08 Ocak 2009 Perşembe 23:31
RSS
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye üzerinde siyasi Bor oyunu
14 Kasım 2008 Cuma - 13:51:16
Dünyadaki 4 milyar ton rezervin yüzde 72'sinin Türkiye'de bulunduğu Bor madeni, 500'e yakın sektörün hammaddesi konumunda. Dünyadaki bor rezervleri tükeniyor ve Türkiye tekel olmaya doğru hızla ilerliyor.

REACH Tüzüğü ile AB ülkelerine yaptığımız kimyasal ürün ihracatını zora sokan Avrupa Birliği, son olarak Bor ihracatının önüne engel çıkardı. Dünyadaki bor rezervleri tükeniyor ve Türkiye tekel olmaya doğru hızla ilerliyor. İş dünyası Türkiye'nin itirazlarına rağmen bu madeni "üremeye olumsuz etkili toksik madde" listesine alan AB'nin siyasi oyun paşinde olduğu görüşünde. Dünyadaki 4 milyar ton rezervin yüzde 72'sinin Türkiye'de bulunduğu Bor madeni, 500'e yakın sektörün hammaddesi konumunda.

Dünya rezervlerinin yüzde 72 oranındaki bölümünü elinde bulunduran Türkiye'nin bor türevleri ihracatı, üretimde kapasite artışına paralel olarak artıyor.

Son verilere göre, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün bor ihracatında belirlenen hedeflere ulaşıldı. Türkiye'nin 31 Ekim 2008 tarihi itibariyle gerçekleştirdiği bor ihracatı 442 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemindeki bor ihracatı 325 milyon dolar düzeyinde olmuştu.

Dünyadaki 4 milyar ton rezervin yüzde 72'sinin Türkiye'de bulunduğu bor madeni, Türkiye'nin geleceği olarak görülüyor.

Bu madenin sanayi sektörlerindeki kullanım alanlarına bakıldığında, konunun şakaya gelmeyecek kadar ciddi olduğu anlaşılıyor.

Bor ürünleri uzay ve hava araçlarından nükleer uygulamalara, savunma sanayisinden elektronik ve iletişim sektörüne, cam sanayisinden nanoteknoloji ve deterjana kadar 500'e yakın alanda kullanılıyor.

Bor ürünlerinin yüzde 80'e yakını ise cam, seramik-frit, tarım ve deterjan alanlarında tüketiliyor.

İş dünyası tepkili

İş dünyası ise Bor'u "üremeye olumsuz etkili toksik madde" listesine alan AB'nin siyasi oyun paşinde olduğu görüşünde.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz, AB ülkeleri arasında bor grubu ihracatının yapıldığı en önemli ülkelerin, Belçika, İtalya, Slovenya ve İspanya olarak sıralandığını hatırlattı. Akyüz, 2007 yılında bor grubuna ait toplam ihracatın 250 milyon dolar seviyesinde olduğunu bu rakama maden ihracatının dahil olmadığını belirtti.

Önemli bir ihracat kaleminin daha tehditle karşı karşıya kaldığını söyleyen Akyüz, şöyle devam etti: "Avrupa Birliği'nde kimyasallara ilişkin mevcut birçok mevzuatı tek bir çatı altında toplayan REACH Tüzüğü'ne göre Türkiye'den AB'ye yapılacak kimyevi madde ihracatında, ihracatçı firmalarımızın, Avrupa Kimyasallar Ajansı'na (AKA) ürünlerini kaydettirmeleri gerekiyor. Bir kimyasal madde Tüzük kapsamında "İzne Tabi Maddeler" listesinde yer alırsa, söz konusu maddenin piyasaya sürülmesi aşamasında ajanstan izin alınması zorunlu. "İzne Tabi Maddeler" listesi REACH Tüzük metninde Ek 14'te (ANNEX 14) yer alıyor. Söz konusu liste şu anda boş olmakla birlikte izin işlevi, çok tehlikeli kimyasalların kullanımı veya pazara sürülmesi durumunda gündeme geliyor. Bu noktada AKA bu kategoride değerlendirilen kimyasalı listeye dahil edebilir hatta kısıtlayabilir veya yasaklayabilir."

Karar siyasi

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMMİB) Başkanı Ali Kahyaoğlu ise, "Bor konusunda Türkiye üzerinde oyunlar oynanıyor" diyerek kararın tamamen siyasi olduğu görüşünde.

Bor'un Türkiye'de en çok Eskişehir ve civarında çıktığını belirten Kahyaoğlu, "Eskişehir'de yani madenin kaynağında üreme rakamlarında hiçbir sorun yaşanmadı" dedi. AB'nin konuyla ilgili araştırmasının 2 yıl önce başladığını ve Türkiye'nin tüm ısrarlarına rağmen kurullara, Türk uzman dahil edilmediğini söyleyen İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Mutlu Öktem ise "Bor nedeniyle bir kişinin sıkıntı yaşaması için günde yaklaşık 50 litre gibi borla karışmış su içmesi gerekir, bu da imkânsız bir şey" açıklamasında bulundu.

