Reza Zarrab İtirafında 2. Gün Başladı

New York'ta Hakan Atilla'nın sanık olarak yargılandığı, Reza Zarrab'ın ise tanık olduğu jürili duruşmanın ikinci günü başlanıldı.

Reza Zarrab İtirafında 2. Gün Başladı
Reza Zarrab İtirafında 2. Gün Başladı Meltem Yüksel
Bu içerik 369 kez okundu.

New York'ta Hakan Atilla'nın sanık olarak yargılandığı, Reza Zarrab'ın ise tanık olduğu jürili duruşmanın ikinci günü başlanıldı. Bugünkü duruşmada dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve 17-25 Aralık tapelerinde adı geçen dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile olan ilişkilerini anlatabileceği iddia ediliyor.

İzleyici yoğunluğu yüzünden mahkeme salonuna ek yeni bir salon açıldı. Ek salonda kurulan monitörle duruşma canlı olarak izleniyor. Türk ve Amerikan basının yanı sıra Fransız, İngiliz, Alman ve birçok ülkenin medya kuruluşları da davayı izliyor. 

Jürili duruşmanın ikinci oturumu başladı. Savcılar ve avukatlar salonda yerlerini aldılar. Reza Zarrab salona geldi.

Canlı Blog:

00.41 Hakim Berman, yarınki oturum yarım gün süreceğini açıkladı.

TSİ 17.30’da başlayacak ve 22:00'da sona erecek.

Not: Başlangıçta Zarrab'ın ifadesinin Cuma günü bitmesi bekleniyordu. Fakat henüz doğrudan sorgulama bitmedi, ardından çapraz sorgu var, doğrudan sorgu ve çapraz sorgu tekrarlanabilir. Yani Zarrab’ın ifadesinin bitmeyeceği tahmin ediliyor.

00.40 Son Zarrab, gıda ticareti ödemeleri için önerilen yeni planı memnuniyetle kabul ettiğini anlattı. Oturum bu ifadenin ardından sona erdi.

00.23 ABD'nin yaptırımlarıyla altın ticaretinin nasıl kesildiğinden bahsedildi. Acil eylem planları konuşuldu.

00.19 Hakim Berman, "Hamama giren terler" diye espri yaptı.

00.18 Zarrab ile Hakan adında, farklı bir Halkbank çalışanı arasındaki bir telefon görüşmesinin tapesi getirildi.

00.17 Zarrab; Süleyman Aslan'ın kendisinin yanında Atilla'yı aradığı be işini halledeceğini söylediği iddiasında bulundu.

00.16 Telefon görüşmesinde, Zarrab, bir pürüzü giderdiğini söylüyor. Zarrab, " Daha önce dediğim gibi, Hakan Atilla bu konudan haberdar değildi.  Ben de konuyu Süleyman Aslan ile görüştüm ve çözdüm." diye konuştu. 

00.15 Zarrab,"Bu yüzden, Süleyman Aslan ile, Alacacı'nın hesaplarının kapatılması mevzusunu görüştüm." ifadelerini kullandı.

 00.14 Görüşmede ayrıca, Ahmet Alacacı'nın hesabının kapatılmasından söz edildi. Alacacı, İran'la altın ticareti önerisini ilk getiren kişiydi. Ancak, artık Zarrab ve Alacacı rakip haline gelmişti. Sarraf, "Başlarda onun şirketlerini kullanıyordum, daha sonra İran'la tek başına iş yapmaya başlamıştı" dedi.

00.13 Abdullah Happani ile Zarrab arasındaki telefon görüşmesi duruşmada sunuluyor. Zarrab Süleyman Aslan ile yaptığı görüşmenin özetini Happani'ye aktarıyor.

00.12 Zarrab, "Gittim, Süleyman Aslan'a, Hakan Atilla ile konuştuğumu ve Atilla'nın konuyu tam olarak anlamadığını söyledim." dedi. Zarrab Süleyman Aslan'ın bu işlemlerin önünü açılması için talimat verdiğini düşündüğünü söyledi.

00.11 Görüşmede Atilla,"Bunu bir inceleyeyim Reza Bey, dürüst olmak gerekirse bu yapı benim düşündüğüm gibi değil" diyor.

