İngiltere York Düşesi Sarah Ferguson ve kızı, 2 ay önce gizlice gezdikleri İstanbul Zeytinburnu ve Ankara'daki Saray Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na ait kimsesiz çocuk yurtlarındaki manzara karşısında isyan etti: "Dünyanın en kötü yurtları... İngiltere'nin AB'ye girmesi için uğraştığı Türkiye bu mu!.. Ankara'nın 4.5 kilometre ötesinde elde ettiğimiz görüntüler, bu ülkenin İngiltere'nin desteğini alacak standartlardan çok uzak olduğunu gösterdi."
BAŞINI ÖRTÜP GİRDİ
Gezi sırasında gizli kamera ile çekilen görüntüleri basında çıkan, Prens Andrew'in eski karısı Sarah Ferguson (49), yurtların içler acısı durumunu İngiliz Daily Mail gazetesine anlattı: "Çocukların saçı kazınmış, el ve ayakları bağlı, koridorlar idrar, dışkı ve kusmuk kokusundan geçilmiyor.
Çocuklar insan görünce korkup çığlık atıyor. Bazıları köpek gibi duvar ve ranzalara bağlanmış. Hala kabuslar görüyorum." Ferguson, Türkiye'de engelli ve öksüz çocukların istismar edildikleri yolundaki haberleri incelemek için geldiğini ve başını örtüp kendini bir çalışan gibi göstererek içeri girdiğini de anlattı. Zeytinburnu'nda 50 çocuğun, Saray'da ise 700 kadar çocuk ve yetişkinin kaldığını belirten Ferguson, karşılaştığı bir manzarayı şu sözlerle dile getirdi: "Bir odaya girdiğimde aynı yatağı paylaşan iki kadın, insan dışkısı içindeki yataklarından ayağa fırladı. Hemen hazır ola geçip ellerini arkalarında kavuşturdular. Odadaki pis koku katlanılır gibi değildi. Manzara karşısında benim ve kameramanımın gözleri doldu. Şükür ki Ankara'daki merkezi gezerken kızlarım yanımda yoktu."
'BEZİ ÇEKİP ALDIM'
Kızı Eugenie'nin, "Turistlerin akın ettiği İstanbul gibi bir kentte nasıl böyle bir yere izin verilebilir" dediğini de aktaran ve Saray Merkezi'nde bir çocuğun cebinden bir bez parçasını çekip aldığını belirten Ferguson, "Sanırım bu bezle onun ellerini bağlıyorlardı. Konuşmak için gittiğim her yere bu bez parçasını da götüreceğim" dedi. Düşes Ferguson'un çektiği görüntüler, İngiltere'nin en çok seyredilen kanallarından ITV1'de 6 Kasım gecesi saat 21.00'de yayınlanacak.
2004'te inceleyen vekil: Uyarmıştık
Sarah Ferguson'un tespitlerinin ardından gözler, Saray Rehabilitasyon Merkezi'ne çevrildi. Merkeze 2004'te baskın yapan milletvekillerinden Özlem Çerçioğlu (CHP Aydın), "Biz gittiğimizde kalorifer yanmıyordu. Kilitli bir odayı açtırdım. 13-14 yaşında 3 kız çocuk yerde yatıyordu. Çocuklar sabaha kadar öyle yatmışlardı. Tuvalet ihtiyaçlarını da oraya yapmışlardı. Zihinsel özürlü çocukların kendilerine zarar vermelerine engel olmak için ellerine şişe geçirmişlerdi. Rapora bunun bir psikolojik şiddet olduğunu, daha iyi koşulların sağlanması gerektiğini yazdık" dedi. Dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit ise şunları söyledi: "Orası ağır özürlü çocukların kaldığı bir yer. Hatırladığım kadarıyla birbirlerine ve kendilerine zarar vermesinler diye ellerine pet şişeler geçirilmişti. Daha sonraki kontrollerimiz ise iyiydi."
"750 kişiden 400'ü yatağa bağlı"
Uluslararası Zihinsel Engellilik ve Psikiyatride İnsan Hakları Kuruluşu'nun 2005 tarihli raporunda, Saray'daki merkez için şu tespitler yer almıştı:
* Saray Rehabilitasyon Merkezi'nde, kapasitesi 408 kişilik olmasına rağmen 750 çocuk ve yetişkin kalıyor. 750 kişiden 400'ü yatağa bağlı halde.
* 2004 Şubat'ında yapılan incelemede, çocuklar boş yataklara bağlı halde bulundu. Temmuzda yapılan incelemede, odalardan idrar kokusu geliyordu.
* Fizyoterapi olmaksızın yatağa bağlanan çocukların kol, bacak ve omurgaları bükülmüştü.
* Saray'da çocukların ellerine pet şişeler koli bantlarıyla bağlanarak, kendilerine zarar vermeleri önleniyor.
* Banyoda sıcak su yok.
* Çocuklar ve kadın hastalar, yetişkin hastaların tecavüzüne uğruyor.
Gizli çekimi fark etmeyen görevlilere soruşturma
Ferguson'un Ankara Saray Rehabilitasyon Merkezi'ne gizlice girmesi "Bunu nasıl başardı" tartışmasını gündeme taşıdı. Ankara Sosyal Hizmetler İl Müdiresi Neriman Koca, "Gönüllü aile olarak buraya gelen Bahadır Ç. ile Başak İ.'nin bulunduğu otomobilin 22 Eylül'deki ziyaretleri sırasında, arka koltukta başı örtülü bir kadınla bir adam varmış. Meğer saçı siyaha boyalı başı örtülü kadın Sarah Ferguson imiş. Biz onun kimliğini henüz 3 gün önce anladık" dedi. Öte yandan, Ferguson'un ziyaretinin gizli kamerayla çekilmesini fark etmeyen görevlilerle iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkarılması için inceleme başlatıldı.
Bakan Çubukçu'dan Düşes Ferguson'a eleştiri
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı zihinsel engelliler merkezlerine ilişkin haberlerle ilgili, “SHÇEK'e bağlı kurumlarda yaşanan her türlü insan hakkı ihlali, görevi kötüye kullanma ve kurumlarda kalan kişilere yönelik kötü muameleler için gerekli idari soruşturmalar başlatıldığını” bildirdi.
Çubukçu, bugün çeşitli basın yayın organlarında yer alan ve eski York Düşesi Sarah Ferguson'un Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı zihinsel engelliler merkezlerinde yaptığı gizli çekimleri konu alan haberlere ilişkin açıklama yapılması gereğinin duyulduğunu belirtti.
Söz konusu haberin iki ayrı boyutu bulunduğunu ifade eden Çubukçu, “Haberlere konu olan ve SHÇEK'e bağlı kurumlarda yaşanan her türlü insan hakkı ihlali, görevi kötüye kullanma ve kurumlarda kalan kişilere yönelik kötü muameleler için gerekli idari soruşturmaların başlatıldığını” bildirdi. Çubukçu, açıklamasında, “Kamuoyunun hiç şüphesi olmasın ki 'evladımız' gözüyle baktığımız bakıma muhtaç kişilere yapılan kötü muameleye neden olanlar en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Her zaman olduğu gibi Bakanlığımızın hak ihlalleri konusunda en küçük bir toleransı yoktur” ifadesine yer verdi.
Haberin gerçeği yansıtmayan ve siyasi içerikler taşıyan yönleri bulunduğunu da belirten Çubukçu, şunları kaydetti:
“En başta belirtmek isteriz ki, adı geçen iki kurumumuz ne kimseden gizlenmiş ne ziyareti yasaklanmış kurumlardır. Özellikle, Ankara Saray Rehabilitasyon Merkezi yabancı misyon şeflerinin ve Büyükelçi eşlerinin sık sık ziyaret ettikleri, çok sayıda sivil toplum örgütünün ve gönüllülerin gözetiminde olan bir kurumumuzdur. Söz konusu kurumlarımız, kapalı kapılar ardında tutulan, toplumdan soyutlanan merkezler değil; tam tersine gönüllülerimizin ve kamuoyunun denetimine açık şeffaf kurumlardır. Tıpkı diğer kurumlarımızda olduğu gibi. Buna rağmen söz konusu haber, her iki kurumu da esrarengiz, bilinmeyen kurumlar şeklinde sunmuştur.
Sayın Sarah Ferguson'un, Türkiye AB İlerleme Raporu'nun açıklanacağı bir dönemde; AB'ye üyeliğinize karşı çıkmasından, 'İstanbul'a turist olarak gitmeyin' çağrısına kadar Türkiye'yi bir karalama kampanyasının içinde bırakmaya çalıştığı bu hadisede, art niyetli olduğu son derece aşikardır. Sayın Ferguson'un Ankara'da gönüllülerimizi; İstanbul'da ise İngiltere kraliyet ailesine mensup olduğu için yanında getirdiği kızına refakat amacıyla verilen koruma polislerini suistimal ederek, kurumlarımıza izinsiz girmiştir.”
Ferguson'un, bu tutumuyla kraliyet ailesinin unvanından faydalandığını, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilere zarar verdiğini, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkarak, olayı siyasi bir boyuta, Türkiye'ye turist gelmesini engellemeye yönelik demeçler vererek de ticari bir boyuta taşıdığını vurgulayan Çubukçu, şunları kaydetti:
“Yayınlanacağı söylenen video görüntülerin kurumlarımıza ait olup olmadığı ise henüz netlik kazanmamıştır. Hangi karelerin kuruma ait olduğu görevlendirdiğimiz uzmanlar tarafından görüntülerin bugün incelenmesi sonucu tespit edilecektir.
Bakanlık olarak, kurumlarımızda meydana gelen temel insan hakları ihlaline yönelik her türlü vaka bizim için soruşturma konusudur ve ihmali olanlarla ilgili her türlü cezai işlem yapılacaktır. Ancak, kendi ülkesinde yasak olduğu için yapamadığı gizli kamera çekimlerini, oryantalist bir bakış açısıyla Türkiye'de yapan Sayın Sarah Ferguson'un, ülkemizdeki basın organlarının dış haberler bölümüne görüntüleri servis ederek Türkiye'de bir infial yaratmaya çalışması ve Türk basının da buna fırsat vermesi üzüntü vericidir.
Türk bir gazetecinin, İngiltere'deki bir kurumda gizli kamerayla kayıt yapması durumunda yaşanacağı sıkıntı ve alacağı tepkiyi kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
Aynca, kurumlarımız Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Konseyi bünyesindeki Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi'nin denetimine tabidir. Bu çerçevede, son yıllarda her iki merkeze de anılan komite tarafından habersiz denetimler yapılmış, ancak haberde iddia edildiği gibi herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmamıştır.”
Bu haber toplam 10 defa okundu.