02 Aralık 2008 Salı 18:45
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Mutlu Tönbekici
Otostopçu eşlikçilerimiz ve bonkör memleketimiz
01 Eylül 2008 Pazartesi
Mutlu Tönbekici   e-posta : mutlu.tonbekici@gmail.com

Artvin’den geriye doğru yaptığımız Karadeniz gezimizin 26. günündeyiz. Çoktan evimizde olmamız gerekirken ancak Kastamonu’ya varabilmiş durumdayız. Program gerisinde kalma rekorları kırmakta üstümüze yok...

Şu an Kastamonu’nun harikulade bir konak oteli olan Toprakçılar Konağı’nda yazmaktayım. Bilen bilir, Kastamonu’nun konakları da Safranbolu’dakiler kadar güzeldir aslında. Daha doğrusu güzelmiş, Yazık ki Safranbolu’dakiler kadar çok değiller. Çoğu gitmiş. Geriye kalanlar arasında restore edilip otel olan sadece Toprakçılar Konağı. Kastamonu’ya gelmeyi düşünen zevk sahibi insanlar için tek adres. Nefis bir yer. (0366 212 18 12. www.toprakcilar.com)

Dün Sinop’tan Kastamonu’ya doğru giderken iki otostopçu aldık. Karadeniz’de insan ister istemez sürekli insan taşıyor zaten. Allah’ın dağında biri el ediyor, hangi vicdan durmadan geçebilir ki? Arabamıza en az 25 kişi binip inmiştir gezinin başından beri. Aynı amcayı iki kere aldığımız bile oldu. Hatta bir seferinde bir cenazeye yetişecek hamile bir kadın da aldık. Tamam ben burada ineyim dediği noktadan aha ben esasen şuraya çıkacağım dediği noktaya kadar yol o kadar dikti ki acıdık kadına, gideceği yere kadar götürelim dedik.. Ama çok saçma bir şey oldu. Bütün araçlar konvoy halinde cenaze evinin önünde dizildi ve biz o konvoyun arasında sıkışıp kaldık. Aradan çıkıp geri dönmek imkansız çünkü köy yolları bilindiği bilinmediği üzre tek araçlıktır. Önündeki araç bir cebe girene kadar geçemezsin onu. Aşağıda insanlar cenaze dramı yaşıyor, biz ise evin yukarısında “hiç tanımadıkları hamile bir kadını cenazeye yetiştirme hayrını işleyip sıkışıp kalma” dramını yaşıyoruz. On beş dakika sonra Manita Bey birine gidip durumu açıkladı, o da bir adet Öküzettin Ağbi çıktı.. Başladı bağırmaya. “Kimsin sen”, “niye geldin”, tabii ki “nerelisin” (bu soru sorulmadan muhabbet de paylama da tamamlanmıyor) “görmüyor musun cenaze var” “bekle biraz ne var”...

Hayır işlemek böyle tuhaf bir şey işte. Bonusun: Bir torba azar.

Bizim maceralar da birbirinden tuhaf. “Bıçak vermeyen lokantacı” “Yol vermeyen cenaze konvoyu”... Neyse sonunda laftan anlayan bir başka birine gittik, şoförlerin hepsi araçlara bindi, 1 km ötedeki cepte, bir mühendislik harikası hesaplama ile böyle acayip bir şekilden şekle girme ile bize yol verildi, 1 saatlik bir rötarla yolumuza devam edebildik.

Bu seferkiler köylü değil şehirli çocuklardı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okuyan bir kız bir oğlan iki öğrenci. Bizim gibi Artvin’lere kadar gitmişler. Sırtlarında çantaları, çadırları ve Yurt marka konserveleriyle tam 20 gündür neredeyse tek kuruş para harcamadan dolaşmışlar. Otostop yapa yapa, konuksever milletimizin evlerinde kala kala... Biz de haliyle bir yemek ısmarladık tabii. Sonra da Kastamonu’nun dışında bir mesire yerinde kamp kurduk yan yana. Sabah Karabük yoluna bıraktık onları, herkes kendi yoluna gitti.

Demek istediğim memlekette böyle bir şeyin HÂLÂ yapılabiliyor olması mutlu etti bizi. 30 yıl öncesi için söylenirdi bu. Başlarına sadece bir kez taciz olayı gelmiş, gerisi sulh içinde geçmiş.

Durum şimdilik budur. Gastamonu’dan sevgiler.

Bu yazı toplam 4 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.59411.6018
Euro2.01632.0260
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu