Son günlerde özellikle Kürt sorunu eksenli söylemlerindeki sertlikle dikkat çeken Erdoğan, liberal aydınların desteğini kaybediyor. Erdoğan’ın AB ekseninden çıktığını, IMF çıpasını yitirdiğini, şahin politikalardan yana olduğunu iddia eden liberal aydınlar, Ergenekon sürecinden beklediğini de bulamayınca Başbakan’ı eleştirmeye başladı. Bazı kalemler de bürokrasiyi yıpratmak yerine AKP’nin bürokrasi ile uzlaştığını iddia ediyor. Erdoğan"ın son dönemlerde Kürt sorununda Bush çizgisine yaklaştığı tespitini yapan yazarlara Erdoğan’ın yanıtı da sert olmuştu.
KORU VE BAYRAMOĞLU ELEŞTİRİLERİ
Fehmi Koru Erdoğan’a Kürt sorunu ile ilgili söylemlerinden ötürü “Obama’ydı Bush gibi oldu” demiş büyük tartışma başlamıştı. Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu, geçtiğimiz gün Fehmi Koru’nun AKP iktidarıyla ilgili olarak NTV ekranında söylediği “Obama gibi geldiler, Bush’a benzediler” sözlerini değerlendirdi. Bayramoğlu şunları söyledi: “Uzun süredir demokrat ve liberal kesimlerde hükümetin Güneydoğu politikasıyla ilgili vurguları öne çıkardıklarını biliyoruz. Fehmi Koru’nun değerlendirmesine pek çok kesim katılıyor, ben de katılıyorum.”
Erdoğan’a bir tepki de Hasan Cemal’den geldi. Cemal köşesinde şunları söyledi: “Erdoğan’ın son olarak ‘pompalı tüfek kullanan vatandaşı’ mazur gösteren, “Ya sev ya terk et!” diyen son konuşmaları hakikaten çok vahimdir.” Cemal sözlerini şöyle sürdürdü: “Erdoğan hâlâ Demirel"leşme sürecinde mi?.. Yoksa Çiller"leşme süreci başladı mı?..”
BÜROKRASİ İLE KAVGA BİTTİ Mİ?
Liberal-demokrat aydınlar, AKP’nin asker-sivil bürokrasiyi yıpratacağını, Kürt sorununa AB eksenli bir çözüm bulacağını düşünüyordu. Ancak özellikle Kürt sorununda yaşanan ordu-AKP uzlaşısıyla birlikte bu yazarlar da hayal kırıklığına uğramış gözüküyor. Erdoğan’ın “reformcu” çizgisini kaybettiğini iddia eden bu çevreler bürokrasinin yıpratılma sürecinin sekteye uğramasından rahatsız. Örneğin Emre Aköz, “İnşallah AKP bu tuzaklara düşmez. Bürokrasiye sıcak durulmaz. Erdoğan’ın bürokrasiye karşı serin durması lazım” diyor.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ve IMF ekseninden kopmaması gerektiğini düşünen kimi sermaye çevreleri, TUSİAD ile yaşanan gerilimden de rahatsız. Birkaç gün önce Başbakan Erdoğan ile bazı rektörlerin ve yazarların bir milletvekilinin evinde yediği yemek bu gerilimin düşürülmesi için tasarlanmış bir toplantı olarak algılandı. Erdoğan’ın IMF konusunda yerel seçim harcamalarının kısıtlanacağı korkusu ile bir anda sertleşmesi, liberal ekonominin savunucuları tarafından kaygıyla karşılanıyor. Bu durumun Erdoğan’ın liberal ekonomiden koptuğu anlamına gelmediği bilimse de, seçim galibiyeti için yapılan popülizm sermaye çevrelerini kaygılandırmış gözüküyor.
***
Ben eleştirdim, o eleştirdi
Yenİ Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ı "Obama gibi geldi, Bush"a benzedi" şeklinde eleştirmesine Erdoğan"ın "sevsinler seni, yazıklar olun, biz ne Obama"yız ne Bush"uz, biz biziz" cevabını vermesinden sonra Erdoğan"a Taha Kıvanç imzasıyla cevap verdi. Koru "Ben eleştirdim... O eleştirdi" başlıklı yazısında Erdoğan"la tartışmayı noktaladığını duyurdu. Koru"nun, Erdoğan"ın son dönemlerde Kürt sorununa "tank ve tüfekle" çözüm aramasının onu Bush çizgisi ile buluşturacağı tespitinde ısrarlı olduğunu belirten yazısında şu cümleler geçiyor: "Geçmişe baktığımızda bu alanda pek çok ilki gerçekleştirdiği için Tayyip Erdoğan"ı Bush politikalarıyla özdeş saymamız mümkün değil. Sorun şu son birkaç hafta içerisinde benimsediği söylemden kaynaklanıyor... Tank ve tüfekle "Kürt sorunu"na çözüm getireceğini sanıyorsa, bu sanısı onu ABD"de George W. Bush ile ortak çizgide buluşturur... Ne kadar aksini iddia etse de..."
Bu haber toplam 17 defa okundu.