02 Aralık 2008 Salı 17:14
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Hasan Cemal
Beyaz Saray'dan çıkan sonuç: PKK'nın tasfiyesi süreci
10 Kasım 2007 Cumartesi
Hasan Cemal   e-posta : h.cemal@milliyet.com.tr

Sonucu, günlerdir merakla beklenen Beyaz Saray daki Tayyip Erdoğan-George W.Bush görüşmesinden "olması gereken" çıktı. Hatta, "olabilecek en iyi sonuç" çıktı.

 

"Kötü" sonuç çıkması ihtimali var mıydı?

Evet, vardı. Şu iki sonuçtan biri çıkabilirdi ve her ikisi de "kötü" olurdu:

1- Türkiye nin Washington daki görüşmeden, ABD ile "ipleri kopartacak"

cinsten bir duyguyla ayrılması ve Türkiye için "büyük tuzak" olacak Kuzey Irak a yönelik "büyük çaplı bir kara operasyonu"na mecbur kalması;

2- Türkiye nin ABD ile birlikte PKK ya karşı hiçbir şey yapamayacak olmasını yani "eylemsizliği" getirecek, yeni "oyalama vaatleri"yle görüşmeden çıkması.

Her ikisini ya da ikisinden birini ortaya çıkaracak bir sonuç yerine "en optimal" sonuçla bitti Erdoğan-Bush görüşmesi.

Erdoğan-Bush görüşmesi günü Akşam gazetesinde yayımlanan söyleşimde, çeşitli vesilelerle bu köşede ve çeşitli televizyon ekranlarında dile getirdiğim "senaryolar"dan söz etmiştim ve "üç senaryo"dan birincisi olarak şöyle

demiştim:

"ABD, kısa süreli ve sınırlı bir alanı kapsayan bir operasyon için yeşil ışık yakabilir ve Bunun için lojistik ve istihbarat desteği veririz

diyebilir ki, bu en iyi ihtimal."

Olan da budur.

 

***

 

New York Times gazetesi dünkü sayısında görüşmenin ardından "Beyaz Saray, Amerikan yetkililerinin Kuzey Irak taki Kürt (PKK) mevzilerine sınırlı darbeler diye tanımladığı operasyonun olabileceğine karşı çıkmadı" diye ilginç bir "bilgi" iletti.

Türkiye, tahripkâr sonuçları önümüzdeki yıllara yayılabilecek çok tehlikeli boyutlar içeren bir "kriz"in kapısından döndü. Hatta, şunu -abartmalı gözükse bile- diyebiliriz ki, 1 Mart tezkeresinin Türk-Amerikan ilişkilerinde verdiği hasar ve Türkiye nin Kuzey Irak a ilişkin "hareketsiz seyirci" kalması durumu, tümüyle değilse bile, 5 Kasım Erdoğan-Bush görüşmesi sonucunda büyük ölçüde aşıldı.

ABD Başkanı nın üzerine basa basa "PKK, ABD nin düşmanıdır" diye ilan etmesi küçümsenecek bir gelişme değil. PKK, önceki günden itibaren bir "yeni sıfat"

kazanmıştır: ABD nin düşmanı.

PKK cinsinden bir silahlı grup için "ABD nin düşmanı" sıfatının, "ölümcül"

bir etki yaratması kaçınılmazdır.

Peki, bu "düşman"a karşı "elle tutulur" adımlardan söz edebilir miyiz; yoksa bu lafta kalmaya mahkûm öylesine söylenmiş bir söz olarak mı kalacak?

Bush un sözlerine kulak verelim:

"PKK dan korunmak için birlikte nasıl çalışacağımız üzerine konuştuk. Daha iyi bir istihbarat paylaşımı üzerinde durduk. İnsanları öldürenlerin peşine düşmek için iyi istihbarata ihtiyacınız vardır. Ve askerlerimizin sürekli temasta bulunması gereği üzerinde durduk. Bu amaçla Başbakan ve ben, üçlü bir düzenleme kararı aldık, onun ordusunun iki numarası bizimki ile ve General Petraeus la temasta bulunacak."

