gözlüğü takmış gibi gezdirmek..

NE TATİLİ ABİ?

Bizim gazetenin Genel Yayın Müdürü Tayfun Devecioğlu’nu arayıp da izin yapmak istediğimi söylediğimde aldığım cevap beni iyice zıvanadan çıkardı..

“Ne tatili abi? Sen zaten hayat boyu tatilde değil misin?”

Duyarsız yönetici.. Ben ne diyeyim sana..

İşte gazetelerdeki üçüncü sayfa haberleri böyle duyarsızların yüzünden çıkıyor..

Siz de “Beş lira için arkadaşını öldürdü..” başlığı altında okuyorsunuz olan biteni..

Beş lira için adam öldürülür mü? O beş lira tartışılırken kimbilir nasıl aykırı bir laf edilmiştir ki kan çıkmıştır..

Bizim olayın başlığı “Bir laf yüzünden yöneticisini öldürdü..” şeklinde olmadıysa yüksek insanlığımdandır..

***

Bir dünya yasal iznim var.. Parasını da teklif etmiyor.. Hani “Abi sen yaz, ben sana çift maaş vereyim..” dese yumuşayacağım..

Belki fikirlerim de köpürecek..

Hayır.. Beni “Ne tatili yaav! Yazıver gitsin..” deyip atlatmaya çalışıyor..

Tatil yerine bana, ölü g...ne pamuk tıkmayı teklif ediyor..

Pazarlığımız bir haftayla başladı.. On güne söz kestik.. Firari hallerimi, izin tecavüzü yapıp on beş güne denk getirdim..

“İzin tecavüzcüsü..” olmak nereden baksanız öbüründen daha iyidir..

Allah tren kazası vermesin..

Bu yazı toplam 1 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.59411.6018
Euro2.01632.0260
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu