02 Aralık 2008 Salı 16:56
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mutlu Tönbekici
Yıkıyorum, koruyorum, ben bunu hep yapıyorum. İmza: TC
29 Ağustos 2008 Cuma
Mutlu Tönbekici   e-posta : mutlu.tonbekici@gmail.com

Şavşat

Artvin il sınırları içinde dolanıp duruyoruz. Varmamız zor oldu, belli ki çıkmamız daha da zor olacak. Yanlış anlaşılmasın. Şikâyetçi değiliz. İsteyerek buradayız..

Dün Ardanuç’un rüya gibi köyü Tanzot’tan çadır içinden bildirmiştim hatırlarsanız. Bugünse Şavşat yolunda yıkık bir kilisenin bahçesinden.

Türkiye’nin süper güç ulaşılan ne kadar ilçesi, bucağı, köyü, mahallesi, mevkii varsa anladığım kadarıyla hepsi Artvin il sınırları içinde. Bölge tümüyle yüksek yüksek dağlardan, derin derin vadilerden ve gürül gürül akan ırmaklar sayesinde jilet gibi olmuş kanyonlardan oluşuyor. Yolların hepsi nehir kenarından ve vadinin en dibinden gidiyor. Dağlar adamın üstüne üstüne geliyor.

Artvin’in doğusundaki ilçesi Şavşat’a giden yol da aynı öbür ilçesi Ardanuç’a giden yol gibi. Hem nehir kenarından hem kıvrım büklüm.

Fakat hadi ilçe merkezlerine giden yollar en azından asfalt ve iki şerit. Bir de bunun köyleri var.

Şavşat yolu üzerinde Opiza diye bir manastırı görmek için Bağcılar (eski adı Berta, halk hâlâ bu isimleri kullanıyor) diye bir köye saptık. Hayatımda gittiğim en manyak yoldu diyebilirim. Korkunç (ama hakikaten korkunç) bir uçurum kenarında ancak ve ancak tek bir arabanın sığabileceği genişlikte bir toprak yol. Bırak karşıdan bir araba gelmesini yaya bile gelse yan yana geçmek mümkün değil. “Hadi vazgeçtik dönelim” demek de seçenekler arasında değil çünkü dönecek yer de yok.

Manzara kapatmıyoruz

Ödümüz bir taraflarımıza karışa karışa çıktık köye. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Köy sanki bir duvara yapışmış gibi! Dimdik bir yamaçta, kuş yuvası gibi üst üste evler.. Gönderdiğim fotoğraflar yer yokluğundan yazık ki yayınlanamıyor ama zaten fotoğraftaki etkisi gerçeği gibi değil. Neden insanlar gidip o (yemin ederim en az 70-80 derecelik) yamaca ev kurmuşlar anlaşılır gibi değil. Tamam memlekette düz arazi yok anlıyorum ama duvara yapışır gibi yaşamanın da ne alemi var bilmiyorum. “Kimse kimsenin manzarasını kapatmıyor oh ne âlâ” diye mi düşündüler nedir.. Hayır manzara dediğin de başka bir duvar. Karşı yamaç da en az kendi yamaçları kadar dik ve yüksek.

İşin kötüsü manastırdan geriye de bir şey kalmamış. Orman yolu açmak için beş on sene önce ortasından bir güzel yıkmışlar manastırı. Köylü değil devlet üstelik! Şimdi çanını arıyorlarmış manastırın ama bu sefer jandarma kontrolünde! Önce yık sonra koru.. Türkiye Cumhuriyetine hoş geldiniz! Velkaaam velkam...

Tek bu olsa gene iyi. Yine Artvin Şavşat yolu üzerinde Tbeti Kilisesi diye bir yer var. (Tabelalarda da “Tibet kilisesi” diye yazmış durmuşlar. Sanırsın Himalayalar’dayız) 1967 yılında, sapasağlam ayaktayken, Şavşat Kaymakamı, taşlarından cami ve okul yapılsın diye bir güzel dinamitletmiş koca katedrali. Düşünebiliyor musunuz?

1100 yıllık sapasağlam bir tarihi eser var topraklarında ve sen onu resmi resmi dinamitliyorsun!! Ayasofya’yı dinamitlemek gibi bir şey! Ama yapılmış!

Fakat yapı o kadar sağlam ki çatı çökmüş, 3 duvarı sağlam kalmış. Şimdi korumak için çılgın bir uğraş veriliyor.

İşte ben de o kilisenin yıkıntıları arasında, kocaman bir ağacın gölgesinde yazıyorum bu yazıyı.

Ülkemiz komik bir yer.. “Şaka ise hiç komik değil, gerçekse çok komik” denilen türden..

Bu yazı toplam 5 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.58581.5934
Euro2.00522.0149
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu