Tansu Çiller'den BM'e Mektup

Tansu Çiller, Dünya Kadın Liderler Konseyi’nin BM Genel Kurulu bünyesinde gerçekleştirdikleri zirveye bir mektubunu iletti.

Tansu Çiller'den BM'e Mektup
Bu içerik 1177 kez okundu.

Tansu Çiller, Dünya Kadın Liderler Konseyi’nin BM Genel Kurulu bünyesinde gerçekleştirdikleri zirveye 15 Temmuz mektubu iletti.

Çiller, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde 21 Eylül 2016 Çarşamba günü gerçekleştirilen ‘Kadına Yönelik Şiddetin Maliyeti’ konulu panel katılımcılarına, 15 Temmuz gecesi Türkiye’de yaşanan darbe girişimini anlatan bir mektup iletti. Çiller, mektubuna o gecenin sembol anlarından biri olan kamyonet sürücüsü kadın ve arkadaşının fotoğrafını da ekledi.

Başbakan olduğu dönemde Cemaat’e verdiği destekle bilinen Tansu Çiller’in mektubundan bazı satırlar şu şekilde:

“Dünyanın ister eski ister şu anda görev başında bulunan kadın liderleri olarak hedefimiz, her anlamda tüm insanlık için daha iyi hayat temin etmekti ve bu bugün de böyle. Bu hedefe ulaşmada temel gücümüz demokrasi, çünkü hepimiz liderlik fırsatını demokratik ilke ve süreçlerle bulduk. Hepimiz, yurttaşlarımızla birlikte demokrasimizi, daha iyi bir geleceğe sahip olmak için güven içinde korumalıyız.

Belki çoğunuz Türkiye'de 15 Temmuz'da yaşamış olduğumuz darbe girişimini ayrıntılı olarak değil genel anlamda biliyorsunuz. Yıllarca ABD'de yaşayan sözde din adamı etkisindeki, ordu ve polis içindeki bazı hizipler, Türkiye'de seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Hükümeti devirmeyi ve dahası ülkede varolan demokratik rejimi ortadan kaldırmayı denediler. Parlamentoyu ve birçok devlet kuruluşlarını, kamu binalarını, halkı savaş uçaklarıyla bombaladılar. Sokaklardaki insanlara ateş açtılar. Tanklar arabaları ve insanları merhametsizce parçaladı. Bu gerçek bir katliamdır. Devlet televizyonu TRT ve CNN International'ın Türkiye'deki birimi olan CNN Türk'ün de içinde bulunduğu bazı televizyon kanallarını bastılar. Kendilerine katılmayan Genelkurmay Başkanı dahil üst rütbeli generalleri zaptedip gözaltına aldılar.

Bu sahnelerin çoğu Cumhuriyet'in tarihinde ilk kez görülmüştü. Darbe girişimi ağırlıklı olarak toplumun tüm katmanlarından vatandaşların direnişi sayesinde yenilgiye uğratıldı. Gece boyunca halkımız ülkedeki demokratik düzenin, darbe girişimi taraftarları tarafından ortadan kaldırılma tehlikesi içinde olduğunu gördü. Bunun kendi özgürlük, bağımsızlık ve ülkenin geleceğine karşı bir saldırı olduğunun farkına vardı. Hayatlarını Türkiye'de demokrasiyi korumak uğruna feda ettiler. Terörist örgütün darbe girişimi sırasında 241 kişi katledildi, 2 bin 195 kişi yaralandı.

15 Temmuz'dan sonra halk demokrasi uğrundaki gösterilere, olası darbe girişimlerini engellemeye hazır olmak için, yaklaşık bir ay boyunca devam etti.

Cinsiyet ayrımına dayalı şiddet, tarihsel kökleri demokrasi 'eksikliği'ne ilişik olan toplumsal bir hastalık ve kadına karşı şiddete bulunan son çözüm gerçek ve yükseltgenmiş bir demokrasi. Türkiye'de yarım yüzyılı aşkın gerçek bir demokrasi deneyiminden sonra Türkiye'nin kadınları, herkes için demokrasi uğruna mücadele edilmezse yaşama şansı bulamayacaklarını ve şiddetten arınmış özgür bir hayat yaşama gereğini anladılar. Türkiye'de kadınlar bu yüzden, şiddetten uzak bir toplumu seçme hakkının en fazla tehlikeye düşürüldüğü 15 Temmuz gecesi sokaklardaydı. Onlar sanki bir savaş meydanında, sadece elleriyle silahlı darbeye karşı savaşıyorlardı. Zor elde ettikleri demokrasiye inançlarından başka silahları yoktu.

Dünyadaki ülkelerin tümünde, siyasetçi, liderler ve böylece insanlar, 15 Temmuz'da Türkiye'de tam olarak ne yaşandığını gerçek olarak anlamadı. Bilgi, anlayış eksikliği ve ilgisizlik hayal kırıcı, ancak daha da önemlisi, bizim şimdi bunun üzerine gitmememiz gelecek için büyük bir kayıp olacaktır. Bu, silahsız olarak biraraya gelen bir halkın, genelde şiddete karşı - özellikle kadınlara yönelik şiddete yönelik olmak üzere- nihai çare olan demokrasi arayışında; silahlı darbe girişimine karşı bir ayaklanmasıdır.

Böylece siz, dünyanın kadın liderlerini halka, Türkiye'de 15 Temmuz'da gerçekte neler olduğunu anlatmak üzere yürüyüşümüze katılmaya çağırıyorum. Bu nedenle, bugün sizi genel olarak şiddeti ve özellikle kadınlara karşı maliyeti son derece yüksek olan şiddeti denetim altına almada nihai çare olduğu için, Türkiye'deki kadınların demokrasi mücadelelerini ve demokrasiyi yüceltme çabalarını anlamaya ve desteklemeye davet ediyorum."

Haber: Yaren Yalçın
tansu çiller birleşmiş milletler kadına şiddet türkiye 15 temmuz darbe girişimi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500