Hakkı (Devrim) bey, ‘Bizim demokrasi biraz hamile’ başlıklı yazısında, esaslı sorunlarımızdan birine değindi:
“Gerekirse iktidara geçecek güçte, bir ikinci parti bulundurmayı; birbirine yakın güçte iki partiyi aynı mecliste
bir arada bulundurmayı beceremedik”.
Eğer yazıda tanımlanan durumun tersi olsaydı, yani Meclis’te iktidara geçebilecek güçte iki parti bulunabilseydi, gerçekten bugünkü çaresizliğimizle karşılaşmayacaktık. Hakkı bey, “Böyle bir tıkanıklığımız olduğunu unutmayalım” diye uyararak yazısını bitiriyor.
Ben benzer durumları düşünüp dururum. Acaba ‘halkın iktidarı devralabilecek bir partiye önem vermeyip, seçimlerde başka ilkelere mi öncelik vermektedir’ sorusu, cevaplanması gereken sorulardan biridir.
Bazı sayılarla cevaplamaya çalışayım: Şimdiye kadar 15 seçim yaptık.
7 bin 388 milletvekili seçilen bu 15 seçimde, DP ve benzeri partiler 4 bin 423; CHP ve benzeri partiler bin 988 sandalye kazanmışlardır (*). Yani ortalama 492 sandalyeli Meclisimizde iktidar partisi ortalama 295, muhalefet partisi 133 diğer partiler de 64 milletvekilliği kazanmıştır. İktidar oldukça güvenli sayıyla çoğunluktadır; muhalefet de yüzde 30’a yakın sandalyeye sahiptir. Bu sayılar gerçekte, Hakkı beyin istediğine yakın büyüklüklerdir; ancak muhalefet O’nun istediği gibi iktidara ‘geçebilecek güçte’ bazen olmuş, bazen olamamıştır.
Dönemlere baktığımızda, 70’lere kadar, iki büyük partinin oy toplamı yüzde 80’in, sandalye sayısı yüzde 85’in altına inmemiştir. Demokrasinin ilk 20 yılında muhalefetin iktidara geçemeyeceği,
o gücü olmadığı görüşü yaygın değildi.
Zaten 1970’e kadarki CHP’yi, 1992 sonrasındaki rafa koymamalıdır.
1980 sonrasında halk, yasaklanan siyasal partiler yerine iktidara hangisini oturtacağında kısa süreli duraksamalar yaşayarak oy vermiştir. Ancak, halkın iktidar eğilimi, en istikrarsız dönemde bile belli olmuştur.
Seçmen muhalefet için, yeni kurulan üç parti arasında denemeler yapmış, iktidar tahterevallisinin bir
tarafına hangisini oturtacağına karar vermemiştir.
Bence halkımız, ‘iktidara geçebilecek muhalefet’ gücünü vereceği partiyi henüz bulamamıştır. 2002 yılı bir deneme seçimiydi ama CHP bu postun hiçbir gereğini o günlerde hatırlamamıştır.
Yeni bir çağdaş demokrat parti kurulmazsa seçmenin, önümüzdeki seçimlerde ‘iktidara geçebilecek muhalefet’ için, 90’lı yıllardaki gibi davranması, oyunun ikisini ona, dördünü şuna vermesi beklenmelidir.
Açıkça söylemek gerekirse halk, iktidar karşısında onun kadar güçlü bir muhalefetten oyunu esirgiyor değildir; sadece hazır olmayan partiye, “iktidara gidiş belgesi” verilmemektedir.
Önümüzdeki seçimden sonra da Hakkı beyin, “Böyle bir tıkanıklığımız olduğunu unutmayalım” uyarısını yeniden yazmasını bekleyebiliriz!
(*) (DP, AP, ANAP, AKP, YTP, DYP) DP ve benzeri partiler olarak; (CHP, GP, CGP, DSP, SHP, Halkçı Parti) CHP ve benzeri partiler olarak sayılmıştır.
Bu yazı toplam 31 defa okundu.