Küresel piyasalar durgunluk kaygısı ve şirket haberleriyle dalgalanıyor.
İstanbul Borsası dünkü (20.11.2008) yüzde 3,19'luk düşüşün ardından haftanın son işlem gününe tepki alımlarıyla başladı.
Ulusal-100 Endeks açılış seansını 525 puanlık artışla, 21 bin 753 puandan geçti.
Dünya borsalarında karışık seyirler ön plana çıkıyor.
New York Borsası'nda Dow Jones Sanayi Endeksi dün yüzde 5,56, teknoloji göstergesi Nasdaq ise yüzde 5,07'lik keskin düşüşler kaydetti.
Asya borsaları tepki alımlarıyla hafif toparlandı.
Tokyo borsası Nikkei endeksi yüzde 2,69, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 3'e yakın arttı.
Avrupa borsalarının da güne tepki alımlarıyla başlaması bekleniyor.
İstanbul Borsası da güne alımlarla başladı.
Hisse senetleri açılış dakikalarında ortalama yüzde 2,47 oranında değer kazandı.
Serbest piyasada Amerikan Doları güne 1 YTL 68 kuruş, Avro ise 2 YTL 11 kuruştan başladı.
”Gerektiği takdirde ilave önlemler de alınacak”
MB Başkanı Yılmaz, döviz likiditesinin desteklenmesi için gereken adımları atmaya devam edeceklerini aktardı
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, döviz piyasasının etkin çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla gerektiği takdirde ilave önlemleri imkanlar ölçüsünde ve basiretli bir şekilde almaya devam edeceklerini söyledi.
Merkez Bankası tarafından düzenlenen "Küreselleşme, Enflasyon ve Para Politikası" konulu uluslararası konferansın açılışında konuşan Yılmaz, bankacılık sistemi açısından YTL likiditesinin yanı sıra döviz likiditesinin de ne denli önem taşıdığının farkında olduklarını ve bu dönemin en az sorunla atlatılabilmesi için gerekli önlemleri aşamalı bir şekilde uygulamaya koyduklarını söyledi. Bu amaçla 9 Ekim 2008'den itibaren Merkez Bankası nezdindeki döviz depo piyasasında aracılık faaliyetlerinin yeniden başlatıldığını, bankalara bu piyasada işlem yapma limitlerinin toplamda 10,8 milyar dolara yükseltildiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu önemlere ilave olarak bankalararası döviz piyasasında döviz likidite akışkanlığının artırılmasını sağlayarak, finansal sistemdeki akışkanlığı ve kredi piyasalarının etkin çalışmasını desteklemek üzere bugünden itibaren bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankasından alabilecekleri döviz depolarının vadesinin bir haftadan bir aya yükseltilmesine, söz konusu piyasada yüzde 10 olan borç verme faiz oranlarının ABD doları için yüzde 7'ye ve avro için yüzde 9'a düşürülmesine karar verilmiştir."
İçinde bulunulan zorlu ortamdan gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerini ne şekilde kullanacaklarının büyük önem taşıdığını kaydeden Yılmaz, "Bu gerçeği göz ardı etmeksizin Merkez Bankası bundan sonra da döviz piyasasının etkin çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla gerektiği takdirde ilave önlemleri imkanları ölçüsünde ve basiretli bir şekilde almaya devam edecektir" şeklinde konuştu.
"Fazi indiriminin TL üzerinde çok fazla baskısı olmadı"
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, global krize ilişkin değerlendirmesinde, güven sorunu olarak başlayan sıkıntının, kendisini likidite sorunu olarak ifade ettiğini kaydetti.
Yılmaz, gelişmeleri yakından takip ederek, mali sistemin gerek Türk Lirası gerekse döviz likiditesiyle ilgili olarak ellerinden gelen her türlü önlemi aldıklarını ve almaya devam edeceklerini belirtti.
