Kabus Geri Döndü: İstanbul Trafiğinden Nasıl Kaçılır?

Okulların açılmasıyla birlikte servis araçları da İstanbul trafiğinde yerini aldı ve İstanbullular bu sabah yoğun bir trafikle karşı karşıya kaldı.

Kabus Geri Döndü: İstanbul Trafiğinden Nasıl Kaçılır?
Kabus Geri Döndü: İstanbul Trafiğinden Nasıl Kaçılır? Ecem Şenol
Bu içerik 839 kez okundu.

2017- 2018 eğitim öğretim yılının bu sabah itibari ile başlamasıyla, okulun ilk gününde öğrenciler sabahın erken saatlerinde yollara çıkarak ilk ders saatine yetişmeye çalıştı. Okulların açılmasıyla birlikte servis araçları da İstanbul trafiğinde yerini aldı. Sabah saatlerinde Yenibosna'dan çekilen görüntülerde çok sayıda servis aracının trafikte yerini aldığı görüldü. Servis araçlarının dâhil olmasıyla birlikte trafik yoğunluğu yaşandı.

Sabah trafiğe kalmak istemeyen vatandaşlar da metrobüslere akın ederken, vatandaşların akın etmesiyle Yenibosna metrobüs durağında uzun kuyruklar oluştu. Oluşan uzun kuyruk nedeniyle Metrobüs durağı üzeri tamamen dolarken vatandaşlar durağa ulaşabilmek için dakikalarca beklemek durumunda kaldı.

Okulların açılmasıyla ciddiyetini bir kere daha gösteren İstanbul trafik akışının güvenli, akıcı, ucuz, çevre dostu, sosyoekonomik hayatın sürdürülebileceği uzun vadeli ve kapsamlı politikalara ihtiyacı olduğu bir kere daha görüldü.

Canlı şehirlerin kaçınılmaz bir ürünü olan trafik problemi dünyanın birçok büyük kentinde baş gösteriyor. Ancak İstanbul bu listenin ikinci sırasında yer alarak Paris, Roma gibi birçok şehri ardında bırakıyor.

Türkiye’nin en zengin ve yüksek enerjili insanlarının yaşadığı, sosyoekonomik hayatı en canlı ili olan İstanbul’da büyük bir nüfusu, ticaret ve sanayiyi sıkıştırmış olmaktan kaynaklı, Türkiye’nin en gelişmiş yol ve ulaşım sistemine sahip olsa da, trafik sıkışıklığı da giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

İstanbul’un yolları özellikle sabah ve akşam birer otomobil parkına dönüşüyor. Böylece yetersiz yol, artan araç sayısı, düşük hızla birlikte trafik kazaları, yakıt tüketimi ve çevre kirliliği ile karşı karşıya kalan İstanbullular, bu duruma sadece isyan edebiliyor.

İnsanların artan otomobil aşkı ve bağımlılığıyla oluşan trafik sıkışıklığı büyük toplumsal sıkıntılara ve ekonomik kayıplara neden olurken, trafik probleminin güvenli, akıcı, ucuz, çevre dostu, sosyoekonomik hayatın sürdürülebileceği bir şekilde sağlanabilmesi için uzun vadeli ve kapsamlı politikalara ihtiyaç var.

Bazen İstanbul gibi büyük şehirlerde, kent içi trafik tescil, muayene ve denetiminin tümüyle yerel yönetimlere devri tartışılıyor. Böylece örneğin “İstanbul Ulaşım Otoritesi” gibi bir birim kurulması isteniyor. Yani bu birim tek başına trafiği planlayıp yönetecek! Aslında karmaşık sosyal sistemlerin tek bir parametreye göre planlanıp yönetilmesi zor ve çok anlamsız bir iştir.

Trafik gibi birçok sosyoekonomik yönü olan karmaşık problemlerin çözümü, kendi kendini düzenleme yeteneğine göre uzun vadeli ve kapsamlı düşünülmesini gerektiriyor. Sadece yeni yol ve metro yapılarak bu problem çözülemeyeceği gibi, en doğru olanın ülke genelinde teşvik edici, kapsamlı önlemler alıp politikalar geliştirmek olduğu da açıktır.

Özellikle İstanbul trafiğinin, çok sayıda aracın sabah ve akşam saatlerinde yolda olmasından kaynaklı olduğu düşünülürse, toplum taşıma araçlarına yeterli yönlendirmenin yapılması bunların başında gelebilir. Ancak İstanbul bazında düşünüldüğünde, metrobüs gibi bir aracın çözümden daha çok sorun çıkardığı da görülmektedir.

 

 

HABERBOX ÖNERİYOR-MUTLAKA OKUYUNUZ

Londra Metrosunda Korkutan Patlama

 

 

İstanbul Trafik Büyükşehir Okul Servis Aracı Yoplu Taşıma Aracı Metro Metrobüs Çözüm Belediye Metropol
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500