Çalışma yapıyoruz

Kimya Sanayicileri Derneği Başkanı Timur Erk, AB'nin kararının bilimsel temellere dayanmadığını vurguladı. Bu kararın kimya sektörünün Avrupa'ya yapacağı ihracatı yarı yarıya düşüreceğini kaydeden Erk, "İddiaların temelinde AB'deki otomobil devlerinin olduğu gibi bir düşüncem yok. Çok büyük bir kozumuz olan bor üzerinde oynan çirkin bir oyun bu. AB'nin kasıtlı olarak yaptığı stratejik bir davranış. Sektör olarak, biz gerekli yerleri, bürokratları uyardık, ikazlarımız işe yaramadı. Borla ilgili gerekli analizlerin yapılması ve kansorejen olmadığının kanıtlarla sunulması gerekiyor. Biz de şimdi bu konuda çalışma yapıyoruz. Böyle bir iddianın bilimsel dayanağı yoktur. " dedi.

BOR TÜRKİYE İÇİN HAYATİ ÖNEMDE

AB'nin Bor ile ilgili kararını yorumlayan Etibank eski üst düzey yöneticisi, Güçkan Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı ve İhlas Madencilik CEO'su Orhan Güçkan, 250'dan fazla nihai üründe Bor madeninin kullanıldığını, bu ürünlerden birkaçında toksik madde görülmesi iddiasıyla genelleme yapılmasının yanlış olduğunu açıkladı. Bor madeninin Türkiye için yaşamsal önem taşıdığına dikkat çeken Güçkan, AB'nın kararının "siyasi oyun" olduğu eleştirilere katıldığını belirtti. Güçkan, "Geçmişte altın üretimi başta olmak üzere Türkiye'nin maden zenginliklerini değerlendirilmemesi yönünde türlü oyunlara tanık olduk. Yeraltı kaynaklarımızı değerlendirmek ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için bir kurtuluş aracı. Bor'da en önemli rezerv ülkemizde. Arama yapıldıça daha da büyüyeceğine inanıyorum. Son dönemlerde teknolojik araştırmlarda önemli sonuçlar alınmaya başlandı. Ülke bazında daha çok pazara girildi. İlgili devlet kurumları, üniversiteler ve özel sektörümüz el ele vererek yeni uç ürünler üretimine yönelmelidir. Bizi oyuna getirmeye çalışıyorlar. Çünkü bu madenin nerede ise kullanılmadığı sanayi ürünü yok gibi. Enerji için de büyük potansiyel." yorumunu yaptı.

Türkiye'nin DTÖ nezninde dava açmasının yararlı olduğunu kaydeden Güçkan, bu dava ile en azından haksız genelleme yapılmasının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.

ÜREMEYE ENGEL DİYORLAR MADENCİNİN ÇOCUĞU BOL

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz, bor ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 oranında bir artış yaşandığını belirterek, bu yıl toplam bor ihracatını da 550 milyon dolar düzeyinde hedeflediklerini bildirdi. Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre kurumun geçen yıl toplam bor ihracatı ise 405 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

Türkiye'nin 2012 yılı toplam bor ihracatının 1 milyar dolar düzeyinde hedeflediklerini belirten Yılmaz, ihracat hedeflerinin 2009 yılında, 650 milyon dolar, 2010 yılında 750 milyon dolar, 2001 yılında ise üretimde kapasite artışına paralel olarak bor türevleri ihracat hedeflerinin 900 milyon dolar düzeyinde öngördüklerini söyledi.

Yılmaz, Bor'un "üremeye olumsuz etkili toksik madde" listesine almasına karşılık, "Borda çalışanın çoluğu çocuğu bol" yanıtını verdi.

Orhan Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı: "İnsanlar alıp bor yemez veya içmez. En fazla tozuna maruz kalır. Bizim bor sektöründe çalışanların çoluğu çocuğu bol. Bizim daha önceden yaptığımız projede, Prof. Dr. Bekir Şaylı başkanlığında bir heyet, işletmelerimizde bora maruz kalan çalışanlardan kan ve sperm alarak yıllarca çalışma yaptı. Ne sperm sayısında azalma ne de kanda bora rastlandı. Biz bu çalışmayı, yabancı beş akademisyeni de dahil ederek tekrar yapacağız, muhtemelen tekrar aynı neticeler çıkacak."

AB üyesi ülkelerde bazı avukatlarla anlaştıklarını belirten Orhan Yılmaz, her ülkede ayrı ayrı yürütmeyi durdurma davası açacaklarını, kaydederek, "Davada, regülasyonun bizatihi kendisine değil, bu regülasyonun bizim şartlarımıza uymadığını söyleyeceğiz. Bununla ilgili hem teknik hem hukuki mücadelemiz devam edecek. Mahkemeyi büyük ihtimalle kazanırız, işin adaleti varsa. Mahkeme en az bir yıl sürer" dedi.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ, DAVA SONUÇ VERİR Mİ?

Son yıllarda belli aralıklarla gündeme gelen, "Bor zenginiyiz ama bu madenden para kazanamıyoruz" cümlesi tamamıyla doğru. Zira dünyadaki bor rezervleri tükeniyor ve Türkiye bu konuda tekel olmaya doğru ilerliyor. Avrupa Birliği'nin son olarak Bor'u "Üremeye olumsuz etkili toksik (zehirli) madde" listesine dahil etmesi Türkiye'nin ihracatına ciddi bir darbe vuracak.

Türkiye, kararla 2 kez yaptırımlarına maruz kaldığı Dünya Ticaret Örgütü'nde (DTÖ) dava açmaya hazırlanıyor.

AB, 67/548/ECC sayılı AB Komisyonu direktifi doğrultusunda, tehlikeli maddelerin sınıflandırılması, ambalajlanması ve etiketlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Direktif uyarınca, kimyasal maddeler, insan sağlığı yönünden risk durumlarına göre 3 listede toplanıyor.

İnsan üzerinde yapılan deneylere göre sağlık üzerinde olumsuz etkileri belirlenen ürünler ilk listede yer alırken, hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre insanları da olumsuz etkileyebileceği öngörülen ürünler "2 sayılı liste"de sınıflandırılıyor. Şüphelenilen ve az riskli bulunan ürünler ise 3 sayılı listede bulunuyor.

Belirli aralıklarla yenilenen bu listelerdeki ürünler, ticaret sırasında önemli kısıtlayıcı uygulamalara maruz kalıyorlar.

AB Komisyonu, 2000 yılında, boru söz konusu direktif kapsamında incelemeye aldı. Teknik İlerleme Komitesi, 16 Şubat 2007'de, borik asit ve sodyum boratların, "üremeye olumsuz etkili toksik madde" olarak sınıflandırılmasını öngören bir tavsiye kararı kabul etti.

Komisyon çalışmalarını sürekli takip eden Türkiye, bor konusundaki hassasiyetini, hem Gümrük Birliği Ortak Komitesi'ne hem de ikili görüşmelerinde sürekli iletti. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile Çevre ve Orman ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanları da AB Komisyonu'nun ilgili komiserlerine muhatap mektuplar yazdı.

Türkiye'nin işbirliği tekliflerine olumlu yaklaşmayan AB komisyonu, "üremeye olumsuz etkili toksik madde" olduğu gerekçesiyle 2 sayılı listede yer almasına ilişkin direktifi, 9 Haziran 2008'de kabul etti. AB'nin söz konusu kararı, 15 Eylül'de Topluluk Resmi Gazetesi'nde, 20 gün sonra yürürlükte olmak üzere yayımlandı.

ÜLKE YELPAZESİ GENİŞLİYOR

Bu arada Türkiye'nin bor ihracatı yaptığı ülke portföyü de giderek genişliyor. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz, dünyanın dört bir yanına bor ihraç eden Türkiye'nin en büyük bor alıcıları arasında ABD, Avrupa ve Uzak Doğu olmak üzere toplam 63 ülke bulunduğunu açıkladı. Yürütülen pazar faaliyetleri sonrasında ülke sayısının önümüzdeki dönemlerde daha da artması hedefleniyor.

2008 yılı ihracat verilerine göre halen Türkiye'nin bor ihraç ettiği ülkeler arasında, Arjantin, Avustralya, Bangladeş, Brezilya, Bulgaristan, Kamerun, Kanada, Çin, Mısır, İngiltere, Finlandiya, Fransa, Yunanistan, Hindistan, Endonezya, İran, Irak, İsrail, İtalya, Litvanya, Lübnan, Makedonya, Malezya, Mali, Moldova, Hollanda, Yeni Zelanda, Pakistan, Yemen, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Suudi Arabistan, Senegal, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Güney Afrika, İspanya, Sri Lanka, İsviçre, Suriye, Tunus, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan, Venezuela, Vietnam ve Arjantin bulunuyor.

Bu haber toplam 13 defa okundu.
Puan Verin : puanpuanpuanpuanpuan
    Bu habere henüz yorum eklenmemiş...
            Son Haberler    Ekonomi Bölümüne eklenen son 10 adet haber.
            Diğer Haberler    Ekonomi Bolümüne eklenen son 31 adet haber.
ARŞİVDE ARA
Döviz
Cinsi  Alış   Satış 
Dolar1.54621.5537
Euro2.10032.1104
Hava Durumu
Istanbul
Anket
Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz?
 AKP
 CHP
 MHP
 DTP
Güv.Kodu