Faiz indiriminin Türk Lirası üzerinde baskı yarattığı yönündeki bir değerlendirmeye ilişkin olarak Yılmaz, "Dün itibariyle Türk Lirası üzerinde çok fazla bir baskı olmadı. Bizim kararı aldığımız saatlerde (dolar) 1,69 seviyesindeydi, 1,72-1,73'lere kadar gitti. Tekrar geri döndü. Dolayısıyla bu dalgalanmalar olacaktır" dedi.
Yılmaz, aldıkları bu önlemlerin olumlu yansımasını alıp almadıklarına ilişkin bir soru üzerine, kendilerine verilen görevin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu hedeften sapmadan, bu hedefi göz ardı etmeden ekonomimizin içinde bulunduğu koşullara cevap vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim önceliğimizde herhangi bir değişme olmadı. Bizim önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamaktır. Ancak son gelişmeler bize şunu gösterdi ki, enflasyon bizim beklediğimizden daha olumlu şekilde gelişecek ve düşecektir."
Piyasalar kayıp telafi etmeye çalışıyor
Güne tepki alımlarıyla başlayan endeksler, artıda kalma çabasında
Yaşanan sert düşüşlerin ardından bugün ABD vadeli işlemlerde yüzde 3'ün üzerinde toparlanma görülürken, yurtiçi piyasa da güne artıda başladı. Avrupa'da endeksler kararsız açılırken, artıda kalma çabası veriliyor.
ABD Kongresi otomotiv şirketlerine 2 Aralık'a kadar ek süre verdi ve somut bir harcama planı istedi. Finans kesiminde ise Citigroup'la ilgili kaygılar devam ediyor. Söz konusu hisse senedi dün 26.4 değer kaybetti. Wall Street Journal'da ise Citigroup'un satılabileceği haberi yer aldı. Öte yandan Japonya Merkez Bankası (BOJ) beklentiler dahilinde faizi yüzde 0.3'te bıraktı.
Yurtiçinde ise IMF ilişkileri ve Hükümetin yeni önlem paketi merak ediliyor. Bu arada Hükümetin mevduata güvence limitini artırma planı da yakından izleniyor. Hükümet, konuyu gelecek hafta karara bağlayacak. Meclisten geçen düzenlemeyle 50 bin YTL'lik banka mevduat güvencesinin 2 yıl süreyle artırım yetkisi hükümete verilmişti.
ABD vadeli işlemler şu sıra yüzde 3'ün üzerinde primli seyrederken, Avrupa borsalarında dalgalı ve kararsız seyir izleniyor. Şu ana kadar en yüksek 21.826, en düşük 21.243 puanı test eden Ulusal-100 Endeks ise saat 10:23 itibariyle 21.338 puanda (+110) yer alıyor. İMKB-100'de; 20.500, 20.800, 21.000 ve 21.300 destekler ve 21.500, 21.800, 22.000 22.200, 22.500 dirençler olarak izleniyor.
Dün hareketliliğin arttığı dolarda işlemler bugün 1.70 YTL'nin altında. bankalararası piyasada dolar 1.6815-1.6960 YTL bandında seyrediyor. Tahvil bonoda ise; 14 Nisan 2010 vadeli en aktif kağıtta faiz 23.19 bileşik düzeyinde.
"Türkiye'nin 2025'te ekonomisi büyüyecek"
ABD Ulusal İstihbarat Konseyi'nin 2025 yılına ilişkin küresel beklentiler raporu yayımlandı
ABD'de istihbarat kuruluşlarını bir araya getiren Ulusal İstihbarat Konseyi'nin 2025 yılına ilişkin küresel beklentiler raporunda Türkiye'nin, gelecek 15-20 yılda, ekonomik büyümesi, canlı orta sınıfı ve jeostratejik konumuyla Orta Doğu'da ve uluslararası alanda daha büyük bir rol oynamasının beklendiği belirtildi.
ABD'nin küresel etkisinin zamanla azalacağı, Çin'in ve Hindistan'in ise güçleneceğinin dile getirildiği "Küresel Eğilimler" raporunda Türkiye'nin de, İran ve Endonezya ile birlikte siyasi ve ekonomik gücünün artacağı beklentisine yer verildi.
