Deveyi yardan uçuran şey sadece bir tutam ot değildir.. Uzun yaşama hevesi yüzünden aşırı gayrete girmek, kendine on sene yetecek barutu bir yılda harcamak yiğidi cephanesiz bırakır.. O zaman da say ki yaşarken öldün..
Evde oturmuşum.. O akşamki Bosna milli maçına yoğunlaşmaya çalışıyorum.. “Zıııırrrr..” telefon..
Arayan Yeşim..
Hemen gazetede bekleniyormuşum..
Amerika’da ünlenen kalp cerrahı Mehmet Öz bir laf etmiş.. Türkiye’nin orta yaş nüfusu birbirine girmiş.. Eeee?
Zafer Bey, eklerin paşası Gürsel Bey’e bir şey demiş.. O da öbürüne demiş.. Öbürü berikine sallamış.. En son buyurdukları kuyruk da beni arıyor..
Bu mesele hakkında görüşümü soruyor..
Bu mesele diye kayda geçtiğim laf şu.. “Yılda yüz kere seks yapın.. Genç kalın..”
***
Mesele hassas olduğundan belli ki gazete içinde kimse sorumluluk almak istemiyor.. Topu benim ayağıma atmaları bu sebepten..
Cezai ehliyetimiz yok ya!
Savcılar da okur da bizi “kafadan gayri müsellah” sayıyor.. O sebepten her türlü hezeyanı kâğıda dökmekte serbestim..
Ruh halime iyi geliyor.. Bir başka alternatif ilaçla tedavi diye biliyorum..
Nitekim “Bana iyi gelecek ilaçlar Brezilya’da satılıyor.. Parasının sigortadan karşılanmak üzere verilmesi..” deyip bir iki girişimde bulundum..
Sanırım inandırıcı gelmedi..
ÇOK ZOR GÖREV..
Bu kadar peşrevi gereksiz alınganlıklara ve istenmeyen tüylere sebep olmamak için yazdık..
Şimdi gelelim Mehmet Öz kardeşimizin lafına.. Daha doğrusu senede yüz kez seks yapın önerisine..
Haklı olabilir.. Doğru bir tespit yapmış olabilir.. Ancak eksiği var.. Yanlışı var.. Zamanlama hatası da yapmış..
Bakın yazının burasında Mehmet Öz’ü kırmadan “eleştiri” yapmak ihtiyacı doğdu..
Mehmet Öz bilmez ama ben kendisine aileden yakın sayılırım.. Babası, Allah uzun ömürler versin, Dr. Mustafa Öz babamın çok eski arkadaşıydı..
Çerkeş’te mi Şabanözü’nde mi aklımda kalmadı, hükümet doktoru olarak birlikte görev yapmışlar..
O zaman Doktor Mustafa Öz bekâr.. Babam evli ve orta yerde ben varım..
İş dışında geçen keyifli sohbet ortamlarında, pikniklerde Dr. Mustafa Bey beni hep kucağında gezdirirmiş.. Bana gösterdiği aşırı yakınlığın sebebi, çocuk sevgisi de olabilir bekârlıkta yaşanan bir “erkek çocuk sahibi olma” hevesi de..
Derken evlenmiş.. Mehmet Öz dünyaya gelmiş, Mustafa Amca da bir oğlan çocuğa sahip olma hevesinin karşılığını bulmuş..
Tam karşılığı mı?
Bunun cevabını benim vermem doğru olmaz ama dünyaya gelen her oğlan çocuğunun bir Selahattin Duman olamayacağı da ayrı bir gerçek..
Bu kadar olmuş işte..
***
Yine de olağanüstü başarılı bir çocuğun babası.. Hem de kendi mesleğini icra eden bir erkek çocuk.. Üstelik uluslararası üne sahip, Amerika’da parmakla gösterilen bir kalp cerrahı..
