Meclis adamlarının sağlık konusundaki yasağı bir numaralı konumuz.. Olayın yürek burkan tarafları var.. Bence ahalimiz yine de bu yasağa tepki göstermeyecek.. Hatta çıkarılan yasayı başlangıç olarak kabul edip, sevincinden bir sigara daha yakacak..
Yüzde doksanı iki kişi tarafından seçilen Büyük Millet Meclisi’nin değerli üyeleri sigarayı yasaklamak için hamlesini yaptı..
Hayırlı olsun..
Yaptıkları bu anlamlı hamle sayın milletvekillerimizin başını yer inşallah..
Görüşülen yasa tasarısına göre sigara barlar ve lokantalar dahil her yerde yasaklanacak..
Otellerde de içemeyeceksin.. Şehir hatları vapurunun açık kısmında da.. Belki maçlarda da..
Kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenen “kerhane” nam umumi birleşme evlerini yasak kapsamına alınacak mı bilinmiyor..
***
Bence kerhanelerimizin de “sigara yasağı” kapsamına alınmasında yarar var..
Çünkü bu ahaliyi bilirim.. Kısm-ı umumisinin meşrebi bozuk olduğundan iki nefes fazla çekebilmek için oralara dadanır.. Aile şeyi bakımından iyi olmaz..
Bana sorarsanız.. Şahsen Meclis adamlarının sigarayı yasaklama gayretini çok yerinde buluyorum..
SAĞLIKLI NESİL
Yüzde kırkı “Ne iş olsa yaparım abi?” lafından medet umarak yaşamaya çalışan bu nüfusun ömrünü uzatma gayreti bana da çok hayırlı bir iş olarak geliyor..
Sigarasız bir hayat sağlık demektir.. Dolayısı ile insanın ömrünü durduk yerde sekiz on yıl uzatır..
Bu da insanımıza “Ne iş olsa yapabilmek için..” nereden baksanız sekiz on yıl daha kazandırır..
Bundan ömürleri uzayacak olan Taksim Magandaları da sebeplenir..
Fazladan idrak edilecek sekiz on yılbaşı sayesinde daha çok turist kızın kıçını sıkma etkinliği yapabilirler..
Kıçı sıkılacak turist kız bulamayanlar da internet-cafe’lere gider.. Piyanist Fazıl Say’ın sitesini bulup internet üzerinden bol bol küfür ederler..
İnternet-cafe’lerde artık sigara içilmeyeceğinden sağlıkları olumsuz etkilenmez..
***
Ben sigara yasağının sonuçlarından çok uygulamanın nasıl yapılacağını merak ediyorum..
Bu da bütün Osmanlı yasakları gibi üç gün mü sürecek yoksa hayatımızda kalıcı bir yer mi alacak?
Olayı ahalinin meşrebi bakımından irdelemekte yarar var..
Benim “Klonlanmış koyundan daha uysal ahalim..” geçmişte yaptığı gibi bu yasağa çok kızacaktır..
Ancak bu yasağı başına saranlara sandık başında tepki göstermek yerine, yasayı uygulamaya çalışanlarla mücadeleyi esas alacaktır..
EKSTRA VERGİ
Her ne kadar ahalim koyun kadar uysalsa da “yasak delme” söz konusu olduğunda yaratıcılıkta üzerine yoktur..
Tahminim, yasağı uygulama konusunda görevlendirilecek elemanlar bu mücadelenin temel hedefi olacaktır..
Onların da yüzde sekseni sigara tiryakisi olduğundan memleketimizde yeni ve kârlı bir sektör açılacağını müjdeleyebilirim..
Öte yandan sigaradan nefret eden bir kesim de var.. Kimine göre sigara içmek dünyanın en berbat işi..
***
Adam dokuz, on yaşındaki oğlunu sokağın ortasında öldüresiye dövüyormuş..
Sağdan soldan yetişip çocuğu zor bela elinden almışlar.. Kafası gözü patlamış bebeyi bir kenara, burnundan soluyan babayı bir kenara çekmişler..
Biri “Ula ne etti bu bebe de böyle dövirsin?” diye sormuş..
Baba öfkeden ağlamaklı bir sesle içini dökmeye başlamış..
“Hırhızlıh etmiştir.. Yalan söylemiştir.. Ehlaksızlık etmiştir.. Namısımızı ayahlar altına almıştır.. ”
Dinleyenlerden birinin sabrı tükendiğinden “De get la zalim.. Elin kırıla..” deyip babanın lafını kesmiş..
“Bende çocuh cıgara içiy sandım..”
HERKESE FAYDA
Toplumsal olarak sinir katsayımızın bu yasakla sekize ona çarpılacağı belli..
Ahalinin yüzde sekseni, izlediği mafyatik dizilere duyduğu hayranlıktan dolayı kendisini “psikopata bağlamış” durumda..
Yolda birine çarptın mı yanarsın.. Adam belindeki makinayı çıkarıp “pardon” diyene kadar seni kurşun manyağı yapıverir..
Kimsede “can aldım, boşu boşuna öldürdüm..” türünden ahlaki, vicdani kaygı kalmadığı gibi tek tip mazeretleri de hazır..
“Filanca diziden heveslendim..”
“Aferin.. Ajansı arayalım da seni cast listesine alsınlar.. Bu arada sen birkaç yıl cezaevinde dinlen..”
Şimdi sen bu ahaliye “Sigara içme, sağlıklı kal..” diyorsun.. Nikotinsizlik başa vurduğunda çevreye vereceği rahatsızlığı hesaba katmıyorsun öyle mi?
Eğer bu yasak “Rahşan affından” daha çok hasara sebep olmazsa ben bir şey bilmiyorum..
Ömür uzatma gayretine saydığım sebeplerden dolayı baştan beri karşıyım..
O yüzden olacak.. Çağdaş bir sağlık sigortası olmayan, doğru dürüst sağlık politikaları bulup hayata geçiremeyen bir toplumda “sigarasız hayattan” ne beklendiğini de tam anlamış değilim..
***
Yaşı sekseni aşmış iki arkadaş kahvede buluşmuşlar.. Sigarayı yıllar önce bırakmış olan başlamış yakınmaya..
“Valla arkadaşım, şu sıralarda hiç iyi değilim..”
“Ne oldu, yine neyin var?”
“Valla başım devamlı ağrıyor.. Dizlerim tutmuyor.. Doktora gittim kalp yetmezliği başlamış.. Romatizma desen iki damla yağmur düşse azıyor..”
“Vah vah!”
“Ama sigarayı bıraktım ya! Maşallah ciğerler iyi.. Ya senin durumun?”
Soruyu alan cebinden paketi çıkarıp bir tane yakmış.. Dumanı havaya saldıktan sonra anlatmaya başlamış..
“Ben senin kadar kötü durumda değilim.. Bebek gibiyim..”
Öbürü sinirlenmiş..
“Ulan nasıl bebek gibisin? Hırlar gibi nefes alıyorsun.. Ağzında diş kalmamış.. İki büklüm olmuşsun..”
Tiryaki kuyruğu dik tutacak ya! Sigarasından bir nefes daha çektikten sonra cevabını vermiş..
“Olabilir.. İki büklüm geziyorum, nefes alırken hırlıyorum.. Ağzımda da diş kalmadı.. Yine de bebek gibiyim.. Biraz evvel altıma..”
Bu yazı toplam 16 defa okundu.