Raporda, "Arap dünyasının dışında yer alan ancak nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye ve dini rejim sonrası bir İran, daha büyük uluslararası roller için güçlü birer aday olarak görünüyor. Türkiye'nin, yakın dönemlerdeki ekonomik büyümesiyle, canlı orta sınıfıyla ve jeostratejik konumuyla Orta Doğu'da daha büyük bir bölgesel rol oynaması ihtimali artıyor" denildi.
"AB üyeliği şansına diar artan kuşkular"
Raporda Türkiye-AB ilişkilerine değinilirken söyle denildi:
"AB, Balkan ülkelerini yeni üyeler olarak alarak ve belki Ukrayna'yi ve Türkiye'yi de dahil ederek, Avrupa'nin kenarında siyasi istikrarı ve demokratikleşmeyi ilerletecek bir konumda olacak. Türkiye'nın AB'ye üyeliği meselesı, şu anla 2025 arasında, Avrupa'nin dışa odaklanmasının testi olacak. Türkiye'nın üyelik şansına ilişkin artan kuşkular, siyasi reformlar ve insan hakları reformlarının yavaşlamasına muhtemelen yol açabilir."
2025'te yeni "ekonomi kaplanlarının" ortaya çıkabileceğini anlatan raporda Türkiye'nin, eğitimli iş gücü ve yatırıma elverişli ortamıyla bu ülkelerden biri haline gelmeye aday olduğu kaydedildi.
Laiklik ve modernleşme
Raporda, "Ortadoğu'da İslami partiler, öne çıkarken ve muhtemelen iktidara gelmeye başlarken, Batı modelinin ayrılmaz parçası olarak değerlendirilen laikliğin, giderek artan şekilde gündemden düşeceği görülebilir. Bugünün Türkiyesi'nde olduğu gibi, hem artan İslamileşme, hem de ekonomik büyümeye ve modernizasyona daha çok vurgu görebiliriz" denildi. ABD istihbarat kuruluşlarının raporunda, "Gelecek 15 yılda Türkiye'nin gidebileceği en muhtemel yol, İslami ve milliyetçi unsurların bir bileşimi olabilir. Bu da, Orta Doğu'da hızla modernleşen diğer ülkeler için bir model teşkil edebilir" ifadesi kullanıldı. Türkiye'nin, Irak'taki gelişmelerden de etkileneceği dile getirildi.
'Kamu İhale Kanunu' değişti
TÜBİTAK'ın yapacağı mal, hizmet ve danışmanlık hizmet alımları, kanun kapsamı dışında kalacak
Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nda değişiklik yapan tasarı TBMM genel kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Yasaya göre, Ar-Ge faaliyetleri kapsamında TÜBİTAK'ın yapacağı mal, hizmet ve danışmanlık hizmet alımları, savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili alımları, kanun kapsamı dışında kalacak.
Yeni yasanın tam metni için tıklayın
Doğal afetler, salgın hastalıklar, can kaybına yol açacak olaylar ile savunma ve güvenlikle ilgili özel durumlarla ilgili ihalelerde ilan yapılmayacak.
Elektronik kamu alımları platformu'nda duyurulacak ihaleler, yerel basında da ilan edilmeye devam edecek.
Gerekli görüldüğü taktirde, Kamu İhale Kurumunun, kanun hükümlerine aykırılık bulunduğuna ilişkin iddiaları inceleme ve sonuçlandırma yetkisi kaldırılacak.
Yeni Kamu İhale Kanunu
TBMM Genel Kurulunda, Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda değişiklik öngören tasarı kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Kamu İhale Kanunu kapsamında sağlık hizmeti veren tüm idareler, birbirlerinden teşhis ve tedaviye yönelik mal ve hizmet alabilecekler.
Ar-Ge faaliyetleri kapsamında TÜBİTAK'ın yapacağı mal, hizmet ve danışmanlık hizmet alımlarıyla, savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili alımlar, Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında olacak.
