02 Aralık 2008 Salı 15:48
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Selahattin Duman
Evliliği kurtaran tek formül: Ebedi küslük
07 Aralık 2007 Cuma
Selahattin Duman   e-posta : sduman@gazetevatan.com

Evlilik tuzağına düşmüş yiğitlere “Gün bugündür.. Hemen küsün..” demiyorum ama huzuru bulmak için ellerindeki bu tek seçenek üzerine biraz düşünmelerini istiyorum.. Operasyonun artıları da
eksileri de var.. Tartmak lazım..

Modern çağın ilişki gurularına göre “evlilik olayının” basit formülleri var..
Evliliğin mutluysa, mutlusundur.. Eğer bu mutluluk kadın bilirkişilerin mutluluk tarifine uymuyorsa yine yandın..
İyi bir ilişki gurusunun görevlerinden biri de yolunda giden bir evliliği yoldan çıkaracak formülleri bulup, hayata geçirmektir..
“Sevgililer Günü..” bunun için var mesela..
O gün geldiğinde görücü usulü evlendiğin karın, medyanın etkisiyle senden bir farklılık bekler.. Bulamadı mı niza çıkarır..

YIKICI ETKİLER..

“Sevgililer Günü..” birbirlerinin çekim alanına giren genç bir erkek ile genç bir kızı ilgilendiriyor..
Bu özellikler üzerine bina edilmiş özel bir gün..
Bunu kalkıp da evlilere kadar yaymanın ne mânâsı var diye soran çıkabilir..
Ancak “ilişki gurularının” yıkıcı faaliyetlerini bilmiyorlarsa işin içinden çıkamazlar..
O halde “Evliliğinde mutluysan, mutlusundur..” tarifi medyanın olmadığı zamanlar için geçerli.. Bugünün güvenilir halleri değil..
Evliliğin zaten berbatsa yapacak bir şey yok.. Yiğit kısmının elindeki seçenekler sınırlı.. Her şeye rağmen dayanmak, boşanmak, evden kaçmak ve cinayet..
Gerçi ikinci bir evlilik gibi ara formüller de var ama pahalı..
Peki böyle durumlarda “Elimizde fazla seçenek yok” deyip kaderimize razı mı olacağız? Yoksa başka çareler mi arayacağız?


***


Uşak ilinin Derbent Köyü’nde mukim seksen yaşındaki Celal Bey’in bir türlü geçinemediği yetmiş sekiz yaşındaki karısı Fadime Hanım’a karşı uyguladığı teknik çok çarpıcı..
“Ebedi küslük..” diye formüle edebileceğimiz bu uygulama bugüne kadar kusursuz işlemiş..
O yüzden de erkek dünyası için muhteşem bir tecrübe değerinde..

KARARLILIK ŞART

Celal Bey ile Fadime Hanım elli dört yıldır evli.. Birbirlerinden hiç ayrılmadan aynı çatı altında yaşamışlar..
On üç çocukları olmuş.. Dokuzu hayatta ve çocuklarından toplam otuz iki torunları var..
Yirmi yıldır küsler ve bu süre içinde birbirleri ile hiç konuşmamışlar..
Evliliğinde “Kararlılık 1988 Tatbikatı”nı yirmi yıl önce başlatan ve huzuru bulduğunu söyleyen Celal Bey durumu şöyle anlatıyor:
“Çok dövüşüyoz.. Sonra barışıyoz.. Her büyük dövüşten sonra barıştık.. Hepsinden de gebe kaldı.. Bunlardan on üç çocuğumuz oldu..”
Anlaşılan o ki Fadime Hanım’ın menopoza girmesi ile büyük kavgaları tatlıya bağlama imkânı da ortadan kalkmış..
Bakmışlar olacak gibi değil.. “Küs kalalım..” demişler.. Küsüş o küsüş.. Yirmi yıldır firesiz sürüyor.. Aynı çatının altında oturmaya devam ediyorlar..
Herkes kendi yemeğini yapıyor.. Kendi çamaşırını yıkıyor.. Kendi bölgesini temizliyor..
“Sevgililer Günü” geldiğinde kimse kimseyi kutlamak zorunda kalmıyor..
Evlilikte ebedi huzurun formülünü böylece açıklayan Celal Bey’in bundan böyle de barışmaya niyeti yok.. Gerçi Fadime Hanım da aynı kararlılıkta..
Eğer birinden birine emr-i hak vaki olursa, ayakta kalan, yatay duruma geçeni uğurlarken el sallayacak..


***


Şimdi okumuş yazmış takımı bu formüle dudak bükebilir.. “Senin o dediğin köy yerinde geçerlidir.. Şehirde yaşayınca ne yapmalı?” diyebilir..
Çok şükür üzerimizde “ilişki gurusu” türünden taşıyamayacağımız bir sıfat yok..
Biz araştırmacı gazetecilik yapıyoruz.. Bir laf ettiğimiz zaman da hem deliliyle ortaya çıkıyor hem de sonuna kadar arkasında duruyoruz..

BU DA ŞEHİRLİSİ..

“Ebedi huzur” konusunda vereceğim diğer örnek şehirden olduğu gibi okumuşlar türünden.. Okumak da profesörlüğe kadar.. Daha yukarısı evliyalık onun da kadrosu yok..
Allah gani gani rahmet eylesin Bülent Ecevitimiz’in kayınpederi Namık Zeki Aral ülkenin yetiştirdiği büyük maliyecilerdendi..
Algıda seçici davranan okurlarım için yazmış olayım.. Profesör Namık Zeki Aral bu durumda Rahşan Ecevit’in babası oluyor..
Çok titiz, dikkatli, vatansever bir adamdı.. Londra’da okuyan oğluna elden mektup gönderdiği zaman bile “devlet zarar etmesin” diye zarfın üzerine posta pulu yapıştırırmış..
Sonra “Olur da benim oğlan şeytana uyup bu pulu bir daha kullanır” fikriyle üstünü kalemle çizermiş..
Böyle bir adam işte.. Tutmuş eşi hanımefendi ile bir tartışmalarından sonra küsmüş..
Bakmış ki küs halindeyken çok huzurlu.. En azından evde cevap yetiştirmek zorunda kalacağı bir durum olmuyor..
Küskünlüğünü devam ettirme kararı almış..


***


Aileyi yakından bilenlerden dinlemiştim.. Galiba evleri Ankara’nın Bahçelievler semtindeymiş..
Aynı evde tam on üç sene, emr-i hak vaki olana kadar küs oturmuşlar..
Namık Zeki Bey okumuş bir adam olduğundan bu ebedi küslüğü bulduğu formüllerle daha da renkli hale getirmiş..
Evi ortasından bölüp bir perde asmış.. Kendi egemenlik alanını ilân etmiş..
Kimse kimsenin egemenlik alanını ihlâl etmediğinden sistem takır takır işlemiş.. Allah rahmet eylesin.. Bu denemesi ile erkek milletinin de önünü açtı..
Görüyorsunuz işte..
Köydeki Celal Dayı da şehirdeki Namık Zeki Beyefendi de ebedi huzuru aynı yöntemlerle buldular.. Hem de birbirlerini hiç tanımadıkları halde..
Demek ki akıl için yol birdir..
Önemli bir uyarı: Bu tekniği uygulamaya niyetli olanlar için yazıyorum..
Evdeki egemenlik alanınızı belirlemek için perde kullanın.. Belgesellerde gördüğünüz yöntemi denemeyin.. Hijyenik olmaz..
Bu yazı toplam 46 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiş...
            Son Yazıları     Yazara ait son 100 adet yazı.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.58581.5934
Euro2.00522.0149
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu