"BM İçin Utanç Kaynağıdır"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye gitmeden önce yaptığı açıklamada “Salı günü BM Genel Kurulu’na hitap edeceğim. Mülteci sorunu ve 15 Temmuz’u anlatacağım” dedi.

Bu içerik 195 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye gitmeden önce yaptığı açıklamada “Salı günü BM Genel Kurulu’na hitap edeceğim. Mülteci sorunu ve 15 Temmuz’u anlatacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’taki BM Genel Kurulu’na katılmak için ABD’ye gidiyor. Ziyareti öncesi havaalanında açıklama yapan Erdoğan şu konulara değindi:

“Birleşmiş Milletler’in 71’inci genel kurul görüşmelerine katılmak üzere arkadaşlarımızla birlikte New York’a hareket edeceğiz. BM üyesi tüm devletlerin katılımı bekleniyor. Katılımcı ülkelerin büyük çoğunluğu görüşmelerde devlet veya hükümet başkanları nezdinde katılıyor. Ziyaretim sırasında bana Başbakan Yardımcımız Veysi Kaynak, Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ, AB Bakanımız Ömer çelik, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak eşlik ediyor.

Program kapsamında 20 Eylül Salı günü BM'ye hitap edeceğim. Ülkemizin BM'de oynadığı aktif rolün altını çizerek; Suriye ve Irak krizi, mülteci sorunu, tabii ki 15 Temmuz darbe girişimini değerlendireceğim. Bunu gerek genel kurulda gerekse ikili görüşmelerde paylaşacağım.

Türkiye bir taraftan 15 Temmuz darbe girişiminin yaralarını sararken bir taraftan Fırat Kalkanı operasyonunu yürütüyor. Sınırlarımız içerisinde FETÖ, DAEŞ, PKK gibi cinayet çetelerinin uzantılarına karşı başarılı operasyonlar gerçekleştiriyoruz.  Tabii burada YPG, PYD, bunları söylemeden geçemiyoruz.

Milletimizin bu ihanet karşısında ortaya koyduğu destansı direniş, gözlerin bir kez daha Türkiye'ye çevrilmesine neden olmuştur. Genel Kurul'a hitabım hem 15 Temmuz kanlı darbe girişimini, hem de 241 şehidimizin kanını döken FETÖ'nün tüm dünyaya en doğru şekilde anlatmama vesile olacaktır. Dostlarımızı uyarmaya devam edeceğiz. Her tarafta örgütün inine girmeyi sürdüreceğiz. Bundan sonra dünyanın hiçbir ülkesi, hiçbir bölgesi FETÖ'nün militanları için güvenli bir sığınak değildir, olmayacaktır.

Toplantıda ayrıca Dünya 5’ten büyüktür diyerek ortaya koyduğumuz reform ihtiyacını da yineleyeceğim. Yapacağımız toplantılardan en önemlisi Göç ve Mülteci akınlarıyla mücadele toplantısı olacak. Obama başkanlığında yapılacak bu toplantı, uluslararası toplumu ilave taahhütler üstlenmeye teşvik etmektir. Bu zirvede çalışma iznine sahip mültecilerle okuma iznine sahip mültecilerin sayısının 1 milyona çıkarmaya çalışacağız. Halihazırda dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkemizde bu açıdan önemli bir konuma sahiptir. Tek başına üstlendiğimiz bu sorumluluğumuzu tekrar dile getireceğiz.

Fırat Kalkanı Harekat kapsamında bu güne kadar yaklaşık 900 km2'lik alan terör unsurlarından temizlendi. Şu an bu hat Güney'e doğru ilerliyor. 500 km2'lik alanı güvenli bölge kapsamında değerlendirebiliriz. Cerablus başta olmak üzere Suriyeliler arındırılan bölgelere dönmeye başladılar. Sivil toplum kuruluşlarımız bu kardeşlerimizin her ihtiyacını karşılıyor. İnşallah güvenli bölgeler çoğaldıkça geri dönenlerin sayısı artacaktır.

Suriye sorunu artık sadece Suriyelilerin sorunu değildir. Bu kriz sonuçları diğer bölgelere yansımaları sebebiyle küresel bir boyut kazanmıştır. Suriye sorununu çözüme kavuşturma noktasında kaybedilen her dakika BM için utanç kaynağıdır. Tel örgülerin arkasına saklanarak bu soruna çözüm bulunmaz. BM başta olmak üzere insanlığın bu sorunun farkına varması gerekiyor. Mültecilerin mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında zirvenin hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Suriye'nin kuzeyinde bir PYD, yanında YPG ile bir bütünlük içerisinde bir terör koridoru oluşmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğimizi söyledik. Tel Abyad Arapların yerleşim bölgesidir. DEAŞ buradaki elde ettiği yeri kendisinden alarak PYD, YPG bunlara verdiler. Hedef neydi? Hedef Afrin ile bütünleşmek suretiyle Akdeniz'e açılmak. Gaziantep'teki patlamadan sonra ‘Artık yetti’ dedik. Koalisyon güçlerinin tamamına bunu söyledik. Menbiç operasyonudur ki biz kesinlikle ‘PYD olmayacak’ şeklinde belirttik. Menbiç Araplara aittir. Bunlar tuttular Menbiç'i PYD'ye aitmiş gibi gösterdiler. ‘Olmaz, yanlış yapıyorsunuz’ dedik,  ‘O iş 3-4 ay sürer’ dediler. Peki ne oldu? O iş 20 günde bitti. ‘Haklıymışsınız’ diyorlar. Bu bir şeyi değiştirmez ki? Bölgeyi bilen biziz. Bizi bir dinleyin; Biz NATO’da beraberiz.

Bize daha fazla ilerlemeyin diyorlar. İlerleyeceğiz. Nereye gitmemiz gerekiyorsa gideceğiz. Bizim buraları bize tehdit unsuru olmaktan çıkarmamız gerekiyor.

Bunu biz daha önce görüştük; ‘ 90-95 km2'lik enlemde, 40-45 km2’lik boylamda güvenli bölge oluşturalım’ dedik. Antalya'daki G20 zirvesinde Obama ile görüştük, kabul etti. Putin ile de görüştük ‘Eğit-donat, uçuş yasağı, güvenli bölge’ olmak üzere üç şart sunduk. Bunlar hem Suriyeli mülteci krizini çözer, hem de çıkışlar olur. Merkel'in bir sözü vardı, ‘Buraya 10 milyon Euro ayırırım’ dedi. E tamam, siz bize mali destek ayırın, biz konutlar yapalım dedik. Uygulamaya gelince hepsi kayboldu. Biz bu Suriyelileri ne yapacaktık? Oraya yerleştirmeye başlayacaktık. Şu ana kadar olmadı, temenni ederim ki bundan sonraki süreçte bunu gerçekleştiririz."

Haber: Yaren Yalçın
cumhurbaşkanı erdoğan birleşmiş milletler abd new york 15 temmuz fetö suriye ırak daeş pkk ypg
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500