Tekel dersleri
Tekel işçisinin "direnişi" sürüyor.
"Eylem" bir demokratik hak.
İşçi de "demokratik hakkını kullanacak." O nedenle, Tekel işçisine "öfkelenmeye" gerek yok.
Ayrıca Tekel işçisi güzel bir "örnek/model" de sergiliyor.
* Vurdu, kırdı yok.
* Çevreyi rahatsız etmek yok.
* Provokasyona prim yok.
* Polise taÅŸ atmak yok.
***
Aynı şeyi "siyaset sektörü için" söylemek güç.
Siyasetçi, her işte olduğu gibi bu konuyu da "siyasetin günlük çerez malzemeleri arasında" değerlendiriyor.
Onun içindir ki "olayın özü" konuşulmuyor.
Oysa...
Tekel işçisinin eyleminden "iktidarın da, muhalefetin de, sendikacının da, özelleştirmecinin de" çıkaracağı çok ders var.
Halk desteÄŸi
Daha önce gitmiştik.
Dün yine gittik ve gördük ki;
* Eylemci Tekel işçisine "halk desteği" var.
* Kimi "moral vermek" için geliyor, kimi de "bir ihtiyacınız var mı" diye sormak için.
***
Eylemciye destek veren "emekliye... Teyzeye... Öğrenciye" sorduk.
"Eyleme konu olan uyuşmazlığın temelinde neler var" diye.
"İşin aslını" bilen yok.
Fakat "destek" çok.
***
Emekli maaş zammını az bulan "amca", geçim derdindeki "teyze", işsizlikten yakınan "genç", Tekel işçisinin yanında.
Ülkeyi yönetenlerin "öfkelenmek" yerine, bu olaydan "ders çıkarmaları" gerek.
Kuzuların sessizliği
Hak-İş "sürekli büyüyen" bir işçi örgütü.
"Siyasi iktidara uzak olduğu söylenemez."
Tam tersine "yakınında."
Hak-İş, Tekel işçisine "ilk günden beri destek veriyor." İşçinin "her eyleminde" var.
***
"Kararları" elbette Hakİş'in merkez yönetimi alıyor ama... "Taban böyle istiyor" da ondan.
***
Bugünün sendikal hareketi "Seyfi Demirsoy, Halil Tunç, Şevket Yılmaz, Abdullah Baştürk" dönemleriyle kıyaslanamaz.
Şimdi işçi liderleri "sakin."
İşçiler "sessiz."
Ama bu sükûnetin arka planında "yükselen bir öfke" olduğu anlaşılıyor. Tabii "anlamak... Ders almak" isteyene.
Taban baskısı
Türk-İş "Türkiye'nin en büyük işçi örgütü."
Başkanı "sorunların diyalogla çözülmesini isteyen" Mustafa Kumlu.
Yakından tanırız "iktidara uzak bir isim değil."
***
İşte bu Mustafa Kumlu "Tekel işçisinin haklı/şanlı direnişi" diyor.
Hükümeti eleştiriyor.
"Hak arama mücadelesine devamdan" bahsediyor.
"SertleÅŸiyor."
Neden?
***
Mustafa Kumlu böyle yapmasa "altındaki taban kayacak."
Ve kurulduğu günden bu yana "en büyük" olma özelliğini koruyan Türk-İş, üye kaybedip "birincilikten" olacak.
"Almasını bilene" işte ders.
"Tabana" kulak vereceksiniz.
Mezarlıkta grev
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde diye başlayıp "çok eskilerden bir hikâye" anlatmayacağız.
"Hikâyemiz" 2-3 yıl öncesine ait.
"Memleketin birinde" mezarlık işçileri grev yaptılar.
Kıyamet de kopmadı.
***
"Hem cenazeler gömülmez, hem de kıyamet kopmaz olur mu" diyeceksiniz.
Öyleyse "hikâyeyi" anlatalım. Ama bugün "yerimiz" bitti, yarına
Bu yazı toplam 32 defa okundu.