Gerçi kafayı biraz karnıbahara takmış görünüyor ama varsın olsun.. Karnıbahar hiç değilse nüfusu tehdit eden bir sebze değil..
Ama “Senede en az yüz kere seks yapın, uzun yaşayın..” lafı hem bünyeyi hem de dünyanın ekolojik dengesini tehdit ediyor..
TAMAM DA KİMİNLE?
Haydi bu lafı etti diyelim.. Ne diye bizim ahaliye duyuruyorsun?
Bu millet korunma tekniklerine aykırı gittiğinden nüfusu seksen milyona getirip dayadık, Bodrum’da villa dikecek yer bırakmadık..
Yiğitlerimizin çoğu hâlâ prezervatifi ağızdan mı alacak yoksa fitil olarak mı tatbik edecek, bir karara varamadı.. O yüzdendir ki aile planlama gönüllülerinin bedava dağıttıkları prezervatifler, hükümet büyükleri bir ile veya ilçeye gittiklerinde meydanları süslemek için balon niyetine kullanılıyor..
Diyelim ki erkeklerimiz ikna oldu.. Evde kendi halinde yün örgüsü yapan karılarının üzerine saldırtacaksınız da ne olacak?
Evdeki karılarına rahat, huzur vermeyecekler..
Bütün bunlar ne için? Erkeğin birkaç yıl fazla yaşaması için.. Oysa bu memleketin kadınının tek bir avantajı var.. O da erkeğini kendisinden beş on yıl önce imamın kayığına bindirmek..
Evli bir kadının bekârlıktan çıktıktan sonraki hayatının en mutlu evresi budur.. Erkeği yaşatma gayreti bu mutluluğu bozar..
***
Erkekler için de sakıncalı bir öneridir bu.. Çünkü tamamlanmamış, eksik bırakılmıştır..
“Yılda yüz kere seks” tavsiyesi tamam da kiminle? Eğer uzun yaşama tekniklerini elinin altındaki ahretlik üzerine tatbik edecekse soluğu yetmez..
Yılda yüz kere şurada dursun yirmi çıkartamadığından komplekse düşer.. Kahveye gider okeyde arkadaşına taş atmaz.. Maça gider hakeme bulaşır..
KURU KURUYA OLMAZ..
Ayrıca bilimselliği tarafımdan ispatlanmış bir gerçek var.. “İnsanın karısı on yıl sonra teyzesi olur..” tezi bu memlekette ilk kez tarafımdan kamuoyuna sunulmuştur..
Gerçi bu lafın sahibi bizim köyün önemli düşünürlerinden biridir.. Düşünce dünyasında hak ettiği yeri alamaması da bu lafı kâğıda döküp dünyaya duyuramadığı içindir..
Varsın olsun.. Köy yerinde atılan bu taş geç de olsa sayemde hedefini buldu..
Ünlü düşünür Alain de Botton bile benim yazımı okuduktan sonra “İlahi tüfek.. Attığın taşa bak.. Tuttuğun kuşa bak..” deyip tezimin hakkını vermiştir..
***
Diyeceğim o ki “Yılda yüz kere seks yapın..” tavsiyesi öyle kuru kuruya uygulanacak bir şey değildir..
Manevi kardeşim Dr. Mehmet Öz’e düşen şey bunun ayrıntılarını açıklamaktır..
Temsil “Sağlık söz konusu olduğunda farklı partner kullanmak caizdir..” şeklinde bir destek beklemek erkek milleti olarak hakkımızdır..
Bu kadınlarımızı da gereksiz yükten kurtarır..
Herif eve gelip de “Hanım su ısıt” dediğinde “Ne suyuymuş.. Boşuna iş çıkarıyorsun” diye söylenmelerine gerek kalmaz..
Heriflerini de “Hanım sen suyu koy hele.. Olursa olur suyu.. Olmazsa pilav suyu..” demek zorunda bırakmazlar..
Bu yazı toplam 17 defa okundu.