00.10 Zarrab gıda ticaretini nasıl yaptıklarını anlattı. Altınla iş yaptığında Türkiye'den mal ihraç edildiğini, ama gıda işinde, Dubai üzerinden transit olarak İran'a gönderiliyormuş gibi gösterildiğini söyledi.

Zarrab, görüşmede Atilla’nın fiili olarak bir ticaret yapılmayacağından haberdar olmadığını iddia etti. Zarrab, "Fiili olarak herhangi bir mal gönderilmeyeceği söyleniyor. Zaten bu işi akreditif mektubuyla yapmamızın da imkanı yoktu. “dedi.

00.08 Telefon görüşmesi Nisan 2013 civarında yapılmış. Zarrab, görüşmenin,- Aslan'ın bahsettiği, İran'la gıda ticaretine aracılık etme mevzusu hakkında olduğunu iddia etti. Zarrab, Atilla'nın "Evet konuyla ilgili bilgim var" dediğini aktardı. Zarrab, telefon kaydında "Gıda işi, altın işinden biraz farklı" dedi. Zarrab, Hakan Atilla'nın Süleyman Aslan'la yaptığı görüşme sonrası gıda ticaretinin başlatılacağını bildiğini iddia etti. Zarrab, "Ancak ben Atilla'ya, gıda ticaretinin daha farklı yapılacağını anlatmaya çalışıyordum." dedi.

00.06 Savcılar, Zarrab ile Atilla arasındaki ikinci bir telefon görüşmesine ait ses kaydını sundu.

00.05 Zarrab, gıda ticaretinin başladığını ancak fiili olarak gıda gönderilmediğini ifade etti.

00.04 Zarrab ve Süleyman Aslan arasında geçen bir WhatsApp yazışmasında, "Sayın Genel Müdürüm, gıda işini bugün başlattım" dediği görüldü. Zarrab,  "Yani, gıda ticaretini başlatmış olduk" dedi.

00.03 Zarrab’a ait Royal Grup'a bağlı Volgam şirketinden konuşuldu.

00.02 Halkbank'ın "gıda ticareti işlemlerine başlayın" dediği öne sürüldü.  Zarrab’da Happani'ye  bunun üzerine "gıda ticareti işlemlerine başlamamız lazım" dedi.

00.01 Yine Zarrab ile Happani arasında başka bir telefon görüşmesine ait tape dinlendi.

00.00 Zarrab, Happani ile yaptığı bir telefon görüşmesini anlattı.  Zarrab görüşmeden Happani'ye "Adam bize sahte evrak vermemizi söylüyor" dedi.

23.53 Savcı, Zarrab ile Abdullah Happani arasındaki bir telefon görüşmesini daha kanıtlar arasına eklemek istiyor.

23.47 Zarrab altın ticaretinin nasıl sonlandığını anlatırken "Nisan 2013'ten itibaren yeni bir yöntem, yeni bir sistem bulmamız gerekiyordu" dedi.

23.46 ABD'nin, İran ile altın ticareti konusunda tutumunu sertleştirdiği dönemde, Zarrab ve Süleyman Aslan, işlemleri "gıda ticareti" olarak gösterme seçeneğini değerlendirdikleri öne sürüyor.

23.40 Zarrab, "Defalarca Hakan Atilla'ya yardım ettik, o da bize yardım etti “dedi. Atilla'nın 2013 yılında İran'la ticarette kullanılacak bazı "resmi evrakların" onaylanmasına yardımcı olduğunu söyledi.

23.36 Süleyman Aslan'ın mesajda altın ticaretinin sona ereceği konusunda bir uyarı yapıyor, "Gıda, ilaç ve benzer mallara yönelik devasa bir talep var." diye yazdığı belirtiliyor.

Hatırlatma: Açılış konuşması sırasında savcılar, Halkbank'ın bir noktada altın ticaretine son verdiğini ve İran'la yapılan işlemleri insani yardım olarak göstermeye başladığını söylemişti.

23.33 Savcı Süleyman Aslan'a ait olduğu iddia edilen bir mesajı yeni bir kanıt olarak sunuldu. Duruşmada dinlenen Zarrab ve Atilla arasındaki ses kaydının mahkeme kayıtları arasına girdiği için erişime sunulacağı açıklandı.