Bu düzenleme, 14 ay önce emekli General Ralston un Washington, emekli Orgeneral Edip Başer in Ankara tarafından atanarak, Bağdat taki Irak Güvenlik Bakanı ile birlikte, hiç işlemeyen bir "eşgüdüm mekanizması"

oluşturmasına benzemiyor. Bu "operasyonel" bir düzenleme. Görev başındaki muvazzaf unsurların, Irak ta yani sahadaki bir numaralı Amerikalı komutan General David Petraeus ile birlikte "operasyonel" bir çalışma birimi kurması anlamına geliyor.

Bush, ayrıca, "Başbakan a Irak ın Kürt bölümündekilerle çok dikkatli ve yakın biçimde, bu kişilerin (PKK) hareketine karşı koymak PKK liderliğinin yerini belirlemek ve faaliyetlerini durdurmak için birlikte çalıştığımız konusunda güvence verdim. Bu yöndeki ilk adım askerlerin serbest bırakılmasıdır" dedi.

Yani, ABD, bugüne dek olmadığı biçimde "PKK ile mücadele"nin içine adımını atmıştır ve bu, bir bakıma, zamana yayılacak olsa bile "PKK nın tasfiyesi süreci"nin başlangıcına işaret ediyor.

 

***

 

Bu noktada, Başbakan Tayyip Erdoğan a da "hakkını teslim etmek" gerekiyor.

Tayyip Erdoğan, herhangi bir siyasi liderin altından kolay kalkamayacağı çetin ve karmaşık boyutlar taşıyan bir "kriz"i olumlu sonuca doğru yönlendirmek anlamında başarılı yönetmiş sayılmalıdır.

Nitekim, İngiltere nin en nüfuzlu, ciddi gazetesi The Times, dün, bakın ne

diyordu:

"Kamuoyu nezdinde, Başkan Bush ve Türk Başbakanı Recep Erdoğan arasındaki dünkü görüşmenin içerdiği tehlikelerden daha fazlası pek ender

görülebilirdi: PKK gerillalarını zaptürapt altına almak için işlerliği olacak bir plan üzerinde anlaşamamak, ABD ile Türkiye arasındaki 56 yılık askeri ittifakı, Kuzey Irak ın istikrarını ve Irak ın kendisinin bütünlüğünü riske sokacaktı... Başarı, Türklerin PKK cinayetlerine karşı tutuşan öfkesi sonucunda Türk birliklerinin Irak ın kuzey sınırına yığıldığı ve çatışmanın kaçınılmaz gözüktüğü iki hafta öncesinde, birçoklarının umut edemeyeceği ölçüde, şimdi, mümkün gözüküyor. Başbakan Erdoğan ın kendisi, direnci ve diplomasisi ile övgüyü hak ediyor."

Bush, görüşme sonrasında, kameraların önünde Tayyip Erdoğan a "Size gösterdiğiniz liderlikten ve ülkenizin ortaya koyduğu güçlü örnek olma halinden ötürü teşekkür ediyorum. Ve sizi ve partinizin oldukça çarpıcı

(seçim) zaferinizden ötürü tebrik etme şansını kullanıyorum" diye hitap etti.

Geldiğimiz noktada, kimse "yanlış" yapmasın; Washington, daha doğrusu, bizzat Bush, AK Parti sivil iktidarını "tescil" etmiştir, böylece ve ayrıca "olağanüstü hal" uygulamasına giden Pakistan daki Pervez Müşerref rejimine eleştiri getirerek, Müşerref in üniformasını çıkarmasını isteyerek ve Türkiye yi Pakistan a örnek olarak göstererek, Türkiye nin rejimi üzerine düşürülen "sivil-asker tartışması"na nokta koymuştur.

Türkiye, Washington da sadece PKK ya karşı ABD yi "kazanmak"la kalmadı; Beyaz Saray görüşmesi, bir de Türkiye nin "iç rejim" tartışmasında AK Parti nin seçim zaferiyle oluşan iktidarını tahkim etmiş oldu.

Türkiye, PKK ya karşı içeride ve dışarıda daha rahat. Keza, Tayyip Erdoğan, PKK ya ve diğerlerine karşı...

Bu yazı toplam 10 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.58581.5934
Euro2.00522.0149
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu