karabuk bayan escort kastamonu bayan escort burdur bayan escort kirikkale bayan escort nigde bayan escort aksaray escort amasya escort erzurum escort bartin escort batman escort
izmir escort escort bayan izmir escort istanbul escort

mecidiyeköy escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort bayan

istanbul escort

escort istanbul escort

porno izle sex hikaye porno indir

SOSYAL MEDYA AKILLARI
Tomris Erdem

SOSYAL MEDYA AKILLARI

Bu içerik 326 kez okundu.

Suriye, gevşetilmiş stratejik savaşlar konumuna getirildi. Zamana yayarak, planladıkları doğrultuda ilerlemeye devam ediyorlar. Sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlar ile bir ülkenin kaderiyle umursamadan, acımadan yollarında yürüyorlar.

Kendi ülkelerinin, bizzat kendi enerji, silah, ilaç ve savaş şirketlerinin çıkarları için ülkeleri bölüyorlar, paylaştırıyorlar ve faydalanacakları son kırıntıya kadar uğraşıyorlar.

Çevrelerindeki ülkeler ise, çaresizce kendilerini koruma amacıyla; bu savaşa taraf olmamak için her türlü fedakarlığı yapıyor, şantaj ve tehditlere boyun eğiyor veya işin içine girerek büyük bir risk alıyor. Kazanmak veya kaybetmek üzerine kurgulanan bir oyunun içine dalıyorlar.

Suriye’den binlerce kilometre uzakta olan ülkelerin, enerji paylaşımında yer alabilmek için, geçmişte dost olduğu, ortak hareket ettiği ülkeleri bir günde sildiğini gördük. Avrupa, hiçbir taşın altına elini koymazken, Türkiye’ye ders verme çalışmaları da trajikomiktir.

AB sınırında yer alan bir ülkenin, onlar için en önemli güvenlik noktası olduğunu görmezden gelmek, akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Bir terör örgütüne karşı olup, diğerini özgürlük savaşçısı olarak görmek, teröre karşı olduğunu söyleyip bu konuda fazla bir varlık göstermemek Avrupa’nın güvenilirliği üzerinde soru işareti oluşturuyor.

Terör her ülkenin kabusudur. Bugün ses çıkartmadığın, zaman zaman destek olduğun gruplar, yarın başka ülkeler ile ortaklıklar kurduğunda yine döneceğin ülke Türkiye olmamalı.

Hem Suriye’nin bağımsızlığını isteyip, bölünmesine karşı olup, hem de Suriye topraklarının %33’ünü işgal eden bir terör örgütüne ses çıkarmamak akla ve vicdana aykırıdır.

Avrupa, bu oluşumda yer alamayacak kadar zayıfladı ise küresel güçlerle karşı karşıya gelmemek için, zamana ve şartlara göre göre hareket ediyor olduğu sonucuna ulaşabiliriz. Fakat Türkiye, Suriye içinde başarılı olamaz ve kaosa sürüklenirse, acaba Avrupalı dostlarımızın karları, zararlarından fazla mı olur?

Trump’ın sosyal medyadan attığı tweette kullandığı tehdit dili, sanki gelecek, belki de geçmiş ortaçağ politik vizyonlarının habercisi gibi. Yüzyıllar içinde kanunlar yapıp, medenileşmeye çalışan insanoğlu, bir anda tersine evrim geçirmeye başlayabiliyor. Medeniyet cilasını kazıdığımızda, altında insanoğlunun temel açgözlülükleri hemen kendini gösteriyor.

Türkiye’nin defalarca Kürtlere düşman olmadığını, aksine YPG, SDG gibi oluşumlara karşı olan Kürtlerin de varlığının olduğunu belirten Türkiye’nin sözlerini ne Avrupa ne de Amerika duymak istemiyor.

İç politikalarındaki baskıyı kaldırmak, güvenlik birimlerinin çekilmeye karşı tutumlarını yumuşatmak için attıkları tweetler, uluslararası politikaya zarar vermektedir, rencide edicidir. Türkler tarihleri boyunca tehditten korkmamıştır, aksine tehdit algısı oluştuğunda, aralarındaki aykırılıkları görmezden gelip, ortak düşmana karşı birleşmiştir. Geçmişte birçok ekonomik sıkıntılar yaşamış, bunu da aile birliğinin temellerinin sağlam olması ile aşmayı da bilmiştir.

Kürtler, Türklerin düşmanı değildir. Yüzlerce yıl boyunca bir arada yaşamayı bilmişlerdir. Zaman zaman aralarında kırgınlıklar olsa da, yüzyıllara yayıldığında bunun önemli olmadığını, ayrılmak isteyen Kürtlerden daha fazla, birlikte yaşamak isteyenlerin bulunduğunu biliyoruz.

Terör ve ekonomik tehdit, yalnızca Türkleri etkilemeyecektir. Bu ülkede yaşayan milyonlarca Kürt, Türk, Çerkez, Laz, Roman gibi tüm vatandaşların ortak sıkıntısı olacaktır.

Sosyal medya ile ülkeleri yönetmeyi istemek, gerçekçi bir vizyon olamaz. Teröre karşı olmak tüm ülkelerin birlikte hareket edeceği bir konudur. Yoksa bu belirsizlik ve vahşet durumu yıllarca uzar gider, kaybeden bölgenin insanı, kazanan küresel güçler olur.

Güzel günlerde buluşmak dileğiyle…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İsmail Demir     0000-00-00 Yorum ve paylaşıma kesinlikle katılıyorum doğru söylüyorsun. Ancak bunu anlamayıp ortak hareket edilebilecek bir devlet anlıyışı yok ortada. Bu büyük ve önemli bir konudur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hal Baskınlarının Sonucu Ne Oldu?
Hal Baskınlarının Sonucu Ne Oldu?
AKP’den MHP’ye 50. Yıl Jesti
AKP’den MHP’ye 50. Yıl Jesti