23.28 Zarrab, görüşmede Mehmet Hakan Atilla'nın "İran'dan gönderilen paraların ve bu paraları gönderen şirketlere ait ortaklık yapısını gösteren evrakların Halkbank'a gönderilmesi lazım" dediğini öne sürdü. Savunma, çeviriye itiraz etti, konunun "hissedarlarla" ilgili olduğunu belirtti.

23.23 Reza Zarrab ve Mehmet Hakan Atilla arasındaki telefon görüşmesine ait Türkçe ses kaydı dinleniyor. Kayıt kanıt olarak sayılacak.

23.21 Hakim Berman duruşmayı yeniden başlattı. Savcılar, Zarrab ile Atilla arasında İran işlemleri konusundaki iddialara ilişkin konuşma başlatmak istiyorlar.

23.16 Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Fleming, Yargıç Berman ile özel olarak konuşacağı için duruşmaya 5 dakika ara verilecek.

23.13 Zarrab, Süleyman Aslan'ın, altın ticaretiyle ilgili yaptırımlarda yapılan değişiklikler konusunda kendisini bilgilendirdiğini öne sürdü.

Savcı, WhatsApp yazışmalarını kanıt dosyasına eklemek istiyor. Atilla'nın avukatı itiraz ediyor ve "sidebar"* talep ediyor.

(*sidebar: avukatların itirazlarını hakimle, jürinin duyamayacağı şekilde konuştuğu alan. Yargıç kürsüsü önünde bulunuyor.)

23.11 Savcının "Süleyman Aslan'la Whatsapp üzerinden neleri konuşuyordunuz?" sorusuna Zarrab "Genel olarak, hassas konuları, özel konuları ve önemli konuları WhatsApp üzerinden konuşuyorduk" dedi.

23.10 Zarrab, Levent Balkan ile HSBC üzerinden gerçekleşen işlemin İran ticaretiyle ilgisi olmadığını iddia etti.  Atilla'nın avukatı, bunun davayla ilgisiz olduğu gerekçesiyle yeniden itiraz etti.

23.09 Yeni bir tape kanıt olarak sunuluyor. Atilla'nın avukatı tüm bu tapelerin kanıt olarak kabul edilmesine itiraz ediyor. Bu nedenle tapeler, doğrulanma işlemine tabi tutulmak üzere kabul ediliyor (bunlarla ilgili çapraz sorgu yapılabilir).

23.00 Levent Balkan ve Zarrab arasında gerçekleştiği iddia edilen banka işlemine ilişkin bir konuşma gerçekleşiyor.

22.57 Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Fleming yine "şayia ve dayanaksız" olduğu gerekçesiyle ifadeye itiraz ediyor.

22.53 "Elimize ulaşan para tutarına eşdeğer miktarda altın ihracatı yapmamız gerekiyordu" diyen Zarrab’ın şema önerisi hakim tarafından reddedildi.

22.51 Zarrab sahibi olduğu Royal Denizcilik Şirketi'ne hakkında ifade vermeye başladı.  Royal Denizcilik Şirketi'nin işlemlerini anlatan Zarrab işlemleri ve ihracat sürecinden bahsediyor.

22.42 Zarrab, Çinlilerin para ticaretinin İran'la ilgili olduğunu anlar anlamaz ticareti durdurduklarını aktardı.

22.40 Davayı takip eden ABD'li gazeteci Adam Klasfeld mahkemeden, "Nihayetinde, bu işi (Çin'de İran'la ilgili ticari işlemleri yapmayı) kotarmak için, bu ülkede Süleyman Aslan'a benzer bir pozisyonda olacak olan Çinli yetkiliye rüşvet vermeleri gerektiğine karar verdiler" bilgisini paylaştı.

22.35 Zarrab’ın iddiasına göre Rüçhan Bayar kendisine, Çin bankasında irtibat kurdukları kişinin, "Halkbank'ta yaptıkları işin aynısını Çin'de yapmalarına kesinlikle izin vermeyeceğini" söylemiş.

22.27 Zarrab ile Rüçhan Bayar arasındaki bir telefon görüşmesine ait tapeden söz ediliyor.

22.13 Zarrab, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler ile birebir görüşmeler yaptığını, telefonda konuştuğunu ve Whatsapp üzerinden mesajlaştığını iddia etti.

