Daha önceleri neredeydiniz?
Bütün kuşların etini yedik de sıra "Hacı Leyleğe" mi geldi?
Her şey tamam da bir "Kenan Evren'in yargılanması" mı noksan kaldı?
***
1. Kenan Evren yıllardır ortada... Yargılamak bugün mü akla geldi?
2. Bu kimin fikri?.. Tartışmasını kimler yapıyor?
3. Neden birdenbire gündeme oturuverdi?
4. Ve son soru... Evren Paşa daha birkaç gün önce Çankaya Köşkü'nde değil miydi?
***
"Kamplaşma, taraflaşma, ayrılma" öyle keskin ki...
Ya "Köşk'ün itibarlı konuğusunuz..."
Ya da "yargılanacak... Hapse atılacak" birisiniz.
***
Orta yerde "devam eden bir dava... Binlerce sayfalık iddianame... Güneydoğu'da faili meçhuller... Ölüm kuyuları... Olgular, bulgular, ipuçları" dururken...
Toplum "onların aydınlatılmasını" beklerken... Sahi nereden çıkıverdi bir anda "Kenan Evren davası?"
Hani "daha önceleri neredeydiniz" şarkısındaki gibi.
Güven aşınması
Başbakan "kızmakta" haklıydı zira...
Ortada "partisini yok etmeye yönelik bir plan" dolaşıyordu.
Genelkurmay Başkanı "kızmakta" haklıydı zira...
Başında olduğu kurum "gırtlağına kadar siyasete bulaşmakla, bir parti ve bir cemaate karşı komplo kurmakla" suçlanıyordu.
***
Zaten "gergin olan" ortam öylesine gerildi ki...
Zaten "bölünmüş olan" kesimler bu kez öylesine bölündü ki...
Kimi "Başbakan'a kızdı" doğruluğu kesinleşmemiş bir "kâğıdı" ciddiye alıyor diye.
Kimi "Genelkurmay Başkanı'na" kızdı, Genelkurmay'da böyle bir "kâğıt" nasıl hazırlanır diye.
***
Genelkurmay "bizde hazırlanmadı" diyor.
"Yarımız" inanıyor.
"Diğer yarımız" inanmıyor.
Ve sonunda...
"Ankara... Devlet... Siyaset... Kurumlar...Herkes" güven kaybediyor.
Kriz yönetimi
Her şeye rağmen "rapor olayı" iyi yönetildi. "Kırıp dökmelere... Siyasi gerilime... Karşılıklı ağır suçlamalara rağmen" yine de "kriz yönetimi" iyiydi.
1. Başbakan, büyükelçilerle yemek yedi... Demokrasiye sadakatten dolayı "muhalefete... Kamuoyuna" teşekkür etti.
2. Genelkurmay Başkanı "şahsına ve kuruma yapılan ağır eleştirilere karşı" soğukkanlılığını korudu... "Demokrasiye bağlılığını vurgulayan" sözler söyledi.
***
Kimileri BaÅŸbakan'a "gaz verdi..."
"Org. Başbuğ görevden alınsın" diye.
Kimileri de Genelkurmay'a "gaz verdi..."
"Belge sahte çıktı, haydi gereğini yap" diye.
***
Evet "hayli hasara rağmen" yine de "kriz yönetimi" başarılıydı.
FotoÄŸraf/2009
1. Bazılarımız "partiyi ve cemaati bitirme planına" anında inandık.
2. Bazılarımız "hiç inanmadık."
3. Konu "askeri savcıya" gitti, kimimiz "sonucunu bekleyelim" dedi.
4. Kimimiz "sivili dururken, askeri savcı bu işe ne karışır" diye tepki gösterdik.
5. Askeri savcı "rapor Genelkurmay'da yazılmadı" dedi... Çok kişi savcıya "inandı."
6. Çok kişi ise "askeri savcı yalan söylüyor" dedi ve "inanmadı."
***
"Bölünmüşlüğün" bundan daha net fotoğrafı olur mu?
Sonuç?
"Belgeyi" ya da "kâğıdı" kim hazırladı?
Bu olayda "kim kazandı?"
Kazanan "ne kazandı?"
"Kim" kaybetti, "ne" kaybetti?
***
Teknoloji çağında "böyle raporlar" hazırlamak hiç de zor değil.
Yarın yine birileri "yenisini" piyasaya sürerse...
Yine "birbirimize girecek miyiz?"
Türkiye günlerce "gücünü, dikkatini, enerjisini, potansiyelini, heyecanını" bir konuya kilitledi. "İyi mi oldu?"
***
Denilebilir ki "iyi oldu... Üstüne gidildi... Demokrasi güçlendi."
1. Demek ki hâlâ "abdestinden şüphe duyulan" geniş bir kesim var.
2. Demek ki demokrasi hâlâ "oturmamış."
Özeleştiri
Yarın "önümüze" yeni bir "rapor... Belge...
Kâğıt" gelirse, ne yapacağız?
Siyasetçiye "temel konularda didişme, diyaloga gir" diyen medya, "böyle konularda" işin doğruluğuna eğriliğine bakacak mı bakmayacak mı?
***
Demokrasinin "olmazsa olmazlarından" sayılan;
1. Hür medya... Bugün "tartışılır halde."
2. Hâkim teminatı... Bugün "hem de nasıl tartışılıyor."
Åžu olayda "siyaset" itibar kaybediyor.
Bu olayda "asker" yara alıyor.
"Ya medya?"
Medya hiç mi "güven kaybına" uğramıyor?
***
"Sansür" mü?
Asla... Kesinlikle...
Basın özgürlüğünden doğan sorunların çözümü yine basın özgürlüğünde.
Ama basının "böyle zamanlarda ihtiyaç duyulan örgütü... Özeleştirisi." Nerede?
"Hasar tespit raporunda" medya bölümü yok mu sanıyoruz?
Bu yazı toplam 30 defa okundu.