Kanun kapsamındaki idarelerin, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü ana statüsündeki hizmetleriyle, et ve et ürünleri için Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğünden, ray üstünde çekilen araçlarda kullanılan monoblok tekerlek takımları için Makine Kimya Enstitüsünden yapacakları alımlar da Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında olacak.
Uluslararası mükellefiyetlerden doğan veya ulusal amaçlı, savunma, güvenlik, insani yardım gibi durumlarda ortaya çıkabilecek acil ihtiyaçların, süratli ve etkin bir biçimde temini amacıyla, önceden güvenceler alınmasına olanak sağlayan anlaşma veya sözleşme yaparak, mal ve hizmet alımları yapılabilecek.
Ülkesinde ya da yabancı ülkede kamu görevlilerine rüşvet vermekten hüküm giyenler ihalelere katılamayacak.
Yeni süre ve ilan yeri
Belli istekliler arasında ihale usulü ve açık ihale usulüyle yapılacak ön ihaleler, Resmi Gazete yerine Kamu İhale Bülteninde ilan edilecek.
İlanların elektronik araçlarla yapılması halinde, ilan süresi 7 gün kısaltılabilecek. Böylece süre, 40 günden 33 güne düşürülebilecek.
İlan ile ihale ve ön yeterlik dokümanına Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden doğrudan erişim sağlanması halinde ilan, ihaleden 35 gün önce yapılacak. Belli istekliler arasında ihale usulüyle yapılacak ihalelerde de ön yeterliği belirlenen adaylara yapılacak 40 günlük davet süresi 5 gün kısaltılabilecek.
İdareler, yaklaşık maliyeti genel bütçeli idarelerde 300 bin YTL, diğer idarelerde 500 bin YTL değerde veya bu değerleri aşan ihaleler için Kamu İhale Bülteninde ön ilan yapabilecek.
Uluslararası ilan yapılan haller dahil ön ilan yapılması halinde 40 günlük ilan ve davet süresi 24 güne kadar indirilebilecek.
Ön ilan yapılmış olması, idareye ihale yapma yükümlülüğü getirmeyecek. Ön ilan yapılan hallerde ihalenin açık ihale veya belli istekliler arasında ihale usullerinden biriyle gerçekleştirilmesi zorunlu tutulacak. Ön ilanlar, Kamu İhale Bülteninde ücretsiz yayımlanacak.
Ön yeterlik ilanında ve dokümanında belirtilmek kaydıyla, yeterlikleri tespit edilenler arasından dokümanda belirtilen kriterlere göre sınırlanarak listeye alınan belli sayıda istekli veya yeterli bulunan isteklilerin tamamı teklif vermeye davet edilebilecek.
Yapım işleri, hizmet ve mal alım ihalelerinden işin özelliğinin uzmanlık veya ileri teknoloji gerektirmesi nedeniyle açık ihale usulünün uygulanamadığı işlerin ihalesiyle, yaklaşık maliyeti eşik değerin yarısını aşan yapım işi ihaleleri bu usule göre yaptırılabilecek. Teklif vermeye davet edilmeyenlere, davet edilmeme gerekçeleri yazılı olarak bildirilecek.
İlan yapılmayan haller
İdarenin 50 bin YTL'ye kadar olan mamul mal, malzeme veya hizmet alımlarıyla, doğal afetler, salgın hastalıklar, idarenin önceden öngöremediği can kaybına yol açacak olaylar veya savunma ve güvenlikle ilgili özel durumların ortaya çıkması halinde ilan yapılmayacak.
İlan yapılmayan hallerde en az 3 istekli davet edilerek yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenecek.
Doğrudan satın alma halleri
Özelliğinden veya belli süre içinde kullanılma zorunluluğundan dolayı stoklanması ekonomik olmayan veya acil durumlarda kullanılacak ilaç, aşı, serum, kan ve kan ürünleri, anti-serum, ortez, protez, tıbbi sarf malzemeleri, test ve tetkik sarf malzemeleriyle, fikri ve sınai mülkiyet haklarının ulusal ve uluslararası kuruluşlar nezdinde tescilini sağlamak için gerçekleştirilen hizmet alımları, doğrudan sağlanabilecek.
