|
|
Türkiye’nin kelle hesabı bu mudur?
23 Ocak 2008 Çarşamba
Selahattin Duman e-posta : sduman@gazetevatan.com
|

Hükümet adamları kendilerinden emin..
“Tek tek saydık.. Şu kadar insanımız var.. Hesap ortada..” diyorlar.. Vatandaş dudak büküyor.. Muhtarlar Derneği itiraz ediyor..
Ben hiç inanmıyorum..
Bir daha saysınlar..
Aha buraya yazıyorum..
Bizi Avrupa Birliği’ne almazlar.. Neden mi? Adamlar günü geldiğinde bizi karşılarına alıp soracak:
“Kaç kişisiniz? Kaçınız erkek, kaçınız kadın? Memlekete ne kadar insan, ne kadar davar, ne kadar sığır var?”
Avrupalı böyledir.. Her şeyin envanterini ister.. Bırakın insanı, sığırı, davarı.. Tavukların bile hesabını sorar..
***
Vaktiyle İtalya’da “Sivrisinek öldürmenin etik olmadığını” savunan bir grup insan türemişti..
“Sivrisineklere özgürlük..” sloganıyla ortaya çıktılar..
Ne kadar haşarat öldürücü şey varsa lanetlediler.. Sonunda sivrisinekler kurtuldu..
Şimdi oranın hükümet adamları sivrisinekleri sayıyor.. İki vakte kadar kaçının dişi kaçının erkek olduğuna kadar ilân ederler..
HESAP ŞAŞTI..
Biz kelle hesabını tutturamıyoruz.. Bilgisayara adam kaydetme akıllarını yeni getirdiklerinde kabaca bir hesap yaptılar..
Memleket nüfusu on üç milyon eksik çıkmıştı..
Yüreğimiz de ağzımıza gelmişti..
Bunun yarısı erkek olsa altı milyon küsür koç yiğit kaybı demektir ki bünye kaldırmaz..
Sonra bir daha saydılar.. Eksik yedi sekiz milyona düştü.. Son ve kesin sayımdan sonra hakiki rakam ilân edildi..
Yetmiş milyon kelle.. Beş yüz seksen altı binlik küsuratı da var..
Tek başına İstanbul on iki milyon beş yüz yetmiş üç bin..
Yazının girişine dönersek.. Diyeceksiniz ki “İşte rakamlar.. Avrupa’nın adamı sorduğunda bülbül gibi sayarız..”
Tabii burada bürokratlara da iş düşüyor.. Avrupa’nın adamı sorduğunda şaşırmadan cevap verebilmek için il nüfuslarını çarpım cetveli gibi bellemeleri lazım..
Diyelim ki onu da bellediler.. Yine faydası olmayacak..
***
Onlar bize “İyi saydınız mı?” diyecekler.. Biz “İyi saydık.. Hesabımız budur..” cevabını vereceğiz..
Bu sefer gazete haberlerini burnumuza dayayacaklar:
“Saydınız da bunlar ne?”
Burnumuza dayayacakları şey muhtarlarımızın sayım sonuçlarına itiraz haberi olacak..
TELEFAT FAZLA..
İstanbul’un en kalabalık mahallelerinin muhtarları aralarında toplaşmış..
“Bizden bu kadar eksik sayıldı, sizdeki zayiat ne kadar?” diyerek meşveret etmişler..
Biri kağıt kalem çıkarıp, beyan edilen eksikleri cem etmiş..
Bakmışlar ki sadece İstanbul ilinden sayılmadığı bildirilen vatandaş sayısı beş yüz doksan altı bin kişi..
“İstanbul’da listeye alınmayanların sayısı..” memleketin kırk yedi ilinde oturanlardan fazla..
Hem de il merkezinden en ücra yerdeki köyünün toplamından..
Sadece Kadıköy’de kırk yedi bin nüfus sayımı zayiatı var ki Bodrum’un ilçe merkezi nüfusunu yüzde elli geçiyor..
Buyrun bakalım.. Verin Avrupalı’ya cevabınızı..
Adamlar bir de “Doğru dürüst sayım yapana kadar size Avrupa vatandaşlığı yok..” dediler mi yanarız..
Bu iş elli sene geriye gider..
***
Hükümet adamları yetmiş milyon sayısını tutturmuşlar ona şişiniyorlar..
“Çok hayati bir sistem değişikliği yaptık..”
Bravo! Yeni sistemde sadece İstanbul’un kaybı yarım milyondan fazla..
Daha evvel iki üç kez bu konuyu didiklemiştim..
“İstanbul’un nüfusu bilinmiyor.. Dünya durdukça da bilinmeyecek..” demiştim.. Övünmeyi sevmem.. (Beni mükemmel yapan özelliklerimden biri de budur..) Ancak haklı çıktım..
MESLEK BİTMİŞ..
Bu arada gazete yönetimlerini de tebrik ediyorum..
Böyle nüfus sayımına böyle gazetecilik..
Oturmuşlar sonuçları sayfa sayfa irdelemişler.. Şu kadarı köylü, şu kadarı şehirli.. Şu kadarı erkek, şu kadarı kadın.. Yaş dökümü bile var..
Bir tek il merkezlerinin şimdiki nüfusunu gösteren tablo gazetelerde yok.. (Bizimki de dahil..)
Köyüyle, yaylasıyla, mezrasıyla, beldesiyle, kasabasıyla Afyon’un nüfusu 701 bin, Tekirdağ’ın 728 binmiş..
Bana ne?
Sen bana il merkezinin nüfusunu niye söylemiyorsun? Ben oraya gazete satıyorum.. Oraya mal ve reklam ulaştırıyorum..
Vatan’ı, Hürriyet’i, Miliyet’i, Sabah’ı, Posta’sı.. Hiçbirinde il merkezlerinin dökümü yok..
Demek ki ben Yönetim Kurulu Başkanı olup faal gazeteciliği bıraktıktan sonra bu meslek bitmiş..
Meydan internetteki tavalara, tencerelere kalmış..
Yetkim var.. Arayacağım gazete sahiplerini.. Onları bir yemeğe davet edeceğim.. (Hesaba karışmam..) Medyanın bu hallerini konuşacağım..
***
Bence işe genel yayın müdürlerinden başlamak lazım..
Her patron kendi gazetesinin genel yayın müdürünü karşısına diksin.. Elindeki o günün eksikli gazetesini rulo yapsın..
“Nerede benim memleketimin nüfus sonucu?” desin..
Cevap veremediklerinde o rulo gazeteyi pat pat kafalarına vursun..
Gör bakalım basın kendine çekidüzen veriyor mu vermiyor mu?
Memleketi ikide bir eksik sayan hükümet adamlarına ise bir yaptırımım yok..
Karışmıyorum işlerine.. Kendi hallerine bıraktım..
Bir eyyam uzaktan bakacağım.. Becerip beceremediklerini gözleyeceğim..
İşleri çorbaya çevirdikten sonra Mehmet Akif’ten bir şiir okuyup vatandaşın gazını almak yok!
SON ÇARE
Doğru nüfus sayımı için de son kez uyarıyorum.. Hatta bir de doğru sayım önerisinde bulunuyorum..
Tek tek sayamıyoruz. Elimizde iyi bir yöntem de yok..
Kayda geçen vatandaşın bir kulağını kesip, bir kenarda biriktirsinler..
Vatandaş sayısı yine nizalı çıkarsa oturup kulakları yeni baştan sayar, vakit kaybetmezler..
Gerçi vatandaşlar bu durumda güneş gözlüğü takamaz ama olacak o kadar! Onlar da her şeyi devletten beklemesin..
Bu yazı toplam 53 defa okundu.