22.21 Zarrab, dönemin içişleri bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'den yardım istediğini söyledi. Barış Güler, o dönem iş adamının şirketinde danışmanlık yapıyordu.

22.18 Zarrab, İçişleri Bakanının oğlu ile iletişime geçtiğini söyledi.

22.13 Savcı, Çin'le ilgili işlemler hakkında sorular soruyor.

22.08 Duruşmaya verilen araya son verildi. Zarrab tanık kürsüsünde yerini aldı, jüri üyeleri bekleniyor.

20.55 Davaya bir saatlik ara verildi.

20.48 Zarrab raporda aynı sistemi Çin'de kurma fikrinin yer aldığını belirtirken Çin'de şirket kurduğunu da söyledi. Bankaların, yaptığı işlemlerin İran'la ilgili olduğunu fark ederek kendisinin Çin pazarına girmesini engellediğini söyleyen Zarrab "Çin'de birkaç ay faaliyet yürüttüm" dedi.

20.45 Zarrab, Çağlayan'a yaptığı ödemelerden birinin "kol saati" olarak sunulduğunu anlattı. 2013'te gündeme gelen kol saati olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmadı.

20.42 Zarrab'ın çalışanı Rüçhan Bayar'ın Eylül 2012'de gönderdiği bir e-posta değerlendiriliyor. E-postada Türkiye'deki sistemin Çin'de de kurulması için Zarrab 'a sunulan bir bilgi veya özet olduğu iddia ediliyor.

E-postaya Atilla'nın avukatı  "dayanaksız ve şayia olduğu" gerekçesiyle itiraz etti.

20.41 Zarrab, İran paralarının Türkiye'ye getirilmesi konusunda Halkbank'ta katıldığı toplantıdan bahsediyor.

Savcı'nın "Halkbank'ta kurduğun sistemleri diğer ülkelerde de kurmaya çalıştın mı?" sorusuna "Evet, denedik"

Savcı: Başka hangi ülkede?

Sarraf: Örneğin Çin'de.

'Hakan Atilla rüşvet talep etmedi'

20.36 Savcının, "Halkbankası'nda başkalarına Levent Balkan ya da Atilla gibi birine rüşvet verip vermediği sorusuna Zarrab, "Hayır, kesinlikle değil" dedi.

Savcı neden rüşvet vermediği sorusuna ise, "Zaten ekonomideki bakana rüşvet vermeye başlamıştım." yanıtını verdi. Zarrab, Atilla'nın rüşvet talep etmediğini de ekliyor.

20.31 Zarrab, çok fazla rüşvet ödediğini, kimi zaman ödemeyi yanlış kişilere veya yanlış tutarlarda yaptıklarını söyledi.

20.28 Açıklanan kayıtlarda başka bir ödemede, 2 milyon Euro'luk tutarın karşısında "nakit" ifadesi ve Süleyman Aslan'ın isminin baş harflerinin olduğu ifade ediliyor.

20.27 Zarrab, iç muhasebe kalemlerini açıklıyor. Ödemelerden biri bir kol saati için yapılmış. Bağlamı verilmiyor. Zarrab birçok kol saati aldığını söylüyor.

20.19 Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Fleming, sunulan yeni tapelere, e-postalara, vb. sürekli itiraz etti.  İtirazlara rağmen yargıç bunları kabul ediyor.

20.17 Zarrab 'ın şirketine ait bir iç muhasebe kaydı gösterildi. Belgede İran ticaretiyle ilgili ödenen ve alınan paralar gösterilmiyor. Zarrab, Zafer Çağlayan'a İran ticareti konusunda yüzde 50 ödeme yaptığını öne sürdü. Zarrab, "Bu kazançların toplamı hesaplanacaktı" dedi.

20.13 Zarrab, işlemlerde aradan çıkarılmaktan endişelendiğini söylüyor.  Zarrab, "İranlıların verdiği uluslararası para transferi talimatlarını ben yerine getiriyordum ve İranlılar bunu doğrudan Halkbank'ın yapmasını istiyordu. Halkbank buna razı gelirse, ben ekarte edilecektim." ifadelerini kullandı.

20.08 Zarrab, "Süleyman Aslan'a rüşvet vermek, Zafer Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi çünkü asıl kapı bekçisi Aslan'dı." dedi.

