Demirtaş da TEOG Tartışmasına Katıldı

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, TEOG tartışmalarına tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden yazdığı yazıyla katıldı.

Demirtaş da TEOG Tartışmasına Katıldı
Demirtaş da TEOG Tartışmasına Katıldı Ecem Şenol
Bu içerik 610 kez okundu.

Evrensel gazetesinde bir yazı kaleme alan Demirtaş bir partinin genel başkanı olan zat ‘istemiyorum’ deyince TEOG’un kalkıverdiğini ve eğitim sistemine müdahalenin ‘tekçi zihniyeti' alenen teşhir eden yönüne değinmeyeceğini ama Başkanlık modeli; doçentlik, stadyum isimleri, imam hatipler, Fethullah’a ne istiyorsa vermek, içeride ve dışarıda savaş, İsrail’le kanka olmak, Putin’e önce posta koyup sonra kardeşim demek vs. hepsi ve daha fazlası aynı zatın dudakları arasından çıkanlara göre belirlenirken kendini yeterince açığa vurduğunu ifade etti.

Eleştirmek iyi olduğunu, geliştirip, ilerlettiğini, fakat mevcut eğitim modeline karşı çıkarken ciddi bir alternatifi ortaya koyabilmek gibi sorumluluğu unutmadan bu eleştirileri yapmak gerektiğini belirten Demirtaş, eğitimcilerin, velilerin ve öğrencilerin katılımcı bir süreci işleterek yapacakları tartışmaların elbette belirleyici olması gerektiğini, ancak siyaset kurumunun da eğitim modellerine ve nasıl bir eğitim tartışmalarına bigane kalmasının düşünülemeyeceğini ifade etti.

Ekonomik modelle eğitim modeli birbirini tamamlayan ayrılmaz bir bütünün iki aşaması olduğunu ve toplum halinde yaşamaya başlayan insanların kendi aralarındaki iş bölümünü 'dayanışma' anlayışından çıkararak ‘yarışma’ anlayışına dönüştüren temel dinamiğin kapitalizm olduğuna değinen Demirtaş, insanlığın başına gelmiş olan en büyük felaket olarak tanımlanabilecek kapitalizm ve beraberinde bir salgın gibi insanlığı teslim alan kapitalist modernitenin sorgulanıp mahkûm edilmeden alternatif bir eğitim modelinin önerilemeyeceğini aktardı.

Temelde mutlu ve özgür insanlar, toplumlar yaratması gereken eğitimin, şimdilerde ‘yarışma’ kültürüyle en yakın arkadaşını, kuzenini, belki de kardeşini bile ‘ezerek, yenerek, geçerek’ elde edilecek başarı üzerine kazanılmış gönüllü kölelik ve mutsuzluk yaratmaktan başka da bir işe yaramadığına değinen Demirtaş, oysa dayanışmacı toplumda bütün işler ve meslekler eşit veya eşite yakın derecede kıymetli olduğuna değindi. Bir temizlik işçisi, bir fabrika işçisi, hademe, ayakkabı tamircisi ile cerrah, mimar veya avukat arasında sosyal statü ve kimlik farkı olamayacağını ve hepsinin toplumun bir arada yaşayabilmesi için hayati derecede önem arz eden bir iş bölümünü yaptıklarını ifade eden Demirtaş, bu mesleklerde gelir farkının da tıpkı statü farkı gibi bir uçurumla ayrılmış durumda olduğunu, ancak bunun da toplumsal işleyişin mecburiyetinden değil, kapitalizmin dayattığı mecburiyetten kaynaklı olduğunu dile getirdi.

 

HABERBOX ÖNERİYOR-MUTLAKA OKUYUNUZ

Eski Danışmanından Abdullah Gül 'Çıkış Hazırlığında' İddiası

 

 

Selahattin Demirtaş Eğitim Sistemi Yazı Açıklama Sınav Sistemi Kapitalizm Cezaevi TEOG Tartışma Eşitlik Gelir Dağılımı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500