Genel veya mahalli seçimler ile Anayasa değişikliklerinin halk oyuna sunulması durumunda, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yapılacak bazı mal ve hizmet alımlarıyla, mahalli seçimlerle ilgili İl Seçim Kurulu Başkanlıkları tarafından yapılacak oy pusulası basım hizmetleri de doğrudan satın alınabilecek.
Tekliflerin değerlendirilmesi
Tekliflerin değerlendirilmesinde; öncelikle belgeleri eksik olduğu veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmadığı ilk oturumda tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılacak. Ancak teklifin esasını değiştirecek nitelikte olmaması kaydıyla, belgelerde bilgi eksikliği bulunması halinde idarece belirlenen sürede isteklilerden, eksik belgelerin tamamlanması yazılı olarak istenecek. Belirlenen sürede bilgileri tamamlamayan istekliler değerlendirme dışı bırakılacak ve geçici teminatları gelir kaydedilecek.
İhale komisyonu, aşırı düşük tekliflerin tespiti ve değerlendirilmesinde kurumca belirlenen kriterleri esas alacak. Kurum bu maddenin uygulanmasında; aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin ortaya çıkarılması amacıyla sınır değer, sorgulama kriterleri ya da ortalamalar belirlemeye yetkili olacak.
Avantajlı teklifin belirlenme şartları
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif, sadece fiyat esasına göre veya fiyatla birlikte işletme ve bakım maliyeti, maliyet etkinliği, verimlilik, kalite ve teknik değer gibi fiyat dışındaki unsurlar da dikkate alınarak belirlenecek.
İhale kararları, onaylanmadan önce idareler, ihaleyi kazanan isteklinin, varsa ekonomik açıdan en avantajlı 2. teklif sahibinin, ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığını teyit ettirecek ve buna ilişkin belgeyi ihale kararına eklemek zorunda olacak. İki isteklinin de yasaklı çıkması durumunda ihale iptal ettirilecek.
Onaylanan veya iptal edilen ihale kararları, en geç 3 gün içinde ihaleyi kazanan dahil olmak üzere, bütün isteklilere bildirilecek. Tekliflerin değerlendirmeye alınmama veya uygun bulunmama gerekçeleri de kesinleşen ihale kararında belirtilecek. İstekliler, kesinleşen ihale kararıyla birlikte kendi tekliflerinin uygun bulunmama gerekçelerini de aynı anda öğrenecek.
İhale sonucunun bütün isteklilere bildiriminden itibaren, doğal afetler ve olağanüstü durumlarda yapılacak alımlar ile milli savunma için yapılacak alımlarda 5 gün, diğer hallerde ise 10 gün geçmedikçe sözleşme imzalanamayacak.
İhaleyi alan istekliye, tebliğ tarihini izleyen 10 gün içinde, kesin teminatı vermek suretiyle sözleşmeyi imzalaması istenecek. Yabancılar için bu süreye 12 gün ilave edilecek.
Yapım işlerinde gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra, ihalenin, hesaplanan sınır değerin altında teklif veren isteklilerden biri üzerinde bırakılması halinde, kesin teminat, sınır değerin yüzde 6'sı oranında alınacak.
Bildiri, 15 gün içinde yapılacak
Kanun kapsamında yer alan idarelerin yapım işleri ile mal ve hizmet alımlarının sonuçları, en geç 15 gün içinde Kamu İhale Kurumuna bildirilecek. Bu sonuçlardan, kanun kapsamındaki ihalelere ilişkin olanlar, Kurum tarafından Kamu İhale Bülteninde yayımlanacak.
Mimarlık ve mühendislik, etüt ve proje, harita, kadastro, her ölçekte imar planı, imar uygulama, ÇED raporu hazırlanması, plan, yazılım geliştirme, tasarım gibi teknik, mali, hukuki veya benzeri alanlardaki hizmetler, danışmanlık hizmet sunucularından alınacak.