20.07 Zarrab, sağ kolu Happani'ye "Yarın Levent'in patronuna iki göndereceğiz. Hazır et" dediğini iddia etti. Levent'in patronu derken Süleyman Aslan'ı kastettiğini söyledi.

Zarrab: Levent'in patronu derken Süleyman Aslan'ı kastediyorum.

20.00 Bir telefon tapesinde Süleyman Aslan'ın "Sayın bakan ve diğerleriyle birlikteydik" ifadesi var.

19.56 Zarrab şemada gösterdiği Sermayeh Bank gibi birçok İran bankasının da Halkbank'ta hesapları olduğunu iddia etti.

19.53 Davayı takip eden ABD'li gazeteci Pete Brush, Zarrab 'ın Erdoğan'ın adını birkaç kez andığını ve sistemi onayladığını ima ettiğini aktardı.

19.48 Zarrab,"İran’ın bankaları, ödemeleri doğrudan yapma konusunda ikna ederek kendisini aradan çıkarmasından endişeleniyordu. Böyle bir şeyin olmaması için de Süleyman Aslan ile birlikte çalışıyordu." dedi.

19.45 Zarrab, Süleyman Aslan ve Halkbank ile olan ilişkilerinde,  İran'ın doğrudan ödeme yapma talebinden bahsediyor.

19.22 Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

19.21 Dönemin başbakanı Erdoğan (ve Babacan) Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın bu işe başlaması için talimat vermişti. Zarrab bu bilgiyi Zafer Çağlayan'dan aldığını söyledi.

Sarraf, "Ziraat'ın New York'ta bir şubesi olduğunu ve bunun yaptırımları ihlal edeceğini" söylediğini öne sürdü.

19.19 Zarrab, "Demek istediğim, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine Bakanı bu ticareti yapmaya karar vermişti" dedi.

19.16 Zarrab, "Sayın Başbakan bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat verdi" dedi.

19.13 Süleyman Aslan'ın kendisine, "El eli yıkar, elde yüzü yıkar" dediğini iddia eden Zarrab, yargıçın bu cümlenin ne demek olduğu sorusuna ise "Bu, Süleyman Aslan'ın yardımına karşılık rüşvet istediği anlamına geliyor" cevabını verdi.

19.12 Sistemin bir de ters versiyonu olduğunu söyleyen Zarrab,"Paralar Arap Türk Bankası'na Euro cinsinden yatırılıyor, ardından TL cinsinden Halkbank'a yatırılıyor" dedi.

19.07 Zarrab, Hindistan konusuna yeniden dönülüyor. Arap Türk Bankası'ndan Özgür Eker, konunun çözülüp çözülmediğini sorduğunu iş adamının da çözüldüğünü söyledi.

19:00 Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da bu işlere dahil olmak istediğini öne sürdü.

18.59 Savcı, "O zamanlar Başbakan kimdi?" sorusuna "Recep Tayyip Erdoğan" yanıtını verdi.

18.57 Zarrabf, Çağlayan'ın zaman zaman, şirketine ait hesap ekstrelerini bizzat kontrol ettiğini iddia ederek "Çağlayan'ın bilgisi olmadan hiçbir şey yapmayacaktım. Zaten biz de Çağlayan'dan hiçbir şeyi gizlemedik. Onun bilgisi dışında hiçbir şey yapmadık" dedi.

18.56 Zarrab sağ kolu olan Abdullah Happani ile ilişkili olan Zafer Çağlayan'ın Süleyman Aslan'a para ödenmesi konusunda endişeli olduğunu iddia etti.

18.49 Zarrab, "Tıpkı Zafer Çağlayan gibi bu da para istiyor diyorum", 'Bu' diyerek, Süleyman Aslan'ı kastediyor.

18.48 Zarrab, Aslan'ın "içim rahat değil" demesini "para istiyor" şeklinde yorumladığını ve bankadan çıkıp "sağ kolu" Abdullah Happani'yi aradığını söyledi.

18.47 Zarrab, "Aslan'a sürekli uyarı geliyordu. Amerika'dan, ABD'nin İran'la ilgili işlemlerden duyduğu kaygılarla ilgili uyarılardı." dedi.

Zarrab, "Aslan, para istiyordu." dedi. Aslan'a rüşvet verebilmek için Zafer Çağlayan'dan onay alması gerektiğini söyledi.

