'Erkek Dil' ve Kadın Siyasiler

Türk siyasetinde egemen olan 'erkek dil' ve bu söylemleri normalleştiren kadın siyasilerin oranları sağ ve sol partilerde ciddi oranda farklılık gösteriyor.

'Erkek Dil' ve Kadın Siyasiler
'Erkek Dil' ve Kadın Siyasiler Ecem Şenol
Bu içerik 1097 kez okundu.

Türk siyasilerinin 'cinsiyetçi' söylemleri listesi ne yazık ki oldukça kabarık olmasının yanı sıra siyasetin içerisinde aktif olarak yer edinen kadınların sayısı da Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde. Bu oran ilk meclis kurulduğu günden bugüne beklenen sayıya ne yazık ki erişemedi. Tüm bunlara rağmen bu ülkede bir kadın siyasetçi başbakanlık görevinde bulundu. Ama Nasıl?

Türkiye'nin ilk ve tek kadın başbakanı Tansu Çiller'in bu konudaki tavrı ne yazık ki kadın hareketi, özgürleşmesi yada kadın sorunlarına dair bir çözüm üretememenin yanı sıra 'erkek söylemler' de bulunan tüm siyasilerden farklı bir yerde tutulamadı. 1993-96 yılları arasında başbakanlık yapan ve merkez sağın önemli isimlerinden olan Tansu Çiller Türk siyasi tarihinde önemli pozisyonlarda bulunmasına karşılık kadın hareketinde ve ya feminist mücadelede adından söz edilemeyecek kadar aktif olmayan bir siyasetçi oldu.

Tansu Çiller örneğine benzer bir örnek olarak da Meral Akşener gösterilebilir. Özellikle son dönem Türkiye siyasetinde oldukça aktif olan Meral Akşener'in  ağzından kadın özgürlüğü ve sorunları adına tek bir kelime çıkmazken, namus söylemleri ve argoların eksik olmadığı görülüyor. Kendisine yönelik yapılan cinsiyetçi protestolara da sessiz kalmayı tercih eden Meral Akşener, Tansu Çiller örneğinde olduğu gibi kadın hareketi adına önemli isimlerden biri olamadı.

Peki ya bu kadar güçlü profil çizen iki kadının, kadın hareketi ve feminist mücadeleye bu kadar uzak olması ve hatta bu konuda hiç bir fikir beyan etmemelerinin altında ne olabilir?

Şuanki mecliste AKP'li 317 vekilden 31'i, CHP'den 133 milletvekilinden 17'si, HDP'den 58 milletvekilinden 24'ü ve MHP'den 39 milletvekilinden sadece 4 tanesi kadın vekil olarak seçildi. Bu düşük oranın özellikle sağ partilerde olması dikkat çekerken, bir de meclisteki aktif yer alan kadın siyasetçilerin de genellikle sol partilerde olduğu dikkat çekici bir nokta. Bu durum; AKP'li kadın vekil olan Sema Ramazanoğlu'nun tecavüz olayıyla ilgili yaptığı 'bir kereden bir şey olmaz' açıklaması gibi kadınlara, şiddete, çocuklara ve tecavüze olan bakış açısının sağ partilerde yeterince olgunlaşamadığını ispatlar nitelikte. 

Sağ Partilerin erkek egemen bir dil kullanmaları ve bunun parti içerisinde siyaset yapan kadınların da benimseyerek siyasi hayatlarında, tüm dünyanın ortak sorunu olan ''kadın problemlerini'' taşımamalarının altında yatan sebeplerden biri pekala olabilir. Özellikle yakın tarihte bir çok kadın siyasinin bu konuda fazlaca yanlış çıkışları oldu. Erkek siyasilerin yaptığı yanlış söylemlerin dışında özellikle kadın siyasilerin bu tavrı da oldukça rahatsız edici bulunurken, özellikle sağ partilerin içerisinde 'normalleşmiş' bir erkek dil kullanımına yönelik, bu partiler içerisindeki kadınların özellikle daha duyarlı olmaları bekleniyor. Ancak ne yazık ki, kadınlara hakaret eden isimleri eleştiren ve dava eden, bu konularda çıkışlarda bulunan isimler hep sol parti vekillerinden çıkıyor. 

 

HABERBOX ÖNERİYOR-MUTLAKA OKUYUNUZ

Cübbeli'den Kutlu Doğum Haftası Çıkışı

Kadın Hareketi Feminizm Türk Siyaseti Tansu Çiller Meral Akşener Sema Ramazanoğlu Erkek Dil Cinsiyetçilik Sağ Parti Sol Parti Oran Milletvekili
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500