İddiaları inceleme yetkisi kalkacak
Mevcut düzenlemede yer alan, "Kurum gerekli gördüğü takdirde, bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık bulunduğuna ilişkin iddiaları da inceler ve sonuçlandırır" hükmü yürürlükten kaldırılacak.
Dava açma, icra takibi yapma ve mahkemelerce verilen kararlara karşı üst mercilere başvurmaktan vazgeçme yetkisiyle, üst dereceli mahkemelerce verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesinden vazgeçme yetkisi Kurula ait olacak. Kurul kararları yerindelik denetimine tabi tutulamayacak.
Bankacılık Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak
Kurul Başkan ve üyeleri ile kurum personeli, hakemlik ve bilirkişilik yapamayacaklar, görevleri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından devlet memuru sayılacak.
Kurul üyeleri ve kurum personelinin cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin Bankacılık Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak.
Başkanın önerisi üzerine Kurul kararıyla üç başkan yardımcısı atanabilecek. Daire başkanlarının ataması başkanın önerisi üzerine Kurul kararıyla, diğer personelin ataması ise Başkan tarafından yapılacak. Mükteseplerine uygun bir kadroya atamaları gerçekleşinceye kadar süresi dolması nedeniyle görevi sona eren Kurul Başkan ve üyelerine almakta oldukları aylık ücret ile sosyal hak ve yardımların, Kurum tarafından yapılmasına devam olunacak.
Mükteseplerine uygun kadrolara atananlara, atama yapıldığı tarih itibariyle Kurum tarafından ödemede bulunulmasına son verilecek. Bir kamu kurumunda çalışmayanlardan, Kurul Başkan ve üyeliğine atanıp süresi dolması sebebiyle görevi sona erenlere, herhangi bir göreve veya işe başlayıncaya kadar, görevlerinin sona erdiği tarihte almakta oldukları aylık ücret ile sosyal hak ve yardımların Kurum tarafından yapılmasına devam edilecek. Kurum tarafından bu kapsamda yapılacak ödemeler 3 ayı geçemeyecek.
Şikayet başvuruları
İtirazen şikayet başvurusunda bulunanlardan alınmakta olan başvuru bedeli, ihalelerin niteliği ve parasal büyüklükleri göz önünde tutularak yeniden belirlenecek. Buna göre, mal ve hizmet alımı ihalelerinde; yaklaşık maliyeti 500 bin YTL'ye kadar olanlarda bin YTL, 500 bin ile 1 milyon YTL arasında olanlarda 2 bin YTL, 1 milyon YTL ve üzerinde olanlarda 3 bin YTL alınacak.
Yapım işi ihalelerinde alınacak olan itirazen başvuru bedelleri ise yaklaşık maliyeti 1 milyon YTL'ye kadar olanlarda bin YTL, 1 milyon ile 10 milyon YTL'ye kadar olanlarda 2 bin YTL, 10 milyon ile 20 milyon YTL arasında olanlarda 3 bin YTL, 20 milyon YTL ve üzerinde olanlarda 4 bin YTL olacak.
Her türlü basılı evrak, form, ilan, doküman ve yayınlarla, elektronik Kamu Alımları Platformu'nun işletilmesinden elde edilecek gelirler, Kamu İhale Kurumu'nun gelirleri arasında sayılacak.
Teminat artırma yetkisi
İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını iddia eden aday veya istekliler, şikayet ve itirazen şikayet başvurusunda bulunabilecekler.
Şikayet ve itirazen şikayet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolları olacak.
İtirazen şikayet başvurusunun, kurumun görev alanında bulunmaması hariç, reddedilmesi halinde yatırılan başvuru teminatı gelir kaydedilecek. Başvuranın haklı çıkması veya başvurunun kurumun görev alanında bulunmaması durumunda ise teminat iade edilecek.