18.45 Zarrab, Süleyman Aslan'ın çok büyük bir risk aldığını, içinin rahat olmadığını söylediğini iddia ederek, "Aslan bir şekilde geleceğini garanti altına almak istiyordu" dedi.

18.38 Zarrab, Arap Türk Bankası'ndan bu sistem için onay aldıktan sonra, Süleyman Aslan'a gidip bankanın sistemi kabul ettiğini aktardığını söyledi.

18.36 Zarrab, parayı dolar olarak göndermeleri halinde paranın ABD bankacılık sistemlerinden geçmek zorunda kalacağını, Avro kullandıkları zaman da Avrupa bankacılık sistemine takılacaklarını, fakat TL olduğu için Türkiye'de kaldığını ve dikkat çekmediğini söyledi.

18.35 Zarrab, "Para Türk lirası cinsinde olduğu için EFT olarak gönderiliyordu. Böylece Halkbank, "Bizi ilgilendirmez, istediğiniz kişiye parayı göndeririz" cevabını verebiliyordu. Çünkü uluslararası bankacılık düzenlemeleri konusunda bir kaygıları yoktu" dedi.

18.33 Zarrab, "Para Hindistan'dan Halkbank'taki hesaba geçince, Halkbank bunu Türk lirasına çeviriyor. Çünkü Arap Türk Bankası'na Türk lirası cinsinden yatırılıyor ve uluslararası bir muhabir banka üzerinden gönderilmiyor. Bu yüzden uluslararası filtreler takılmazdı, dikkat çekmezdi" dedi.

18.31 Zarrab’ın, paranın geldiği ülkeler arasında İtalya ve Hindistan'ı saydı ve "Karmaşık" dedi.

18.30 Savcı'nın 'Peki neden farklı bankaya transfer yapılıyor?' sorması üzerine Zarrab, "Araya başka bir banka sokarak, paranın kaynağını gizlemek için" cevabı verdi.

18.29 "Para bu bankaya gidecek, oradan sana gelecek, senden de bana gelecek."

Zarrab şu ifadeyi tekrarlıyor: Hindistan'dan paralar Halkbank'a; Halkbank'tan da Arap Türk Bankası'na gönderiliyor. Buradan da Zarrab'ın hesabına aktarılıyor, altına çevriliyor ve ticarette kullanılıyor.

18.28 Zarrab Eker ile Hindistan'dan Türkiye'ye para aktarma meselesini konuştuklarını söylüyor.

Paranın Halkbank'tan Arap Türk Bankası'na (A&T Bank) aktarılmasına karar veriyorlar.

18.26 Ekim 2012'de Zarrab ile Arap Türk yetkilisi Özgür Eker arasında geçen bir telefon görüşmesinden bahsediliyor.

18.24 Swiss Otel'de düzenlenen toplantıya katılan kişilere ait kartvizitler gösteriliyor. İsimler arasında Kadri Kaleli geçiyor. Ayrıca Aslan ve Atilla da katılmış.

18.20 Zarrab, Bijan Alipour'dan gelen bu talebin, Süleyman Aslan tarafından reddedildiği bunun mümkün olmadığını söyledi.

Zarrab: Aslan, İran adına uluslararası ödemelerde aracılık yapamayacaklarını, fakat mevcut sistem üzerinden ödemeleri yapmaya devam edebileceklerini söyledi. "Mevcut sistem" dediği bendim

18.18 Toplantıda konuşulan diğer bir konu da, Halkbank'ın, İran'ın uluslararası ödemeleri doğrudan yapması için düzenlemeleri esnetmesi.

18.16 Zarrab, Süleyman Aslan'ın bu anlaşmayı kabul ettiğini ancak bir koşulu olduğunu belirtiyor. Buna göre, "Halkbank'ta Hint şirket adına açılan hesap medya tarafından öğrenilirse, anlaşma çöpe gidecekti."

18.15 Zarrab bu ikinci bankadan parayı, altın karşılığında alacağını, sonra bunları nakde çevirip uluslararası ödemeleri yapacağını söyledi.

