Hadise şu: Doğu Karadeniz acayip bir şekilde İsrailli akınına uğramış durumda. Bilhassa Kaçkar etrafı adeta küçük küçük Tel Aviv’lere dönmüş. Yusufeli tarafı da Ayder ve Fırtına tarafı da komple İsrail. Rize, Trabzon, Giresun hatta haber aldık ki Sinop taraflarında bile görülüyorlarmış. Kimisi otobüslerle grup halinde kimisi sırt çantalarıyla münferit bir şekilde takılıyorlar.
Durum anladığım kadarıyla şu: İsrail’in Ayşe Arman’ı (artık kimse o) gelmiş buralara gitmiş İsrail’in Hürriyet’ine (artık hangi gazete ise o) ballandıra ballandıra anlatmış bizim yaylaları, yakışıklı, belinde kuş dövmeli mavi gözlü dağ rehberlerimizi, sevimli köylülerimizi, finduğumuzu, paluğumuzu, şuyumuzu buyumuzu olmuş Karadeniz İsrail’de bir moda. Bundan öte bir durum olduğunu sanmıyorum. İki yıl sonra Moritanya moda olacak bu sefer hepsi oraya gidecek.
Fakat kül yutmaz Karadenizlimiz buna fena halde kafayı takmış durumda. “Neden geliyorlar kardeşim.. İsrailli geliyorsa bir maksadı vardır.. Boş değildir” durumu.
Ne komplo teorileri üretmişler bildiğiniz gibi değil. Ana fikir şu: “Memleketi ele geçirmeye çalışıyorlar”
Bir milletin de adı çıkmasın ona, inmez dokuza.
Nedir kanıtınız diyorum, “ellerindeki haritalarmış.” Kimsede o kadar detaylı harita yokmuş.
Bakıyorum bizim David’in haritasına (otostopçu olarak alıp sonra ahbap olduğumuz İsrailli arkadaşımız) benim haritamın büyütülmüş ve PVC kaplanmış hali. Ek olarak üzerinde trek rotaları var. Ordan oraya 7 saat, buradan buraya 5 saat. Bildiğin dağcı haritası.
Ama yooook. Bir İsrailli’nin elinde harita varsa muhakkak çok ama çok kötü niyeti vardır.
İyi peki diyorum ne yapacaklar?
Biri, “maden arıyorlar” dedi. Bizim bilmediğimiz ama onların bildiği çok mühim bir maden varmış Karadeniz’de. Hepsi trek mrek, dağcılık mağcılık ayaklarıyla birer ikişer taş götürse bizim dağlardan, olurmuş 100 tır maden.
Biri “bitki götürüyorlar” dedi. Bizim bitkilerin değerini anlamışlar, koparıp koparıp götürüyorlarmış. Yine aynı laf: Hepsi birer ikişer tutam ot götürse...
Ne yapacaklar ulan otumuzu dedim, genetiği ile oynayacaklarmış! Öyle yapıp ne olacakmış peki? İşte bunu bir bilseler bilirlermiş yapacaklarını ama İsrailli’nin ne yaptığını kimse bilmezmiş. (Komplo teorisi mantıklı bir yere bağlanamayınca da böyle bir muammaya bağlanır zaten hep)
Biri daha ileri gitti ve pek yakında işgalin başlayacağını söyledi. En küçük bir şüphesi yok: “Vaat edilmiş topraklar esasen Karadeniz. Kutsal kitaplarını yeniden yorumlamışlar, bakmışlar söz edilen yer Filistin değil, Kaçkarlarmış. Turizm ayaklarıyla geliyorlar ama hepsi ajan.” Aynen böyle dedi.
Bu arada tam önümüzde koca popolu hayli geçkince bir İsrailli kadın mutluluk içinde dondurmasını yalıyordu şapırdata şapırdata.
“Bu mu?” dedim, “Mossad ajanı? Heh. Emin misin?”
“Tabi tabi” dedi. “Mahsus böyle salak görünümlüleri yolluyorlar. Belli olmasınlar diye!”
Ne diyeyim.. Yalçın Küçük “soyadı M ile başlayanlar Mars’dan gelmedir” dese yeridir yani. Bizim millet her tür zokaya gelir durumda.
Bu yazı toplam 7 defa okundu.