Birkaç yıldır yayınevleri kitaplarının boyutlarını küçültmeye başlamışlardı. Hem okuma hem de taşıma kolaylığı sağlayan bu cep kitapları 2009 yılında gözle görülür bir artış gösterdi. Çok satanlar listesine giren kitapların kısa bir süre sonra cep boyutu basıldı. Boyutlarının küçük olması sempatik gözükmelerine ve kolay taşınabilmelerine olanak sağlarken, fiyatlarının orjinallerine göre yarı yarıya daha uygun olması cep kitapların satışını artırdı. Hatta cep kitapları yayımlayan yayınevleri bunların sadece düşük okuma oranını yükseltmediğini, bir süre kıyasıya mücadele ettikleri korsana karşı da zafer kazandırdığını söylüyor.
Normal bir kitabın fiyatı 20 TL, diğer tarafta aynı kitabın cep boyunun 9.90 TL olması okuru korsan kitap almaktan alıkoyuyor. Çünkü, kitabın boyutu küçüldükçe maliyetleri azalıyor, maliyetler azaldıkça da fiyatları düşüyor. Orijinali ile cep boyu arasında ise sadece boyut farkı var, içerik olarak yayınevleri hiçbir değişiklikte bulunmadıklarını söylüyor.
İlk cep kitabı, 1939’da
Cep kitapları yaşanan ekonomik krizin sonrasında popülerlik kazansa da Türkiye’nin çok yabancı olduğu bir şey de değil. Hatta çok eskiden beri uygulanan bir yöntem. İlk kez 1939 yılında Zekeriya ve Sabiha Sertel öncülüğünde Tan gazetesinin matbaasında 10 kuruşa basılıyor cep kitapları. 1945 yılına kadar her cumartesi Sinclair Lewis, Arthur Doyle, Yaroslev Hasek gibi pek çok önemli yazarın kitapları cep boyları ile raflarda yerini alırken, Kanaat Yayınları’nın yayımladığı Yeni Ankara Serisi’nin ardından da 1947 yılında Milliyet Yayınları cep kitapları furyasına katılıyor.
Şimdilerde birçok yayınevi bu furyanın içerisinde... Everest Yayınları ilk olarak Ayşe Kulin’in Veda adlı kitabı ile cep kitap sektörüne katılmış. Everest Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal, ekonomik kriz nedeniyle piyasayı canlandırmak için cep kitapları sektörüne girdiklerini, okuyuculardan büyük talep gelince devam ettiklerini söylüyor. Köksal, Everest Yayınları’nın yayınladıkları kitaplar arasında bir tek Buket Uzuner’in İstanbullular kitabında orijinali ile farklılıklar bulunduğunu, bunun da nedeninin yazarın metinde yapmak istediği değişikliklerden kaynaklandığını söylüyor.
Alfa Yayınları’nın Yayın Yönetmeni Rana Gürtuna ise, cep kitaplarının sadece krize değil, düşük okuma oranlarına ve korsan yayınlar gibi pek çok sektörel soruna çözüm olduğunu vurguluyor.
Kitap okumak artık lüks değil
Pegasus Yayınları’nın editörlerinden Özkan Özdem, okur sayısının azalmasında ekonomik krizin payına dikkat çeken isimlerden biri.
Özdem “Asgari ücret temel alındığında kitap fiyatları oldukça yüksek. Ülkemizde kitap okuma hâlâ lüks bir harcama olarak görülüyor. Bu yüzden genel sosyal bilince direnen okur kitlesi için cep kitapları oldukça cazip” diyor ve ekliyor: “Ama diğer çekici yanları da unutmamak lazım. Örneğin, Türkiye’de okur kitlesinin büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyorlar. Kadınlar erkeğe göre daha estetik bakıyorlar. Bu yüzden cep kitaplarını kadınlar erkeklerden daha çok tercih ediyor.” Altın Kitap yetkililerinden Batu Bozkurt ise okur kitlesinin hâlâ normal boy kitabı tercih ettiğini, cep boyun kolay taşınabilirliği ve düşük fiyatlarda olmasından dolayı yeni bir okur kitlesi yarattığını söylüyor.
Bu haber toplam 48 defa okundu.