18.13 Peki para Hindistan'dan Halkbank'a nasıl getirilecekti? Hindistanlı şirket, Halkbank'ta hesap açacaktı. Hindistan'da ham petrolü alan şirket, parayı doğrudan Halkbank'taki hesaba yatıracaktı. Paralar başka bir Türk bankasına geçirilecekti. Sarraf da parayı bu bankadan alacaktı.

18.12 Zarrab yine şema çiziyor. "İlk olarak NIOC'a ait paranın Hindistan'dan, Halkbank'taki NIOC hesabına getirilmesi gerekiyordu." Ardından İran'ın talebi geldi. "NIOC, Halkbank'ın uluslararası ödemelere doğrudan aracılık etmesini istiyordu."

18.10 Sanık Hakan Atilla'nın ismi bu noktada tekrar geçmeye başlıyor. Zarrab, Hindistan'a yapılan ham petrol satışlarından biriken paranın nasıl aktarılacağını görüştüklerini söylüyor. "İranlılar baskı yaptı ve Halkbank'tan uluslararası ödemeleri yapmalarına olanak verilmesini istedi" diyor.

18.07 Zarrab Halkbank yetkilileriyle İranlılar arasında gerçekleşen bir toplantıyı anlatıyor.

18.05 Zarrab ile dönemin İstanbul trafik müdürü arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesinden söz ediliyor. Sarraf bir toplantıya geç kaldığı için, acil durum şeridini/emniyet şeridini kullanma izni istediğini söylüyor.

18.03 Söz edilen tapede, Onur Kaya ve Zarrab, Zafer Çağlayan'dan söz ediyor. Sarraf, "İran heyetiyle Zafer Çağlayan'ın katılacağı bir toplantı ayarlayacaktık." dedi. Çağlayan ve NIOC, Petrol Bakanlığı ve Sermayeh Bankası yetkililerinin katıldığı toplantılar düzenlediklerini söyledi.

18.00 Zarrab f: Zafer Çağlayan ve İranlılar arasında birçok toplantı yapıldı. Bu toplantılara ben de katıldım.

17.58 Zarrab’a, Onur Kaya ile yaptığı bir telefon görüşmesinin tapesiyle ilgili sorular soruluyor. (Not: Onur Kaya, Zafer Çağlayan'ın özel kalem müdürüydü).

17.55 Zarrab yapılan işlemleri yine şema çizerek anlatmaya başlıyor

17.45 Zarrab, NIOC'a dair ifadesinde Hindistanlı iş insanlarıyla da çalıştığını belirtti. Yapılan görüşmeler Hindistan'dan Türkiye'ye yapılacak para transferleriyle ilgiliydi. Zarrab, bu bağlantıyı da dünküne benzer bir şema ile çizerek anlatacak.

17.40 Toplantıya Hindistan'dan işadamları da katıldı. Toplantıda, Hindistan'da toplanan paraların Türkiye'ye nasıl aktarılacağı konuşuldu.

17.39 Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ve Naftiran şirketi yetkilileriyle ve Bijan Alipour, Recai adlı İranlı şahıslarla yaptığı bir toplantıyı anlatıyor.

"Cezaevinde tehdit edildiğim için FBI korumasına girdim"

17.38 Zarrab, Manhattan'da gözaltında olduğu sırada tehdit edildiğini doğruladı. "Neden FBI gözetimine alındın?" diye sorulduğunda, "Güvenlik sebebiyle. Gözaltındayken aldığım tehditler yüzünden." diye cevapladı.

17.35- Son jüri üyesi de salonda yerini aldı. Salondakiler ayağa kalktı. Oturum başladı.

Sarraf'a ilk soru: Neden farklı kıyafet giyiyorsun?

Sarraf: Avukatlarım dün, sayın hakimin müsaadesiyle, farklı kıyafet giyebileceğimi söyledi. Ben de onların bana getirdiği kıyafetleri giydim.

Reza Zarrab salona hapishane kıyafetleriyle değil, koyu bir ceket ve açık renk gömlekle geldi.

Savcılar, avukatlar, gazeteciler ve izleyiciler mahkeme salonundaki yerini aldı. Sarraf henüz tanık bölümüne getirilmedi.

 

 

 

HABERBOX ÖNERİYOR-MUTLAKA OKUYUNUZ

Dört Tür Uzaylı Vurulmuş!

Reza Zarrab ABD Dava İran New York Egemen Bağış Zafer Çağlayan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500