02 Aralık 2008 Salı 20:03
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mutlu Tönbekici
Ha ben yeniyum da!
29 Ağustos 2008 Cuma
Mutlu Tönbekici   e-posta : mutlu.tonbekici@gmail.com

Sonunda 25 liralık bilmem ne hortumumuz geldi de yola çıkabildik. Hazır yakalamışken 20 bin bakımı da yaptılar, araba umarım cillop gibi olmuştur. Şimdi kız gibi kullanıyoruz. Dağ yolunda en fazla 40 km. hızla böyle Elif’in kağnısı tadında... N’apalım... Sütten ağzı yanan Kedi’sini Porşe gibi kullanırmış.

Neredeyiz? Camiliboğaz yaylasında. Trabzon-Maçka-Sümela Manastırı’ndan yukarı vurdun mu... İşte orada bir yerlerde. Atlas dergisine göre 2300 köylüye göre 2600 metre yükseklikteyiz. Hava buz gibi. Öğle vakti 15 derece. Gecesini düşünmek istemiyorum.

Köyün kahvesinde üzerimizde kazaklar, ceketler, atkılar mavi gözlü amcalarla beraber oturuyoruz.

“Nerelisiniz?”

“İstanbul”

“Olsun...”

17 gündür en az 130 kere falan soruldu nereden geldiğimiz ama “Nerelisiniz-İstanbul-peki” soru cevap soru üçgeninin en komik versiyonu bu idi sanırım. Sempatik maviş Amca bizim için üzüldü resmen! “Olsun” dedi. Heh! Gülmekten konuşabilseydim “üzülme amca, tedavi oluyoruz” falan diyecektim.

Öyle bir sis bastı ki şu an göz gözü görmüyor. Buralarda artık ağaç yok. Orman bölgesini geride bıraktık. Sonsuz çayırların, güzel güzel poz veren ineklerin, koyun sürülerinin, Lada Niva’ların, köylünün “Garlan Bufa” dediği sevimli köstebeklerin, yine köylünü “vargit” dediği sarı çiçeklerin bölgesindeyiz. (O çiçek açınca aşağıya inme vaktinin geldiğini anlarlarmış. Adı o yüzden var-git’miş)

Tepemizde uçuşan hayvanı da söyleyeyim de tam olsun: KARTAL! Koca kanatlarıyla planör gibi uçuyorlar. Ürkütücü mü? Kesinlikle. Bir köstebek olarak yaratılmadığıma pek memnunum şu an.

Yaylada güzel et mangal yapıyorlar. Mütevazi de olsa kalacak yer de var. (Karadeniz Zirve Camiboğazı dinlenme tesisleri. 0462 515 10 70)

***

Trabzon’daki zorunlu ikamet günlerimizde şehri dolaştık bol bol. Şehrin tarihi bölgesine gidelim dedik, fakat bir türlü mahallenin ismi aklıma gelmiyor. Aklımdan çıkmış. Esnaftan yaşlıca bir amcaya muhakkak bilir diyerek sorduk:

“Amca eski mahalleye nasıl gidilir?”

“Eski mahalle mi? Yok öyle bir mahalle..”

“Var yahu, hani eski güzel evler var, tamir edildiler, bir vadi var, üzerinde köprü..”

“Valla ben yeniyim. O yüzden bilmiyorum.”

Şeytan dürtü sordum:

“Amca kaç yıldan beri buradasın?”

“Yirmi beş...”

E güzel! Trabzon ölçülerinde eski olmak için 150 yıl falan lazım herhalde.

Adını hatırlayamadığım yer Tabakhane imiş. 25 yıllık yeni Trabzon’lu amcanın dükkanından sadece iki sokak sonra çıktı karşımıza.

Şehrin tarihi bölgesi çok güzel toparlanmış. Hafiften Bursa’yı hatırlatan başarılı bir restorasyon geçirmiş. Henüz turistik değilse de (belki de daha iyi) meraklısını mutlu edecek türden.

Sonra favori yerim Ayasofya Müzesine gittik. Müzeyi gezdikten sonra bahçesinde oturup “guymak” yedik. Mısır unu ve tereyağ katılmış eritilmiş tel peynir.. (Rize taraflarında “muhlama” diyorlar. Ama bir Trabzonluya sorarsanız ısrarla bambaşka şeyler olduğunu söyleyecektir. Değil da! Aynu.) Turşu kavurmasını da çok güzel yapıyorlar. Gideceklere tavsiye ederim.. Da..

Hadi yola devam. Nereye? Zigana!

Bu yazı toplam 2 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.59411.6018
Euro2.01632.0260
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu