Zarrab İtirafında 2. Hafta

ABD'de görülen Hakan Atilla davasında 4'üncü gün oturumu bugün yapılıyor. Reza Zarrab, yine tanık kürsüsünde. Sebla Küçük’ün çevirmesiyle yayınladığımız haberde Cuma günü Adam Klasfeld'in Cuma günü paylaştığı ses kayıtları yer alıyor bundan sonra da o kayıtlar YouTube'a yüklenecek.

Zarrab İtirafında 2. Hafta
Zarrab İtirafında 2. Hafta Meltem Yüksel
Bu içerik 206 kez okundu.
Haberin videosu için tıklayın!

Eski Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın, ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edilmesiyle suçlandığı davada itirafçı olmayı kabul eden Türk ve İranlı iş adamı Reza Zarrab New York’ta devam eden duruşmada ifade vermeye devam ediyor.

CANLI BLOG:

* Yargıç Berman: Bugünlük bu kadar. İyi ilerleme kaydettik. Yarınki duruşma 17.15’te başlayacak, 23.30’da sona erecek.

* Salonda Türkçe ses kayıtları dinletiliyor. Bir dizi Türkçe ses kaydı dosyası, delil dosyasına eklenecek.

* Bu tapeler, konuşma dökümlerinin İngilizce çevirisiydi. Savcı, daha önce delil olarak sunulan tapelere ait ses kayıtlarını dinletmek istediğini söylüyor.

* Zarrab yeniden kürsüde,  şemasını jüri üyelerine açıklıyor ve yine şema çizip, SWIFT mesajlarının mekanizmada nereye oturduğunu anlatıyor.

* Standard Chartered Londra merkezli İngiliz bankasıymış.

* Oturuma kısa bir ara veriliyor. Ardından Zarrab, bahsedilen SWIFT mesajlarının, tüm bu ticaret mekanizmasında nereye oturduğunu anlatacak.

* Savcılar, bu işlemi dava konusuna bağlamak için ABD'li bankaya uzanan döngüyü tamamlamak zorunda. Bu işlemde İran parası kullanılmışsa, kapanış konuşmasında bu konu gündeme gelecek. Belgeler açıklandığında konu daha iyi anlaşılabilir.

* Savcılar, bir Şangay bankası, bir Dubai bankası ve New York merkezli Standard Chartered bankası arasındaki 45 bin dolarlık bir işleme ait belgeyi delil olarak sunuyor. İşlemde bir İran bankası da varsa, savcılar için ciddi bir delil olacak.

* Zarrab, Dubai merkezli Rostamani Exchange şirketinin de adının yer aldığı bazı kayıtları doğruluyor. Yargıç Berman, bu kayıtlardan en sonuncusunu delil dosyasına ekliyor.

* Zarrab, Centrica Dubai adlı bir şirketten bahsediyor.

* Hesap çizelgeleri okunuyor, bunların nasıl kullanıldığı anlatılıyor.

* Bu kayıtlar Euro cinsinden yapılan işlemlere ait. Yani teknik kanıtlar sunuluyor. Bir süre daha bunlar devam edecek gibi gözüküyor.

* Zarrab, ABD'de tutuklu olduğu sırada "dışarı çıkmak için yalan söylemek zorundayım" dediği telefon görüşmesini "Ahad" adlı bir kişiyle yapmış. Ahad, Reza'nın bir dostu, avukatı veya danışmanı olabilir. (soru: Royal Denizcilik'in ortaklarından Ahad Khabaztamı mı olabilir mi?)

* Genellikle davalarda bu deliller, savcı tarafından karardan önceki kapanış konuşmalarında, tanık ve sanık ifadeleriyle birlikte tabloyu netleştirmek amacıyla değerlendiriliyor.

* E-postada Sermayeh Bankası'na ait hesap özeti yer alıyor.

* E-postalar art arda delil dosyasına ekleniyor. Bunlardan biri 28 Ekim 2014 tarihli bir e-posta.

* "Mars" adlı bir değerli metal şirketinden bahsediliyor. Şirketin Halkbank'ta hesabı bulunuyor.

* Şimdi de bir e-posta delil olarak sunuluyor. Konu satırında "SWIFT" yazıyor. Zarrab: Bu, banka şubeleri arasında bir tür mesajlaşma. Muhabirin yorumuna göre, İran'a yönelik yaptırımlar açısından bu önemli. 

* Yeni bir delil: Sermayeh Exchange bankasından Ali Zadeh adlı bir kişiden gelen e-posta.

* Zarrab, Sermayeh Exchange adlı İran bankasıyla ilişkili işlemlerden bahsediyor.

* Yeni deliller dosyaya ekleniyor.

* Zarrab: İşimi eski usulde sürdürdüm... Altın ve gıdayla.

* Soru: Ali Fuat'a hiç rüşvet verdiniz mi?

Zarrab: Ali Fuat'a hiç rüşvet teklif etmedim, o da öyle bir şey istemedi.

* Zarrab: 17 Aralık'tan sonra hiçbir Halkbank çalışanına rüşvet vermedim.

* Zarrab serbest bırakıldıktan sonra, insanlar artık onun gıda ticareti yaptığına inanmayacaktı.

* Zarrab, "serbest bırakıldıktan sonraki dönemde, gıda ticaretini yapan bir şirketin sahibi olarak görünmem uygunsuz olacaktı" diyor.

* Zarrab, 28 Şubat 2014'te serbest bırakılmıştı. Ali Fuat ile görüşmesi, bundan birkaç ay sonra gerçekleşti.

* Zarrab, Ali Fuat adlı bir kişiyle yaptığı görüşmeden bahsediyor.

* Avukatların dediğine göre Zarrab, Eylül 2016'da cezaevindeyken yaptığı bir telefon görüşmesinde, "daha az ceza almak için yalan söylemek zorunda olduğunu" söylemiş. Atilla'nın avukatları, bu durumun, "Zarrab'ın yalan ifade vermeye razı olduğunu" gösterdiğini iddia ediyor.

* Bugünkü oturum devam ederken Atilla'nın avukatları, Berman'a, müvekkillerini temize çıkaracak bazı delillerin ABD'li savcılar tarafından gerekli süre içinde kendilerine ulaştırılmadığını söylemişti.

* Öğle arası sona erdi. Oturuma devam ediliyor.

* Duruşmaya öğle arası verildi.

* Zarrab, serbest kaldıktan sonra işleri yeniden başlatmak için Halkbank'ın yeni genel müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile irtibat kurduğunu söylüyor.

* Zarrab, serbest bırakıldıktan sonra Halkbank'a gittiğini anlatıyor.

Soru: Halkbank'ta kiminle görüştünüz?

Zarrab: Halkbank Genel Müdürü ile. Süleyman Aslan'la değil, görevi ondan devralan kişiyle.

* Zarrab, Türkiye'de mali şube tarafından tutuklandığı dönemi anlatıyor.

Zarrab: Avukatlarım geldi, konuştuk ve serbest bırakıldım.

Soru: (Serbest kalmak için) herhangi bir ödeme yaptın mı?

Zarrab: Evet.

* Soru: Bu ödemeler rüşvet niteliğinde miydi?

Zarrab: Kısmen.

* Soru: Türkiye'de hiç hapse atıldın mı?

Zarrab: Evet, tutuklanarak cezaevine gönderildim... Evet, serbest bırakıldım.

* Savcı, öğle yemeği arası verilmesini istiyor. Yargıç Berman, 10 dakika daha devam edilmesini istiyor.

* Görüşme kaydında Zarrab, "Kardeşim, başka yolu yok. Mevzuat öyle diyor" diye konuşuyor. Zarrab, ifadesinde "Abdullah'a bu kararı kendim vermediğimi anlatmaya çalışıyorum" diyor.

* Soru: Bankada bu konuyla ilgili kimlerle konuştun?

Zarrab: Daha önce Süleyman Aslan'la konuşmuştum... Ayrıca Hakan Atilla ile de konuşmuştum.

Zarrab: Ben "Gümrük beyannamesinde Dubai üzerinden transit görünmesi lazım" diyordum.

* Zarrab'a göre görüşmede Atilla'nın evrakla ilgili bir sorunu çözdüğünden bahsediliyor. Zarrab "Bir sorun vardı ama halledildi" diyor. Zarrab altınların nihai varış yerinin İran mı, Dubai mi olacağı henüz belli olmadığı için, evrakta varış yerinin belirtilmesi gerektiğini söylüyor.

* Son dinletilen kayıt, Zarrab ile Happani arasındaki bir telefon görüşmesinden. Kaydın İngilizce dökümü delil dosyasına eklenecek.

* Yine Türkçe bir telefon görüşmesi kaydı dinletiliyor. (Bu kayıt da erişime açılacak.)

Soru: Peki gerçekte altınları hangi ülkeye gönderiyordunuz?

Zarrab: Gerçek ticarete konu olan altının tamamı, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihraç ediliyordu.

* Tarihi Amerikan formatında yazmış. Doğrusu "03.08.2012" olacak.

* Başka bir gümrük formu. "Varış yeri: İran" yazıyor. Belge tarihi: 21.02.2013.

* Yine bir gümrük formu, "Birleşik Arap Emirlikleri" yazıyor. Fatura tarihi 08.03.2012

* Gümrük formunda geçen "Sermayeh Exchange" adlı bir "paravan şirketten" bahsediyor.

* Zarrab, belgedeki alanları tek tek açıklıyor.

* Başka bir gümrük beyanı belgesi, delil dosyasına giriyor.

* Soru: Bahsettiğin mevzuat nedir?

Zarrab: Ambargonun getirdiği düzenlemelerden bahsediyorum.

Soru: Hangi ambargo.

Zarrab: ABD'nin ambargosu ve yaptırımları.

* Banka Keshavarze adlı bir İran bankasından söz ediliyor. (Not: Dinletilen ses kaydının genel erişime açılacağı tahmin ediliyor.)

*Soru: İşlemi kapatmak için neden evrak gerekiyordu?

Zarrab: Halkbank'taki hesabıma gelen tüm işlemlerin tek tek kapatılması gerekiyordu. Altın ticaretiyle ilgili olan işlemlerin kapatılması için de altın ticaretine ilişkin evrak gerekliydi.

Duruşma salonunda dinletilen kayıtta ise, Zarrab Atilla ile altın ticaretini konuşuyor. İhracat için beklenen bir işlemin tamamlanmasından bahsediyorlar.

Görünüşe göre, Zarrab'ın avukatı, müvekkilinin durumuyla ilgili olarak Erdoğan tarafıyla irtibat halindeydi. Zira görüşmenin özetinde "Danışman, bunun sadece Reza meselesi olmadığını, milli mesele olduğunu söylüyor" deniyor. Bu görüşmeler Zarrab'ın tutuklanmasından sonra gerçekleşmiş ancak Obama ile ilgili ifadelere bakılırsa görüşmelerin üzerinden epey zaman geçmiş.

* Yine bir telefon görüşmesine ait ses kaydı dinletiliyor.

* İhtiyaç molası bitti. Oturum devam ediyor.

Görüşmelerde konuşulanları anlamak epey zor. Atilla'nın avukatlarının bunları incelemek için süre istemesi boşuna değil. Söz konusu kayıtlar, Zarrab'ın tutuklu olduğu döneme ait. ABD'de cezaevlerinde telefon görüşmeleri kaydediliyor. Zarrab'ın görüşmelerinden özetler:

Savunma avukatları bu durumdan dolayı öfkeli. Öyle ki kayıtları inceleyemedikleri için duruşmanın 2 hafta ertelenmesini talep etmişler.

Zarrab ifade verirken, Atilla'nın avukatları, ABD hükümetinin, Zarrab'ın Türkçe telefon görüşmelerinin kayıtlarını savunma makamına vermekte geciktiğini söylüyor. Avukatlara göre bu görüşmelerde Zarrab, dışarı çıkmak için yalan söylemeye razı görünüyor.

*Başka bir tape delil dosyasına giriyor. Devamı birazdan geliyor.

* 2 dakika ara veriliyor.

*Soru: Hem altın hem de gıda sistemini kullandığınız oldu mu hiç?

Zarrab: Elbette.

Zarrab: Burada diyorum ki, Süleyman bankada en tepedeki kişi ve bankadan sorumlu olduğu için işle ilgili tüm yetki onda.

*Zarrab, kayıtta Aslan'a vereceği rüşvetlerden bahsedildiğini söylüyor.

Happani: Ne kadar göndereceksin?

Zarrab: Gıda için falan ne kadar göndermişiz, ona bak. Toplamda ona göre bir şey hesaplayıp gönderelim.

*Savcı Zarrab'dan, bir telefon kaydını (Türkçe) doğrulamasını istiyor.

Zarrab: Evet, konuşma bu şekilde oldu efendim.

* Zarrab, burada, Abdullah Happani ile Halkbank'tan gönderilen paralarla ilgili konuştuğunu söylüyor.

* Kayıt dinletilecek ve delil dosyasına eklenecek.

*Zarrab, ifadesi boyunca bu gıda sevkiyatı işlemlerinin sahte olduğu sürekli tekrarlıyor. Sorguda başka bir konuya geçiliyor.

*Savcı: Bu evrakta doldurulan alanlara bakalım.

"Nihai varış yeri": İran

Zarrab: Ben veya benim şirketlerim İran'a hiç gıda göndermedik.

*Zarrab'ın ifadesine göre Atilla, sevkiyatların inandırıcı görünmesi için Zarrab'ı uyardı; "14 ton kapasiteli gemiye '25 ton yükledim' deme" dedi.

Dubai'de verilen gümrük çıkış belgesi.

* Yeni bir delil: Zarrab, belgeyi doğrulayarak "Bu bir gümrük beyanı, efendim" diyor.

* Zarrab ile Atilla arasında doğrudan bir görüşme. Atilla, gıda sevkiyatı kayıtlarının inandırıcılığı konusunda endişeli; Zarrab ise yüklenen miktarların gemilerin hacmine eşit olduğunu söylüyor. Zarrab, "Atilla, evrakların daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söylüyor" diyor.

* Zarrab belgelerdeki karışıklıkla ilgili konuşuyor: Küçük gemiler, inandırıcı evraklar. Şimdilik yeni bir mevzu yok, sadece ilave deliller dosyaya ekleniyor.

* Zarrab'ın dört gündür süren ifadesinde ilk kez bu kadar uzun süre Atilla'dan bahsediliyor. Zarrab, Atilla'nın da bu işin ne kadar içinde olduğunu anlatmaya çalışıyor. Önceki günlerde Atilla her adı geçtiğinde sessizce kafasını sallıyordu.

* Soru: Atilla'ya yanıt olarak ne dediniz?

Zarrab: "Hakan Bey, biz onu değiştirdik" dedim.

* Zarrab, Atilla'nın Volgum'u anlamadığını söylüyor."Hakan Atilla, Volgum'un altın ticaretinde kullanıldığını sanıyordu çünkü şirket başlangıçta bu amaçla kurulmuştu... Ancak daha sonra gıdaya dönmüştü."

* Zarrab, "Volgum" adlı gıda şirketinden bahsediyor.

 *Zarrab, Aslan'ın "Sen Hakan Bey'i dinle, bir şey olursa o zaman konuşuruz." dediğini anlatıyor.

* Zarrab, alt kademedeki banka çalışanları, Dubai'den İran'a giden sahte buğday sevkiyatlarını fark edince, Hakan Atilla ile konuştuğunu anlatıyor. Zarrab, "Dubai'de buğday yetiştirilmiyor" diyor. İfadesi, Atilla'nın "geri plandaki iş bitirici" olduğu iddiasını destekliyor.

* Zarrab'ın ifadesine göre, evraklarda altın işlemleriyle gıda işlemleri birbirine karıştırılmış.

* Zarrab, altın ve gıda ticareti için Halkbank'a ödediği komisyonları anlatıyor: "Ödediğim en yüksek komisyon oranı yüzde 1."

* Başka bir telefon tapesi delil dosyasına giriyor.

* Zarrab iki evrakta hata yaptığını anlatıyor. Birincisinde, rakamı fazla yazmış.

Zarrab: İkinci hatayı buğday sevkiyatında yaptık. Menşe belgesine "Dubai" yazdık.

Soru: Nasıl bir hata bu yani?

Zarrab: Dubai'de buğday yetiştirilmiyor.

* Ancak belge istendiği zaman işler karışıyor. "Süleyman Bey de bu belgelerin neden istendiğini anlamıyor." ve Aslan’da meseleyi hemen çözeceğini söylüyor.

* Zarrab: Halkbank'ta ne kadar çok İran parası olursa, benim için o kadar iyiydi.

* Zarrab: "Rakiptik diyorum çünkü onlar da işlerinde Halkbank'tan gelen İran paralarını kullanıyordu. Yani benim Halkbank'tan alıp kullanabileceğim para tutarının azalmasına neden oluyorlardı."

* Soru: Ne demek istiyorsunuz?

Zarrab: Onlarla rakip değildik, çünkü onlar gerçekten gıda sevkıyatı yapıyordu ama biz yapmıyorduk.

*Bu şirketle ilgili sorular soruluyor:

Soru: Şirket sizin rakibiniz miydi?       

Zarrab: Hem evet, hem hayır.

* Zarrab ifadesinde, Bunghi adlı bir nakliye şirketinden bahsediyor.

* Zarrab ve Aslan bu konuya ilişkin birbirlerine birçok mesaj göndermiş.

* Soru: Neden alamıyordunuz?

Zarrab: Çünkü fiili olarak gıda veya ürün gönderilmiyordu. Ortada bir ürün yoktu.

* Soru: Gemilere gıda yüklemeden muayene belgelerini nasıl alıyordunuz?

Zarrab: O dönemde muayene belgelerini zaten alamıyorduk.

* Soru: Dikkat çekse ne olur ki?

Zarrab: Çünkü aslında gıda ürünü sevkiyatı gerçekleşmiyordu.

* Zarrab'a göre, İran'a giden gemilerin tonajı çok düşüktü. Büyük tonajlı gemiler de dikkat çekebilirdi.

* Zarrab, Aslan'a yanıt olarak, isterse işlemleri 5 milyon dolarlık parçalar halinde yapabileceğini söylüyor.

Aslan: Öyle daha iyi olur.

* Aslan'dan Zarrab'a mesaj: "Bu toplamlar, gerçek gıda ihracatı için uygun olmayabilir."

Soru: Aslan sizce burada ne demek istiyor?

Zarrab: Demek istediği şu: İran'dan havaleyle gönderilen tutar... Meblağ çok büyük olduğundan, gıda ticareti için gerçek bir meblağa karşılık gelmiyor.

* Daha önce de sözü geçen, Zarrab ile Aslan arasındaki konuşmadan bahsediliyor. Konu yine gıda ticareti mekanizması. Bazı rakamların gıda ticareti için çok yüksek ve inandırıcılıktan uzak olduğundan söz ediyorlar.

* Daha önce de sözü geçen, Zarrab ile Aslan arasındaki konuşmadan bahsediliyor. Konu yine gıda ticareti mekanizması. Bazı rakamların gıda ticareti için çok yüksek ve inandırıcılıktan uzak olduğundan söz ediyorlar.

* Zarrab koyu renk bir ceket ve beyaz gömlek giyiyor. Bugün savcı doğrudan sorgusuna devam edecek.

* Reza Zarrab tanık kürsüsünde yerini aldı.

Cuma günü bir jüri üyesi uyuya kalmıştı, bugün de bir jüri üyesi duruşmaya geç kaldı.

* Bekleyiş sürüyor. Zarrab hala gelmedi, herhangi bir açıklama da yapılmadı.

* Jüri üyeleri bekleniyor.

* Yargıç Berman, salondaki avukatlardan ve izleyicilerden yerlerini almalarını istiyor. Duruşma başlamak üzere. Zarrab henüz salonda değil.

* Reza Zarrab bugün dördüncü kez tanık kürsüsüne çıkıyor. Bu hafta Salı veya Çarşamba gününe kadar ifade vermeye devam edeceği tahmin ediliyor.

 

 

 

 

 

 

HABERBOX ÖNERİYOR-MUTLAKA OKUYUNUZ

"Ya Komisyon Kurun Ya da Basına Veririz”

ABD Reza Zarrab Rıza Sarraf Dava Duruşma
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500