İtirazen şikayette bulunanlardan, kanunda belirtilen bedelin 4 katı tutarına kadar başvuru teminatı alınmasına, Bakanlar Kurulu karar verebilecek. Böylece ihale sürecinin kesintiye uğratılmasının önlenecek. Başvuru teminatları, kurum hesabına yatırılacak. Bu teminatlar, ayrı hesaplarda tutulacak.
İdare veya Kurum, adaylar ve isteklilere tebligatları, bildirimleri; imza karşılığı elden, iadeli taahhütlü mektupla, elektronik ortamda veya faksla yapabilecek.
Elektronik Kamu Alımları Platformu
Kamu İhale Kanununda belirlenen tutardaki ihaleler, yerel basında da ilan edilmeye devam edecek.
İhaleler, Kamu İhale Kanununun "ihale ilan süreleri ve kurallarını" düzenleyen 13. maddesi hükümleri saklı kalmak üzere; ilan, ihale dokümanının verilmesi, katılım ve yeterliğe ilişkin belgelerin sunulması gibi ihale süreciyle ilgili aşamalar ile her türlü bildirimler, Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden gerçekleştirilebilecek.
Kanunun 13. maddesi uyarınca yapılacak ilanlar, aynı zamanda Elektronik Kamu Alımları Platformu'nda da yayınlanacak. Kanun kapsamındaki alımlarda, aday veya isteklilerin yeterliliğinin tespitine ilişkin olarak elekronik kamu alımları platformu üzerinden sistemler kurulabilecek. Kurum, bu sistemlerin kurulması, kurdurulması ve denetlenmesinde yetkili olacak.
Çerçeve anlaşma süresi
İdareler, ihtiyaç duydukları mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin açık ihale veya belli istekliler arasında ihale usulünü uygulamak kaydıyla, çerçeve anlaşmalar yapabilecek.
Teminat alınmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, ihalelerin sözleşmeye bağlanması hakkında kanunda yer alan hükümler çerçevesinde, süresi 48 ayı geçmemek üzere çerçeve anlaşmalar imzalanabilecek.
Bütün koşulların baştan belirlenmiş olması kaydıyla tek istekli ile de çerçeve anlaşma yapılabilecek.
"Dinamik alım sistemi" ve "Elektronik eksiltme"
Kanun, AB direktiflerinde bulunan ve üye ülkelerde uygulanan, "Dinamik alım sistemi" ve "Elektronik eksiltme" gibi yeni alım yöntemlerinin kullanılmasına da izin veriliyor.
Dinamik alım sistemi, piyasada mamul olarak bulunan malların, elektronik ortamda alınımda kullanılabilecek. Sistemin kurulmasında, açık ihale usulü uygulanacak.
Elektronik eksiltme ise ilan ve ihale dokümanlarında belirtilmesi kaydıyla, açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve kanunun ilgili maddeleri uyarınca gerçekleştirilen pazarlık usulü ihalede, tekliflerin değerlendirilmesinden sonra yapılabilecek.
Bakan Yıldırım'ın yorumları
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, tasarının yasalaşması nedeniyle yaptığı teşekkür konuşmasında, kanunlarda değiklikleri doğal karşılamak gerektiğini söyledi. Yıldırım, Kamu İhale Kanununun, ihale sistemini yeni baştan tanımlayan bir kanun olduğu için uygulamada da değişikliklerin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Yasanın getirdiği yenilikleri sıralayan Yıldırım, elektronik ihale usulünün başlayacağını, internet üzerinden ihaleye katılınabileceğini kaydetti. Yıldırım, böylece, daha fazla rekabet ve saydamlığın sağlanacağını ifade etti.
Yıldırım, kanunla uygulamada karşılaşılan olumsuzlukların olabildiğince giderildiğini ifade ederek, "Milletin ihtiyacı olan sosyal, eğitim, ekonomiyle ilgili her türlü proje ve yatırımlarımız, kısa sürede, daha etkin kamu kaynaklarının daha dikkatli kullanılacak şekilde bu yasayla gerçekleşmiş olur" dedi.
TBMM Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, çalışma süresinin tamamlanması üzerine, birleşimi 25 Kasım Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
Bu haber toplam 9 defa okundu.