BRUNSON TEPKİSİ
Tomris Erdem

BRUNSON TEPKİSİ

Bu içerik 410 kez okundu.

Astana sürecinin bir benzerini yaşıyoruz.

Amerika, içinde bulunmadığı her süreçte, oluşumda, Türkiye’yi rahatsız edecek bildirilerde bulunuyor. Rusya ile S-400 füzeleri anlaşmasında da yine benzer tepkiler verildi.

Türkiye yeni rotasında, Asya ile olan ilişkilerinde, Afrika’da yaptığı açılımlar küresel güçleri rahatsız ediyor.

Afrika, Çin, Hindistan önümüzdeki çeyrek yüzyılda hızla güçlenen ve dünya liderliğine oynamaya aday olan ülkeler ile Türkiye’nin ilişkilerini güçlendirmesi, uzun yıllar önce kurulmuş dengelerin bozulmasına değişmesine neden olmaktadır.

Rahip Brunson ile giderek tırmanan gerginlik, son açıklamalar ile iyice keskinleşmiştir. Rahibe verilen ev hapsi, Türk yargısı ve dış siyasetinde taviz vermek şeklinde algılanmış bunun karşılığında diğer tarafın verdiği tepki anlaşılmaz olarak yorumlanmıştır.

Demokrasi ve insan hakları konusunda tüm dünyaya standartlar oluşturması için baskı yapan Amerika, son derece nezaketsiz bir dille Türkiye’ye ve Türk yargısına tehditvari biçimde ne yapacağını söylemektedir.

Diplomatik bir dille anında karşılık verilmesi, Sayın Kalın’ın tehdit ile sonuç alınamayacağı sözleri ile tepki verilmiştir.

Bu durum Türkiye açısından kabul edilemez seviyeye gelmiştir. İster ajanlık davası, ister islamofobi etkisi, isterse karşılıklı görüşmeler sonucu atılan adımların yeterli görülmemesi sonucu karşı tarafın en üst perdeden tepki vermesi kafaları karıştırıyor.

Rahip Brunson tüm bu olaylara sebep olacak kadar neden bu kadar önemlidir. Evangelist bir din adamı olması, Trump’ın seçim kampanyalarında bu konuya çok değinmesi, rahibin serbest kalacağı yönünde bir izlenim oluşturmuştur. Tutukluluğun devamı kararı şok etkisi yaratmıştır. Ardından denetimli serbestlik ile ilişkilerde yumuşama olacağı tahmini, beklenmedik bir tepki ile sonuçlanmıştır.

Amerika ile sürekli yaşanan krizler, ötelenen sorunlar, Dünya’nın yeniden şekillenmesi rahip Brunson ile adeta sembolleşmiştir. Kavga bu konu üzerinden sürdürülmektedir. Bundan sonrası nasıl devam edecek ve hangi yöne evrilecektir. Güvenlik sorunları ile veya ekonomik açıdan mı zorlayacak. Bekleyip göreceğiz.

 İsmet Paşa’nın “ Yeni bir Dünya kurulur, Türkiye’de orada yerini alır” sözleri yeniden dillerde söylenir.

Güzel yarınlarda buluşmak umuduyla...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500